Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/1388 E. , 2025/3303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1986 E., 2023/2177 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurul
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/1388 E. , 2025/3303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1986 E., 2023/2177 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ve 2021/140 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2-1, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.07.2023 tarihli ve 2023/1986 Esas, 2023/2177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının "Hükmün "1-)" nolu kısmının son paragrafından sonra gelmek üzere "Katılan, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT göre 17400,00 TL vekalet ücretinin sanık ...'den tahsili ile katılan ...'a ödenmesine" şeklinde paragraf eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a-son maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın en üst sınırdan ceza alması ve tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfında hataya düşüldüğüne, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmadığına, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indirim oranının üst sınırdan uygulanması gerektiğine, alt sınırdan çok uzaklaşılarak ceza verilmesinin doğru olmadığına, karşılıklı mahkumiyet kararı verilen dosyada katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aracın nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri ve yaralanmanın boyutu, taraflar arasında daha önceden arazi ihtilafı sebebiyle öldürmeyi gerektirir düzeyde husumet bulunması hususları nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, tasarlama nitelikli halinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının oluşmadığı, haksız tahrik koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ile katılan arasında arazi meselesi nedeniyle önceye dayalı husumet bulunduğu, olay gün ve saatinde katılan traktörü ile tarla sürerken sanığın katılanın yanına gittiği, katılanın traktörü durdurduğu ve katılan tarafından sürülen tarla ile ilgili olarak aralarında konuşmaya başladıkları, konuşmanın tartışmaya ve tartışmanın da kavgaya dönüştüğü, çıkan kavgada sanığın katılanı bir kez bıçakladığı, devamında yerde boğuştukları esnada sanığın katılanı iki kez daha bıçakladığı, katılanın da kavga sırasında tahra ile sanığı yaraladığının anlaşıldığı olayda; sanığın eylemleri neticesinde katılanda bir adet sağ hemitoraksta, bir adet sol omuz arkada trapezius kası komşuluğunda, bir adet sırtta orta hattın hafif solunda, bir adet sol üst kolda olmak üzere toplam dört adet kesici delici alet yarası tanımlandığı, katılanın sırtında orta hattın hafif solunda tanımlanan kesici delici alet yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirlendiği, sağ hemitoraksta tanımlanan kesici delici alet yaralanmasının kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının belirlendiği, katılanın eylemleri neticesinde sanığın sol el bileğinden ele uzanan (avuç içine) 8-10 cm'lik ve sol el bileği iç yüzünde 3 cm'lik kesiye neden olan kesici delici alet yaralanmasının kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının belirlendiği; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makule yakın bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 14 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan, katılanın sanığı tahra ile yaralaması şeklinde gerçekleşen eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca indirim oranının asgari hadden bir miktar uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi "teşebbüsün ve haksız tahrikin derecesi" yönünden yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.07.2023 tarihli ve 2023/1986 Esas, 2023/2177 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi.