İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2176 K.2025/8258

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1.Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2022 tarihli…

Esas2024/2176Karar2025/8258Tarih26 Kasım 2025Okuma6 dk · 1.210 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2024/2176 E., 2025/8258 K.

Karar tarihi
26 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2023/392 E., 2023/437 K
Suç
Olası kastla öldürme
Hüküm
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yargıtay bozması üzerine ilk derece mahkemesince verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir

Karar Detayı

1.210 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1.Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/219 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

1. Ceza Dairesinin 19.01.2023 tarihli ve 2023/102 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının "hükümden hak yoksunluklarının uygulanmasına dair kısmın çıkartılması suretiyle" düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 2.Hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay

12. Ceza Dairesinin 06.09.2023 tarihli ve 2023/2410 Esas, 2023/2660 Karar sayılı ilamı ile özetle "sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi" nedeniyle hükmün bozulmasına, dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3.Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2023/392 Esas, 2023/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 53/1. maddeleri uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilerek, dava dosyası 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi gereği doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın kasten hareket etmediğine, eylemin taksirle gerçekleştirildiğine ilişkindir.

III.GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından olası kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun işleniş şekli, oluş ve dosya kapsamına göre taksir hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı,

yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/392 Esas, 2023/437 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye sayın ...'ün "sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği,

hükmün bu nedenle bozulması gerektiği" yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Arkadaş olan maktul ile sanığın alkol alıp araçla gezerlerken sanığın ön sağ yolcu koltuğundan elini dışarı birkaç el ateş ettikten sonra tutukluk yapan silahı düzeltmeye çalışırken silahın ateş alması üzerine ölüm olayının gerçekleştiği olayda sanığı olası kastla öldürmeden sorumlu tutan daire kararına katılmadığımdan bu karşı oy yazısı yazılmıştır.

Olası kast TCK’nın 21. maddesinin ikinci fıkrası, “kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Buna göre, failin suçun kanuni tanımındaki objektif unsurların gerçekleşebileceğini ciddi biçimde öngörmesine rağmen, fiili işlemek suretiyle tipikliğin gerçekleşmesini kabullenmesi, fiili işlemekten kaçınmaması ve olursa olsun demesi durumunda olası kast söz konusu olacaktır.

Bu itibarla, belli bir neticenin gerçekleştirilmesi amacıyla hareket eden failin, bu fiilin aynı zamanda muhtemelen başka neticelere neden olabileceğini öngörmesine rağmen, bu yan neticeleri kabullenerek fiili işlemesi durumunda, bu yan neticeler bakımından olası kastla hareket etmiş olacaktır.

Buna göre somut bir olayda failin olası kasttan sorumlu tutulabilmesi için, failin neticeyi kabullendiğinin, “ne olursa olsun” veya “olursa olsun” düşüncesiyle hareket ettiğinin, diğer bir ifadeyle neticeyi göz aldığının tespit edilmesi gerekmektedir. Fail, gerçekleşmesini göze aldığı, ancak gerçekleşmeyen neticelerden sorumlu tutulmayacağından, olası kastta failin sorumluluğu meydana gelen neticelere göre belirlenecektir.

TCK’nın 22. maddesinin üçüncü fıkrasında bilinçli taksir, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi olarak tanımlanmıştır. Bilinçli taksiri, bilinçsiz taksirden ayıran en önemli özellik, her iki durumda da istenmeyen neticenin fail tarafından öngörülüp öngörülemediğidir.

Fail suç tipinin gerçekleşeceğini mümkün görmüş, ancak şans, bilgi, kullanılan vasıtanın kalitesi, deneyim veya yetenek gibi özel nedenlerle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak bunun gerçekleşmeyeceğine güvenmiştir. Buna göre, eğer somut olayda fail neticeyi öngörmüş ise bilinçli taksir, öngörmemiş ise bilinçsiz taksir söz konusu olacaktır.

Bilinçsiz taksir durumunda fail neticeyi öngöremezken, bilinçli taksir durumunda fail istemediği neticenin (ve suçun diğer maddi unsurlarının) gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmeyeceği hususunda kendine güven duymaktadır. Kişide oluşan bu güven, kişisel kabiliyetlerinden, olayın özelliklerinden veya tecrübelerinden kaynaklanabilir.

Fail özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucunda meydana gelebilecek tehlikeyi öngörmesine rağmen, neticenin gerçekleşmeyeceğine güven duyarak, olayı seyrine bırakarak özen yükümlülüğünü ihlal eden davranışı işlemekten vazgeçmemektedir. Neticenin gerçekleşmesi muhtemel öngörülmekle birlikte, bunun gerçekleşmemesi için özel bir çaba gösterilmemekte, diğer bir ifadeyle fail fiili işlemekten geri kalmamaktadır.

Nitekim madde gerekçesinde de bilinçli taksiri basit taksirden ayıran özellik, fiilin neticesinin failce fiilen öngörülmüş ve fakat istenmemiş olması olarak açıklanmıştır. Bu noktada birbirine çok yakın cezai sorumluluğu belirleyen olası kast ve bilinçli taksirin nasıl ayırt edileceği üzerinde durulmalıdır. Kanuni tanımlarına bakıldığında her iki durumda da failin tipikliğin gerçekleşeceğini ciddi olarak mümkün gördüğü anlaşılmaktadır.

Olası kast ile bilinçli taksirin ortak noktası olan öngörme iki kavramın birbirinden ayrılmasını zorlaştırmasına rağmen, tipikliğin veya neticenin kabullenilip kabullenilmemesi, iki kavramı birbirinden ayırmaktadır. Bu nedenle failin tipikliğin veya neticenin gerçekleşmesini öngörüp öngörememesi dikkate alınarak bu ayrımın yapılması mümkün değildir.

Dolayısıyla bu ayrım ancak tipikliğin veya neticenin kabullenilip kabullenilmediği, diğer bir ifadeyle isteme unsuru üzerinden yapılabilecektir. Olası kast halinde fail tipikliğin veya neticenin gerçekleşmesini kabullenirken veya göze alırken, bilinçli taksir halinde fail tipikliğin veya neticenin gerçekleşmesini kabullenmez, aksine onun gerçekleşmeyeceğine, her şeyin yolunda gideceğine güvenerek hareket eder.

Buna göre, bilinçli taksirde, fail öngördüğü neticenin gerçekleşmemesini istemekte ve kendine güvendiğinden neticenin gerçekleşmeyeceğini düşünmektedir.

Bu itibarla fail olası kast durumunda muhtemel gördüğü neticeyi göze alarak kabullenirken (olursa olsun derken), bilinçli taksir durumunda neticeyi öngörmesine ve neticenin gerçekleşmeyeceği konusunda kendisine güvenmesine (inşallah olmaz veya yok canım bir şey olmaz derken) rağmen, korkulan olmakta ve netice gerçekleşmektedir.

Dolayısıyla, “fail her durumda neticeyi gerçekleştirirdi” diyebiliyorsak olası kast, “fail neticenin gerçekleşeceğini bilseydi fiili işlemezdi” diyebiliyorsak bilinçli taksir söz konusu olacaktır.

Bu bağlamda, olası kastın, taksirin değil kastın bir türü olması ve olası kastta isteme unsurunun doğrudan kast kadar yoğun olmasa da “sonucunu bilmesine rağmen neticeyi kabullenme” şeklinde bulunmasının zorunluluğu karşısında, aralarında husumet ve öldürmesi için bir neden yanında ölüm neticesinin kabullendiğine dair dosyada bir delil bulunmayan, aksine neticeyi bilmesi halinde fiili işlemekten vazgeçeceği kanımızca kesin olan sanığın, somut olayda öngördüğü ancak gerçekleşmeyeceğini düşündüğü netice nedeniyle bilinçli taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulması gerektiği kanaatiyle,

sadece olaydaki kusurunun ağırlığı ve neticenin öngörülebilirliği esas alınmak suretiyle söz konusu neticenin gerçekleşeceğini bilseydi dahi fiiline devam edeceği kabul edilerek, olası kastla öldürmeden sorumlu olduğuna karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2176
Karar No
2025/8258
Tarih
26 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2175 K.2025/3481
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2174 K.2024/7823
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2173 K.2024/7396
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2171 K.2025/5290
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2170 K.2025/5289
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2169 K.2024/7762

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.