Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/3789 E. , 2025/3955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1797 E., 2023/3344 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten insan öldürme, nitelikli cinsel istismar, nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama, temyiz başvurularının e
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/3789 E. , 2025/3955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1797 E., 2023/3344 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten insan öldürme, nitelikli cinsel istismar, nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2020/425 Esas, 2022/97 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık hakkında nitelikli cinsel istismar ve nitelikli kasten öldürme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, 2.Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-d.2, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2023/1797 Esas, 2023/3344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar vekilleri ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar .... ve .... vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel istismar suçundan ceza verilmesi gerektiğine, üst hadden cezalandırılmasına ilişkindir. 2.Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel istismar suçundan ceza verilmesi gerektiğine, üst hadden cezalandırılmasına ilişkindir. 3.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kararı verilemeyeceğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan cezalandırma yapılmasının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel istismar suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından katılanlar .... ve .... vekili, katılan kurum vekili, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde nitelikli yağma suçundan kurulan hükümdeki düzeltme nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR A.Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel istismar suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünde yer alan (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2023/1797 Esas, 2023/3344 Karar sayılı kararında katılanlar .... ve ..... vekili ile katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, nitelikli kasten öldürme suçu yönünden oy çokluğu, nitelikli cinsel istismar suçu yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B.Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan kurum vekili, temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2023/1797 Esas, 2023/3344 Karar sayılı kararında 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan Kurum duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 17.400,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Sanık ile maktul arasında uzun süreden beri duygusal bir arkadaşlık olduğu, ancak ilişkilerinin inişli çıkışlı olduğu, sık sık ayrılıp tekrar barıştıkları, olay tarihinden 20 gün önce tekrar ayrıldıkları ancak olaydan kısa bir süre önce tekrar sosyal medya üzerinden görüşmeye başladıkları ve olay günü de buluşmaya karar verdikleri, sanığın maktulü araba ile evinden aldığı, sanığın ailesinin bağ evine gittiğini ve evde kimse olmadığını belirterek kendi evine gitmeyi teklif ettiği maktulenin de bunu kabul ettiği, eve gittiklerinde sanığın erkek kardeşinin evde olduğu ve duş aldıktan sonra evden çıktığı böylece sanık ile maktulenin evde baş başa kaldıkları yatak odasına geçerek maktulenin rızası dahilinde iki kez cinsel ilişkiye girdikleri, cinsel ilişkiden sonra sanığa bir kız arkadaşından mesaj gelmesi üzerine maktulenin sanığın başka kızlarla da ilişkisi olduğunu öğrendiği ve sanığın telefonunu alarak mesaj atan kızı engellediği, bunun üzerine sanığın da "o halde ben de senin telefonunu kontrol edeceğim" diyerek maktulenin telefonunu aldığı ve maktulenin başka erkek arkadaşlarının olduğunu öğrendiği, maktulenin telefonu geri istemesine rağmen iade etmediği, sanığın aldığı alkol ve uyuşturucunun da etkisiyle öfkelenip kendisini kaybettiği odada bulunan dolabın aynasına yumruk atarak kırdığı ve maktuleye yönelik sözlü ve fiziksel şiddete başladığı, maktulenin sanıktan korkup kendisini odanın balkonuna attığı, sanığın da hemen peşinden balkona giderek maktuleyi iterek veya kaldırarak baş aşağı olacak şekilde aşağı attığı, kafa üstü beton zemine çakılan maktulenin hayatını kaybettiği, sanığın pişman olup hemen aşağı inerek maktuleye yardım etmeye çalıştığı ancak maktulenin olay yerinde can verdiği sübut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk sanığın öldürme suçundan beraatine dair kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyorum şöyle ki; maktulün intihar etmesi için hiçbir nedenin bulunmadığı aksine hayat dolu olduğu ve yaşamayı sevdiğinin dosyadaki beyanlarla sabit olduğu, daha önce hayatına son vermeye çalıştığı veya buna eğilimli olduğuna dair bir delil bulunmadığı, maktulenin olaydan önce alkol veya uyuşturucu kullanmadığı, sanıkta ise öfke kontrolü sorunu olduğu, olay sırasında da alkol ve uyuşturucu kullandığı gerek aldığı bu maddelerin etkisi ve gerekse girdiği kıskançlık krizi ile tetiklenen öfkeli yapısının sanıkta öfke patlamasına yol açtığı ve bir taraftan kendisine, bir taraftan evdeki eşyalara zarar verirken diğer taraftan da maktuleye yönelik sözlü ve fiziksel şiddete başvurduğu, sanığın bağırmalarının komşular tarafından duyulduğu henüz 17 yaşında olan maktulenin bu durum karşısında ne yapacağını bilemediği ve ailesinden habersiz geldiği bu evde girdiği ilişki nedeniyle yardım isteyemediği ve bağıramadığı ve aşırı korktuğu için balkona kaçabildiği, sanığa ait ayak izlerinden sanığın da hemen peşinden balkona çıktığı ve aniden maktulü tutup aşağı attığı veya göğsünden iterek baş aşağı şekilde aşağı ittiğinin anlaşıldığı olayın çok ani geliştiği, bu nedenle düşme anının kimse tarafından fark edilemediği, kamera görüntülerine göre maktulenin kendisinin atlamadığının anlaşıldığı, yine otopsi raporuna göre maktulenin darp edildiğinin anlaşıldığı kamera görüntülerine göre sanığın maktule düştükten saniyeler sonra aşağı indiğinin görüldüğü, oysa sanığın savunmasında ellerini yıkamak için banyoya gittiği, geri döndüğünde maktuleyi bulamadığı ve balkona çıkıp aşağı baktığında aşağıda olduğunu gördüğü şeklindeki savunmasına göre çok daha uzun bir sürenin geçmesinin gerektiği, bunun da sanığın maktule ile birlikte balkonda olduğunu gösterdiği böylece sanığın çocuğu kasten öldürme suçunu işlediği anlaşıldığından TCK 82/1-e maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyorum. 20.05.2025