İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1434 K.2025/6768

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Esas2024/1434Karar2025/6768Tarih6 Ekim 2025Okuma6 dk · 1.231 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2024/1434 E., 2025/6768 K.

Karar tarihi
6 Ekim 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Olası kastla nitelikli öldürme
Hüküm
İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir

Karar Detayı

1.231 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstinaf bozması üzerine verilen ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.11.2023 tarihli ve 2022/3 73... /396 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında maktûle karşı olası kastla nitelikli öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, 21/2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi

1. Ceza Dairesinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/2297 Esas, 2023/2342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca yasal şartları oluşmadığı halde olası kast hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini eleştirisiyle ve emanet eşyaları yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın öldürme kastı olmadığına, taksire ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının isabetli bir şekilde belirlendiği,

olayda taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde Bölge Adliye Mahkemesi eleştirisi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi

1. Ceza Dairesinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/2297 Esas, 2023/2342 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ...

4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞIOY Sanık ...’ın daha öncesinde komşusu olan ve arkadaşlığı devam eden maktül ...’ı av tüfeğiyle vurduğu olayda aşağıda açıklanan gerekçelerle sanığın kasten öldürmeden sorumlu olduğuna ilişkin kararın olaya uygun olmadığı kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.

TCK'nın "Kast" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında kast. "Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir." şeklinde, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise olası kast. "Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır." ifadesiyle tanımlanmıştır. TCK'nın 21. maddesinin birinci fıkrasının gerekçesine göre.

"Kast, kişi ile işlediği suçun maddi unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur..." TCK’nın 22. maddesinin üçüncü fıkrasında bilinçli taksir, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi olarak tanımlanmıştır.

Bilinçli taksiri, bilinçsiz taksirden ayıran en önemli özellik, her iki durumda da istenmeyen neticenin fail tarafından öngörülüp öngörülemediğidir. Fail suç tipinin gerçekleşeceğini mümkün görmüş, ancak şans, bilgi, kullanılan vasıtanın kalitesi, deneyim veya yetenek gibi özel nedenlerle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak bunun gerçekleşmeyeceğine güvenmiştir.

Buna göre, eğer somut olayda fail neticeyi öngörmüş ise bilinçli taksir, öngörmemiş ise bilinçsiz taksir söz konusu olacaktır. Bilinçsiz taksir durumunda fail neticeyi öngöremezken, bilinçli taksir durumunda fail istemediği neticenin (ve suçun diğer maddi unsurlarının) gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmeyeceği hususunda kendine güven duymaktadır.

Kişide oluşan bu güven, kişisel kabiliyetlerinden, olayın özelliklerinden veya tecrübelerinden kaynaklanabilir. Fail özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucunda meydana gelebilecek tehlikeyi öngörmesine rağmen, neticenin gerçekleşmeyeceğine güven duyarak, olayı seyrine bırakarak özen yükümlülüğünü ihlal eden davranışı işlemekten vazgeçmemektedir.

Neticenin gerçekleşmesi muhtemel öngörülmekle birlikte, bunun gerçekleşmemesi için özel bir çaba gösterilmemekte, diğer bir ifadeyle fail fiili işlemekten geri kalmamaktadır. Nitekim madde gerekçesinde de bilinçli taksiri basit taksirden ayıran özellik, fiilin neticesinin failce fiilen öngörülmüş ve fakat istenmemiş olması olarak açıklanmıştır.

Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir.

Toplanan delillerin bir kısmının gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından kasten icra edildiğinin kabulü için sanığın taksirle hareket edebileceğine ilişkin şüphenin tamamen yenilmesi gerekir.

Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez. Bu bağlamda. 1. Tüm tanıkların beyanlarına göre sanık ile maktul arasında husumet bulunmadığı gibi, arkadaş olarak sürekli görüştükleri, 2. Maktülün annesinin beyanına göre, maktulle ile sanığın samimi arkadaş olmaları ve sürekli birlikte vakit geçirdikleri,

3. Olay öncesinde sanık ile maktulün dondurma yiyerek birlikte vakit geçirdikleri, 4. 19 yaşında olan ve olay nedeniyle korkan sanığın olayı gizlemeye çalışmaması, 5. Olaydan sonra doğrudan evine koşarak maktulü vurduğunu ailesine anlatması ve abisi tarafından polise teslim edilmesi, 6. Olay sonrası evine kaçarken attığı silahı gizlemeyerek yerini polislere göstermesi,

7. Tanık ...’nin beyanına göre, ...’ın kendisinden babaannesini aramak amacıyla telefon istemesinden sonra, babasının telefonunu getirmek amacıyla eve girmesinden sonra fiilin işlenmiş olması, 8. Sanığın maktulü öldürmek için nedeni olduğunun kabul edilmesi durumunda ise sanığın başkaları tarafından görülmesi muhtemel olan bir sokakta bu fiili işlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması,

9. Tanık beyanlarına göre sanığın bir süredir bir av tüfeğiyle dolaştığının ve mahallenin boş alanlarında bu tüfekle atış yaptığının sabit olması, Hususları dikkate alındığında, kastın varlığından söz edilebilmesi için fiilin bilerek ve istenek gerçekleştirilmiş olmasının zorunluluğuna rağmen aralarında husumet ve öldürmesi için bir neden bulunmayan sanığın, maktulü kasten öldürdüğüne ilişkin her türlü şüpheden uzak delil bulunmaması karşısında, somut olayda failin öngörebileceği ancak gerçekleşmeyeceğini düşündüğü neticenin ortaya çıkmış olması nedeniyle sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulması gerektiği kanaatiyle,

söz konusu şüphenin varlığına rağmen olaydaki kusurun ağırlığını ve öldürme neticesini esas almak suretiyle sanığın kastla öldürmeden sorumlu olduğuna karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Gerekçe
  6. IV. Karar

Karar Bilgileri

Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1434
Karar No
2025/6768
Tarih
6 Ekim 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1433 K.2024/8257
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1432 K.2025/6092
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1430 K.2024/6906
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1429 K.2025/4237
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1428 K.2026/1031
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1427 K.2025/4238

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.