İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/1565 Karar: 2025/8188 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1565 K.2025/8188

1. Ceza Dairesi 2024/1565 E. , 2025/8188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1612 E., 2023/1486 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incel

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/1565 E. , 2025/8188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1612 E., 2023/1486 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incel

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/1565 E. , 2025/8188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1612 E., 2023/1486 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2023 tarihli ve 2023/126 Esas, 2023/349 Karar sayılı kararı ile; A. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 82/1-f, 35, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 16'şar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, B. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d-f, 35, 39/1. 53. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.12.2023 tarihli ve 2023/1612 Esas, 2023/1486 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin katılan kurum vekili ile sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıkların eyleminin töre saikiyle işlendiğine, tasarlamaya, canavarca hisle öldürmeye, teşebbüsün derecesine, sanıkların müşterek fail olduğuna, gerekçeye, B.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; ... yönünden delillerin hatalı değerlendirildiğine, eksik incelemeye, sanığın suça iştirak etmediğine, gerekçeye, savunma hakkının ihlal edildiğine, sanık ... yönünden gerekçeye, (eksik incelemeye) sanığın yardım eden olmadığına, beraat etmesi gerektiğine, C.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığına, eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına, eksik incelemeye, haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanması gerektiğine, D.Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, iştirak hükümlerinin uygulanamayağına, atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, savunma hakkının ihlal edilmediği, eylemin sanıklar ... ve ... tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıklar ... ve ...'in müşterek fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, suç vasfının doğru belirlendiği, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanıkların canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, sanıkların kendi subjektif değer yargılarına aykırı davrandığı için toplumsal bir istek olmaksızın katılana yönelik olarak kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri, bu itibarla töre saikiyle öldürmeye teşebbüs koşullarının oluşmadığı, katılandan sanıklara yönelen haksız söz ve davranış bulunmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Katılan ... ile sanık ...'nin resmi nikahlı evli oldukları, sanıklar ... ve ...'in ise sanık ...'nin kardeşleri olduğu, katılan ... ile sanık ...'nin çocuklarının olmaması nedeniyle sanık ...'nin ailesinin sanık ...'yi başka bir kadınla evlendirmek istedikleri, katılan ...'in bu durumu kabul etmediği, bu nedenle ... ile ... arasında sürekli tartışma çıktığı, olaydan bir gün önce 30.08.2022 tarihinde ... boşanmak isteyince sanık ... ile aralarında tartışma çıktığı, bunun üzerine sanık ...'nin katılana “Sen benden boşanmak istiyorsan o zaman senin hayatında başka bir erkek var, boşanan her kadın kocasına ihanet ediyor.”, “Benden boşanamazsın eğer boşanırsan ölürsün ve ailenide öldürürüm” diyip abisi sanık ...'ı arayarak eve çağırdığı, sanık ...'ın da katılana “Sen boşanmak mı istiyorsun , sen o zaman eşine ihanet ediyorsun” diyerek tokat atıp müştekinin elinden telefonu almaya çalıştığı ve yumruk attığı, akabinde telefonu alarak evden ayrıldığı, olay günü 31.08.2022 tarihinde sanık ...'ın eve gelerek "sizinle konuşacaklarım var" dediği, akabinde sanık ...'in eve geldiği, evde bulundukları esnada sanık ...'ın katılan ...'e ''sen boşanmak mı istiyorsun'' dediği, katılan "evet" diyince sanık ...'in bıçakla katılanın sırtının sol üst tarafına vurduğu, akabinde sanık ...'in katılanı karnından, sağ göğüs altından bıçakladığı, sanık ...'nin abisi ...'e "yapma" diyerek tutmaya çalıştığı, bu esnada katılanın yatak odasına kaçtığı, sanık ...'nin bıçağı ...'in elinden aldığı, ancak koridorda sanık ...'in bıçağı ...'den alarak ...'a tekrar verdiği ve sanık ...'ye hitaben ''bıçağı al sen öldür'' dediği, akabinde sanık ...'in bıçağı ''ben yaparım, ben öldürürüm'' diyen sanık ...'a tekrar verdiği ve sanık ...'in sanık ...'yi tutmaya başladığı, katılanın sığındığı odanın kapısının arkasında anahtarın olmadığını gördüğü, normalde anahtarların her zaman kapının üzerinde olduğu ancak olay günü hiç bir kapının üzerinde anahtarın olmadığı, kapının arkasına koltuğu çekerek kendini kurtarmaya çalıştığı ancak sanık ...'ın iterek açtığı, sanık ...'in katılanı sürükleyerek koridora getirdiği ve burada sırtından, karnından defalarca bıçakladığı, bu esnada sanık ...'in sanık ...'yi tuttuğu, daha sonra sanık ...'in katılanın üzerinden kalkarak “Dur kalbine de bir tane saplayayım, kesin bu defa ölür” diyerek sol göğüs kısmına üç defa bıçak sapladığı, daha sonra sanık ...'ın sanık ...'yi kapının yanına çekerek bıçağı alıp "ben yaptım diyeceksin" dediği, sanık ...'nin "ambulans çağırın" dediği, sanık ...'ın ise ''ambulans çağırmayın 2 saat sonra polis çağıracaksın zaten o zamana kadar kan kaybından ölür'' diyerek sanıklar ... ve ...'in olay yerinden ayrıldıkları, sanık ...'nin de 112' yi ve 155' i arayarak olayı ihbar ettiği olayda; sanığın katılana yönelik eylemde bulunmadığını beyan etmiş olması ve katılanın aşamalardaki sanık ...'ye yönelik beyanları gözetildiğinde, sanık ...'nin, sanıklar ... ve ...'in katılana yönelik eylemine iştirak ettiğini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, üzerine atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Tüm dosya kapsamına göre, katılana ait geçici ve kesin raporlar, hastane müşahade evrakları ve soruşturma dosyasının Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek katılanda kaç adet yaralanma meydana geldiği, her bir yaranın vücut boşluğuna nafiz olup olmadığı, iç organlarda yaralanma meydana getirip getirmediği, hayati tehlike oluşturup oluşturmadığı, duyulardan veya organlardan bir veya birkaçının işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi sonucunu doğurup doğurmadığı, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olup olmadığı hususlarında yeterli rapor aldırılıp sonucuna göre sanıklar ... ve ... yönünden teşebbüsün derecesinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2,3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık ... ve sanıklar müdafileri ile katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.12.2023 tarihli ve 2023/1612 Esas, 2023/1486 Karar sayılı kararının "eksik inceleme ve sanık ... yönünden beraat kararı verilmesi gerektiği" yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, sanık ... yönünden Başkan V. ... ve Üye ...'ın karşı oyuyla ve oy çokluğuyla; sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümler yönünden oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Katılan ... ile sanık ...'nin resmi nikahlı evli oldukları, sanıklar ... ve ...'in ise sanık ...'nin kardeşleri olduğu, katılan ... ile sanık ...'nin çocuklarının olmaması nedeniyle sanık ...'nin ailesinin sanık ...'yi başka bir kadınla evlendirmek istedikleri, müşteki ...'in bu durumu kabul etmediği, bu nedenle ... ile ... arasında sürekli tartışma çıktığı, olaydan bir gün önce katılan ... boşanmak isteyince sanık ... ile aralarında tartışma çıktığı, bunun üzerine sanık ...'nin müştekiye “Sen benden boşanmak istiyorsan o zaman senin hayatında başka bir erkek var, boşanan her kadın kocasına ihanet ediyor.”, “Benden boşanamazsın eğer boşanırsan ölürsün ve aileni de öldürürüm” deyip abisi sanık ...'ı arayarak eve çağırdığı, sanık ...'ın da müştekiye “Sen boşanmak mı istiyorsun , sen o zaman eşine ihanet ediyorsun” diyerek tokat atıp müştekinin elinden telefonu almaya çalıştığı ve yumruk attığı, akabinde telefonu alarak evden ayrıldığı, Olay günü, sanık ...'ın eve gelerek sizinle konuşacaklarım var dediği, akabinde sanık ...'in eve geldiği, evde bulundukları esnada sanık ...'ın katılan ...'e ''sen boşanmak mı istiyorsun'' dediği, katılan evet diyince sanık ...'in bıçakla katılanı sırtının sol üst tarafına vurduğu, akabinde sanık ...'in katılanı karnından, sağ göğüs altından bıçakladığı, katılanın yatak odasına kaçtığı, sanık ...'nin bıçağı ...'in elinden aldığı, ancak koridorda sanık ...'in bıçağı ...'den alarak ...'a tekrar verdiği ve sanık ...'ye hitaben ''bıçağı al sen öldür'' dediği, akabinde sanık ...'in bıçağı ''ben yaparım, ben öldürürüm'' diyen sanık ...'a tekrar verdiği, müştekinin sığındığı odanın kapısının arkasında anahtarın olmadığını gördüğü, normalde anahtarların her zaman kapının üzerinde olduğu ancak olay günü hiç bir kapının üzerinde anahtarın olmadığı, kapının arkasına koltuğu çekerek kendini kurtarmaya çalıştığı ancak sanık ...'ın iterek açtığı, sanık ...'in katılanı sürükleyerek koridora getirdiği ve burada sırtından, karnından defalarca bıçakladığı, daha sonra sanık ...'in katılanın üzerinden kalkarak “Dur kalbine de bir tane saplayayım, kesin bu defa ölür” diyerek sol göğüs kısmına üç defa bıçak sapladığı, daha sonra sanık ...'ın sanık ...'yi kapının yanına çekerek bıçağı alıp ben yaptım diyeceksin dediği, sanık ...'ın ise ''ambulans çağırmayın 2 saat sonra polis çağıracaksın zaten o zamana kadar kan kaybından ölür'' diyerek sanıklar ... ve ...'in olay yerinden ayrıldıkları sanık ...'nin sonradan 112'yi ve 155'i arayarak olayı ihbar ettiği, gelen görevlilere ben yaptım namus meselesi dediği olayda; 1- Sanık ...’nin bir çok kez ve olaydan bir gün önce katılanla boşanmaması gerektiği yönünde onu ölümle tehdit etmesi ve sanık ... ile benzer şekilde konuşması ve akabinde sanık ...’i arayarak eve çağırmış olması; 2- Olay sonrasında 31.08.2022 tarihli tutanak içeriğine göre sanığın katılanı kendisinin bıçakladığını beyan etmesi ve bilahare hazırlık aşamasında kolluk, savcılık ve Sorgu Hakimliği huzurundaki savunmalarında katılanın kendi kendini bıçakladığını beyan ettikten sonra, katılan ...’in olayla ilgili beyanlarının alınmasını müteakip kovuşturma aşamasında eylemi abisi sanık ...’in gerçekleştirdiğini beyan ederek, aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmuş olması, 3- Olay günü sanık ...’nin işe gitmeyerek eşini de işe göndermeyerek diğer sanıklar ... ve ...’in gelmesinin beklemesi ve kardeşlerini eve alması; 4- Sanık ...’in katılanı Adli Tıp Raporuna göre 14 yerinden bıçaklamış olması nazara alınınca, sanık ...’nin diğer sanıkları engellemek ve onlara mani olmak yönünde etkili bir davranışta bulunmaması, asli faillere engel olmayarak onlara manevi destek vermesi, 5-Katılan ile müşterek ikametlerinde normal şartlarda oda anahtarlarının kapı üzerinde bulunmasına rağmen olay günü oda anahtarlarının kapılardan çıkartılarak katılanın mukavemet göstermesinin engellenmiş olması; evde sanık ... ve katılan ...’den başka yaşayan kimse bulunmadığından oda anahtarların sadece sanık ... tarafından alınmış olabileceğinin anlaşılması, Karşısında sanık ...’nin diğer sanıkların eylemine TCK. 39/1. maddesinde belirtilen yardım eden olarak iştirak ettiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla