Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/3330 E. , 2026/905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1487 E., 2024/358 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkumiyet, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesinc
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/3330 E. , 2026/905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1487 E., 2024/358 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkumiyet, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli ve 2022/336 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararı ile; A. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçu nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; B. Sanık ... hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşmesine, karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 01.03.2024 tarihli ve 2023/1487 Esas, 2024/358 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince; A. Sanık ... hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun (aleyhe) kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 35/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, B. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca teşebbüsün derecesi yönünden eleştirilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, suç vasfına, haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine, B.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, suç vasfına, haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine, C.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, usule, suç vasfına, ceza miktarına, iştirak hükümlerinin uygulanamayacağına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık ...'nin adli sicil kaydına göre hakkında 5237 sayılı kanunun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, savunma hakkının kısıtlanmadığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıkların fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, suç vasıflarının isabetli bir şekilde belirlendiği, mağdurdan sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde eleştiri, Bölge Adliye Mahkemesi eleştirisi ve bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Mağdurun bıçakla göğüs ve femur bölgesinden yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralanması karşısında; teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesiyle yapılan uygulama sırasında; meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak; sanık ... hakkında makul hadden ceza belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 01.03.2024 tarihli ve 2023/1487 Esas, 2024/358 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni ve Bölge Adliye Mahkemesi eleştirisi dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 01.03.2024 tarihli ve 2023/1487 Esas, 2024/358 Karar sayılı kararının teşebbüsün derecesi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Olay tarihinde sanıklar ... ve ...'un babası olan ...'un mağdur ...'ın işlettiği kahvehaneye giderek alkolün etkisiyle sinkaflı küfürler edip etrafa rahatsızlık vermesi nedeniyle mağdur tarafından dışarı çıkartıldığı, ...'un eve giderek arkadaşları ile alkol alan oğlu sanık ... ve arkadaşlarına anlattığı, sanık ...'nin bunun üzerine kahvehaneye gittiği, arkasından diğer sanık ...'ın da bıçak alarak gittiği, bu sırada eve gelen ...'a da babası ...'in durumu anlatması üzerine ...'ın da sanık ...'nin peşinden kahvehaneye gittiği ve ilk önce ...'ın kahvehaneye ulaştığı, mağdur ile ...'ın kahvehane önünde konuştukları sırada diğer sanıklar ... ve ...'ın da kahvehane önüne geldikleri, sanıkların yerden aldıkları taşlarla kahvehanenin camlarını kırdıkları, sanık ...'nin mağdura tekme attığı, arkasından sanık ...'ın da mağdura tekme attığı ve sanıklar ile mağdur arasından arbede yaşandığı, ...'nin belinden çıkartığı bıçak ile mağduru bıçakladığı, bıçaklama sırasında sanık ...'ın mağdura tekrar tekme atarak mağduru yere düşürdüğü, sanık ...'ın da yerdeki mağdura vurmak suretiyle darp ettiği, daha sonra bıçakla saldırdığı, mağdurun daha sonra yerden kalkarak kaçmaya çalıştığı, sanık ...'ın da arkasından koştuğu, bu sırada polislerin olay yerine geldiği, olayın sona erdiği, bıçaklama nedeniyle mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket edip fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle mağduru yaraladıkları olayda sanıkların öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, 1. Sanıklar ... ve ...’ın mağdurun babalarına karşı haklı tavırlarına sinirlenmiş olsalar da, sanıklar ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumet bulunmaması, 2. Müşterek fail olarak kabul edilen ...’ın olay yerine giderken ve olay anında yanında bıçak bulunmaması, 3. Olay yerine gelen sanıkların doğrudan mağdura saldırmak yerine önce taşlarla kahvehanenin camlarını kırmaları, 4. Daha sonra sanıklar ile mağdur arasında başlayan kavgada mağdurun vücudunda sadece 2-3 santimlik sadece iki kesinin oluşması, sadece göğüs bölgesindeki kesinin hayati tehlikeye neden olması, uyluk bölgesindeki diğer kesinin hayati tehlike oluşturmaması, 5. Görüntü kayıtlarına göre sanıkların bıçağı birden fazla saplamasına imkan ve zaman olmasına rağmen, bıçak bulunan sanıkların bıçağı birer kez kullanarak fiillerine kendilerinin son vermiş olması, 6. Hayati tehlikeye neden olan kesinin kavga sırasında hedef gözetme imkanı olmayan bir durumda meydana gelmesi, Hususları dikkate alındığında, her ne kadar mağdurun hayati bölgesine bir bıçak darbesi vurulmuş olsa da, üç kişi olarak saldıran sanıkların öldürme kastları olması halinde mağdurun vücuduna defalarca bıçak saplayabilecek durumda olmalarına rağmen mağdurun hayati bölgesinden tek bir bıçak darbesiyle yaralanmış olması karşısında, sanıkların dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece kullanılan aracın öldürmeye elverişli olduğu ve ortaya çıkan zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, iştirak halinde yaralama kastıyla hareket ettiği kabul edilmesi gereken sanıkların fiillerinin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.