KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2024/2899 E., 2024/6214 K.
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/47 E., 2023/190 K
- Suç
- Olası kastla yaralama
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
360 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay
8. Ceza Dairesinin 10.11.2022 tarihli ve 2020/559 Esas, 2022/16318 Karar sayılı bozma ilamı üzerine kurulan Pınarhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2023/47 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3, 21/2, 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği,
uygulanmayan lehe hükümler yönünden yasal ve yeterli gerekçe gösterildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.