Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/295 E. , 2025/4428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2110 E., 2023/2370 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge A
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/295 E. , 2025/4428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2110 E., 2023/2370 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmı üzerine verilen Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2023 tarihli ve 2023/350 Esas, 2023/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/2110 Esas, 2023/2370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığı atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin, 5237 sayılı Kanun'un 86/3-e maddesinin uygulanmasının ve meşru savunma, sınırın aşılması, haksız tahrik, takdiri indirim ile diğer lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Olay günü sanığın, arkadaşı tanık ... ile birlikte yürüdüğü sırada, tanık ...'un ev sahibi olan katılan ile karşılaştıkları ve katılan ile ... arasında yaşanan konuşma sırasında sanığın katılana sataşması ile başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve sanığın silahtan sayılan cam şişe ile katılanın başına vurduğu, akabinde katılanın kaçması üzerine arkasından kovaladığı ve sanığın eylemi neticesinde katılanın kafatası kemiğinde meydana gelen çökme kırığı nedeniyle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkiler nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, darbenin şiddeti, yara yeri ve niteliği ile kullanılan aletin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde; sanığın katılana karşı eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2. maddelerinde düzenlenen kasten öldürmeye teşebbüs suçunun unsurlarını oluşturması ihtimali nedeniyle oluşan yaranın kaç darbe ile oluşacağı ve kemik çökme kırığının büyüklüğü (çökme alanı) hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılarak delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/2110 Esas, 2023/2370 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklandığı üzere Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Bozma içeriği ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.