İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/3759 Karar: 2025/5812 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/3759 K.2025/5812

1. Ceza Dairesi 2024/3759 E. , 2025/5812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/276 E., 2023/1130 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. ma

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/3759 E. , 2025/5812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/276 E., 2023/1130 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. ma

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/3759 E. , 2025/5812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/276 E., 2023/1130 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2013 tarihli ve 2012/1156 Esas, 2013/269 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 18.05.2015 tarihli ve 2015/4075 Esas, 2015/21379 Karar sayılı ilâmı ile özetle; sanıkla katılan arasında önceye dayalı husumetin bulunduğu tarafların beyanları ile sabit olduğu ve olay günü sanık ve mağdurun karşılaşmaları ile yaşanan kavga sırasında mağdurun yaralandığı anlaşılmakla, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının dosya içeriği ile belirlenememesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/595 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29. maddeleri uyarınca 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 22.06.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2022/276 Esas, 2023/1130 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 13.07.2020 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29, 53. maddeleri uyarınca 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; üzerine atılı suçu kabul etmediğine, kimsenin parmağını kırmadığı, yakalama sonrası ifadesi alınırken kendisine müdafii atanmayarak yasaya aykırı davranıldığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının düzeltme nedeni dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığa müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafin sorguda hazır bulunabileceği,müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirileceği hakkının hatırlatıldığı sanığın savunmasını kendisinin yapmak istediğini belirttiği, zorunlu müdafii şartlarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin,18.05.2015 tarihli ve 2015/4075 Esas, 2015/21379 Karar sayılı sayılı bozma ilâmı öncesi 18.04.2013 tarihli karar ile sanığın cezasının ertelenmesine ve 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına" karar verildiği, anılan hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında sanık lehine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı gereğince 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada erteleme hükümlerinin uygulanmaması suretiyle kazanılmış hakkının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2022/276 Esas, 2023/1130 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hükmün 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "Ancak ilk hüküm sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, sanık hakkında aynı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, 51/6. maddesi uyarınca sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine, 51/7. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtarına" cümlesinin eklenmesi, hüküm fıkrasından"24/11/2015 tarih, 29542 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun 10. maddesi ile yapılan değişiklik dikkate alınarak, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, TCK 53/1 hükmünde yer alan hakları kullanmaktan YOKSUN BIRAKILMASINA, TCK 53/2 maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine, diğer haklar yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine," cümlesinin çıkartılması, yine hüküm fıkrasından "51." ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla