İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/4192 Karar: 2025/7923 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/4192 K.2025/7923

1. Ceza Dairesi 2024/4192 E. , 2025/7923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/30 E., 2024/131 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, ek kararın onanması Her ne kadar tebliğnamede Adana Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/4192 E. , 2025/7923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/30 E., 2024/131 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, ek kararın onanması Her ne kadar tebliğnamede Adana Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/4192 E. , 2025/7923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/30 E., 2024/131 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, ek kararın onanması Her ne kadar tebliğnamede Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2024 tarihli ve 2024/30 Esas, 2024/131 Karar sayılı ek kararın onanması talep edilmiş ise de; sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 05.04.2024 tarihli ve 2024/30 Esas, 2024/131 Karar sayılı ek kararı ile temyiz talebinin reddine karar verildiği, ek kararın sanık müdafiine 23.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve ek karara yönelik temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşıldığından; 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm inceleme dışı tutulmuştur. Kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürme suçları yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli ve 2023/108 Esas, 2023/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; A. Maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kaunun) 81/1, 29/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, B. Maktul ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-f, 29/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12.02.2024 tarihli ve 2024/30 Esas, 2024/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), sanık müdafii, katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, haksız tahrik uygulanmaması gerektiğine, B.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, tasarlamaya, eksik incelemeye, C.Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle, haksız tahrikin derecesine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, cezai ehliyete yönelik raporun yetersiz olduğuna, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanığın aşamalardaki savunmalarında maktullerin kendisine karşı el hareketi yaptıklarını beyan etmesi ve olayın meydana geliş anına ilişkin başkaca delil bulunmadığı gözetildiğinde; şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel hukuk ilkesi gereğince sanık hakkında asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit edildiği, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıflarının isabetli bir şekilde belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktullerden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Sanık hakkında adli sicil kaydına göre ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına karar verilmiş ise de; hükümden sonra 04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen 5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesinde "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır" denilerek ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasında koşullu salıverilmeden yararalandırılması yönünde düzenleme yapılması ve infaza yönelik düzenlemenin derhal uygulanması gerektiği ilkesi karşısında; sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiilerinin temyiz istemi lehe hükümlerin uygulanması yönünden yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12.02.2024 tarihli ve 2024/30 Esas, 2024/131 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkralarında yer alan, "Sanığın 5275 Sayılı Kanun'un 108/3 maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına", ibarelerinin çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla