İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/4562 Karar: 2026/1534 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/4562 K.2026/1534

1. Ceza Dairesi 2024/4562 E. , 2026/1534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/755 E., 2024/699 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması, bozma İlk Derece Ma

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/4562 E. , 2026/1534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/755 E., 2024/699 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması, bozma İlk Derece Ma

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/4562 E. , 2026/1534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/755 E., 2024/699 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması, bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/71 Esas, 2023/451 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 53... . maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b) Sanık ... hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 62... . maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Sanık ... hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 53... . maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, d) Sanık ... hakkında; maktule yönelik kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 39, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2024/755 Esas, 2024/699 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlendiğinin sabit olmadığına, iştirakin derecesine, B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlendiğinin sabit olmadığına, eksik inceleme yapıldığına, suç vasfına, meşru savunma ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, C. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlendiğinin sabit olmadığına, iştirakin derecesine, D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlendiğinin sabit olmadığına, E. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanık ... yönünden iştirakin derecesine, tüm sanıklar yönünden suç vasfına, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Mahkemenin sanıklar ... ve ... yönünden iştirak derecelerinin faillik olarak kabul edilmesine ilişkin takdir ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanıklar ..., ..., ... tarafından ...'in yardımı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının tayininde ve iştirak derecelerinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunmaya ilişkin yasal unsurların oluşmadığı, sanık ... yönünden takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına, diğer sanıklar yönünden uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanık ... hakkında kurulan hükümdeki bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Dosya kapsamına göre; maktul ...'un aralarında gönül ilişkisi bulunan, sanık ...'ün resmî nikâhlı eşi olan tanık ... ile yanlarında sanık ... ve ...'nın müşterek çocukları ... ile birlikte kaçarak dayısının evine yerleştikleri, bunu duyan sanık ...'ün maktulü bularak yanında kardeşleri olan diğer sanıklarla birlikte öldürdüğü anlaşılan olayda; maktulden sanık ...'e yönelen haksız davranışların boyutu göz önünde bulundurulduğunda, sanık hakkında 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca makul düzeyde ceza indirimi yapılarak hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde asgari düzeyde indirim yapılarak hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2024/755 Esas, 2024/699 Karar sayılı kararında katılan vekili ile sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'ın suç vasfı ve sanık ...'in iştirakinin derecesi yönünden karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmü yönünden; Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2024/755 Esas, 2024/699 Karar sayılı kararının haksız tahrik yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın suç vasfı yönünden karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2.a maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.03.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına ve özellikle de mahkemece kabul edilen oluşa göre, sanıklardan ...'in resmî nikâhlı eşi olan ...'nın maktul ... ile yaşadığı evlilik dışı ilişki içinde birlikte kaçmaya karar verdikleri, ...'nın yanına aldığı sanık ... ile evliliğinden olma çocuğu ... ile beraber ... iline giderek burada maktul ... ile buluştukları, ardından beraber ... iline geçerek burada bir gece kaldıkları, sonrasında maktulün dayısı olan tanık ...'in evine gelip olayın gerçekleştiği tarihe kadar burada saklandıkları, sanık ... ile kardeşleri olan diğer sanıklar ... ve ...'nun ...'nın maktul ... ile kaçtığını öğrendikleri ancak nerede kaldıklarını bilmedikleri için bu hususta araştırmaya yöneldikleri, olaydan birkaç gün önce maktulün dayısı tanık ...'in çalıştığı iş yerine giderek maktulü sordukları, sanıklar ... ve ...'nun tanık ...'e ...'ün maktulü vuracağından bahsettikleri, ...'in yeğeni olan maktulü sanıklar ... ve ... ile telefonda görüştüğü ancak sanıkların maktulün yerini öğrenemedikleri, bunun üzerine sanıkların maktulün akrabası olan sanık ... ile iletişime geçerek durumu anlattıkları, ...'in sanıklardan Uşak iline gelmelerini istediği, nitekim olay gecesi sanıkların birlikte ... ilçesinden sanık ...'nun aracıyla ... il merkezine geldikleri, yola çıkarken sanık ...'nun av tüfeğini yanlarına aldığı, sanıklardan ... ile ... arasında bu süre zarfında telefon iletişiminin sürdüğü, ...'in attığı konuma gelen sanıkların hep birlikte maktulü aramaya başladıkları, sanık ...'in telefonla iletişime geçtiği maktul ile ortak arkadaşları tanık ... vasıtasıyla maktulü şehirdeki bir parka yönlendirdiği, burada ...'in kendisini beklediğini söylediği, orada konum alan sanıkların hazır şekilde maktulün gelişini bekledikleri, araçtan indikleri, sanık ...'nun araçtan aldığı av tüfeğiyle beklediği, sanık ...'ın olay mahallindeki araçların arasında bir süre saklandığı, her şeyden habersiz olan maktul olay yerine doğru ilerlerken karşısına çıkıp maktulü tuttuğu ve duvara yasladığı, diğer sanıklar ... ve ...'ün de koşarak maktul ile ...'ın yanına geldikleri, birlikte maktulü tekmeleyerek darp eden ... ve ...'ün yanında ...'nun da elindeki tüfekle maktule vurduğu, her üç sanığın maktulü kollarından çekerek yerde sürükledikleri, parkın köşesindeki bir büfenin yanına götürdükleri, olayı bulunduğu yerden gören tanık ...'in 155 polis imdat hattını aradığı, ancak kolluk görevlileri olay yerine gelmelerine rağmen henüz müdahale olanağı bulamadan sanık ...'ün darp edilmesi nedeniyle yerde yatmakta olan maktule üzerinde bulunan tabancasını çıkararak yaptığı atışlarla onu öldürdüğü anlaşılan olayda; 1. Aksi kanıtlanamayan sanık savunmaları ile dosya kapsamındaki istisnasız tüm tanıkların anlatımlarına göre sanık ...'ün tabancasıyla maktule üç kez ateş ettiğinin sabit olduğu, olay yeri inceleme raporuna göre ise suçta kullanılan 9 mm tabancayla yapılmış atışlardan olay mahallinde toplam 4 adet boş kovan ve bir adet deforme gömlek parçası elde edildiği, öte yandan sanık ...'ün kullandığı ele geçen tabancanın şarjör bölümünde üç adet, namluda ise bir adet kullanılmamış fişeğin bulunduğunun belirlendiği, otopsi raporu ve Adli Tıp bulgularına göre maktulde toplam 14 adet ateşli silah yarası bulunduğu bildirilmekle beraber bunlardan kaçının giriş, kaçının çıkış yarası olduğuna dair bir belirleme yapılamadığı, maktuldeki tüm ateşli silah yaralarının (yukarıdaki kabule göre üç ya da dört el atış yapıldığı da gözetilerek) maktulün uyluk, diz ve alt bacak bölgelerinde bulunduğu, nitekim ölüm sonucunun da uyluk bölgesindeki büyük damar yaralanmasından ileri geldiği, vücudun daha hayati nitelikteki karın, göğüs veya başka bölgelerine yönelik atış ya da yaralanma bulunmadığı nazara alındığında sanıkların eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğunun şüpheli kaldığı, sanık ...'ün eylem üzerindeki rol ve etkinlikleri itibariyle fail sıfatıyla suça iştirak ettikleri kabul edilen diğer sanıkların da katkısıyla gerçekleştirdiği eylemde elde edilen bulgular ışığında temelde yaralama kastıyla hareket ettiği ancak meydana gelen ölüm neticesinin sanıkların kastını aştığı, oluşan ağır neticenin sanıkların sorumluluklarının kapsamını değiştirdiği, bu bağlamda tüm sanıkların yaralama kastıyla gerçekleştirilen ancak ölüm sonucu doğuran eylemde TCK'nın 87/4-2. cümlesi uyarınca sorumlu bulundukları, 2. Maktulün amcasının oğlu olup diğer sanıklarla yaptığı işbirliği içinde hareket ederek maktulün kendisine duyduğu güven çerçevesinde saklandığı yerden çıkmasını ve bu şekilde diğer sanıklar tarafından kurulan tuzağa düşmesini sağlayan sanık ...'in fiile katkısının "olmazsa olmaz" denilebilecek esaslı nitelikte bir suça katılma olduğu, bu haliyle TCK'nın 39. maddesindeki suça yardımın sınırlarını aştığı, sanık ...'in esaslı katkısı olmadan suçun hiç ya da en azından bu şekilde kolayca işlenebilmesi mümkün olmadığından bu sanığın da yukarıda belirtilen kasten yaralama sonucu ölüme neden olma fiiline TCK'nın 37. maddesi uyarınca "fail" sıfatıyla katıldığının kabulünün gerektiği, Kabul ve uygulamaya göre de; Maktulün tanık ... ile yaşadığı ilişki ve en son olarak da, ...'nın yanına aldığı oğlu ... ile birlikte maktulün yanına gitmesinden sonra sanıkların birlikte maktulü çeşitli yerlerde araştırıp izini bulmak amacıyla gösterdikleri çaba, bu çerçevede suç tarihinden birkaç gün öncesinden başlayarak maktule onun vasıtasıyla ulaşabileceklerini düşündükleri ve esasen maktul, ... ve çocuğu ...'un saklandıkları evin sahibi olan maktulün dayısı ...'nın yanına gelen ve onları soran sanıkların sözleri, tutum ve davranışları, özellikle de sanıklar ... ve ...'ın "...'un yerini söyle, biz onu bulucağız, ... onu vuracak, vurmadan önce biz bulalım" şeklindeki öldürme kararının suç tarihinden bir kaç gün önce kayıtsız, şartsız olarak alındığını gösteren tanık ...'in anlatımları, sanıkların hakkında suça yardım eden sıfatıyla hüküm kurulan sanık ... ile birlikte maktulü tuzağa çekme konusundaki mizansen ve organizasyonları, yanlarına aldıkları suç aletleriyle birlikte hazırlıklı şekilde olay yerine gelmeleri ve sonrasındaki davranışları bir bütün halinde değerlendirildiğinde TCK'nın 82/1-a maddesindeki tasarlayarak öldürme suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden suç vasfında yanılgılı değerlendirmede kasten öldürme suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı görüldüğünden; Sayın çoğunluğun sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanmasına ilişkin görüşlerine suç vasfı ve sanık ...'in iştirakinin derecesi yönünden hükümlerin bozulması, sanık ... hakkında haksız tahrikin derecesi nedeniyle yapılan bozmaya ise suç vasfı bakımından ilave bozma nedeni yapılması görüşünde bulunmam nedeniyle katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla