Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/5078 E. , 2025/6299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/632 E., 2024/723 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yöneli
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/5078 E. , 2025/6299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/632 E., 2024/723 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2021/37 Esas, 2022/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2023/632 Esas, 2024/723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyiz isteminde özetle, eksik araştırmaya, eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, cezanın fazla tayin edildiğine, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Katılan ...'un ....' da ticari taksi şoförü olarak çalıştığı, 19.10.2020 tarihinde arkadaşları olan tanıklar ... ve İsmail ile eğlenmek için ... gitmek üzere 22 T .. plakalı aracına bindikleri, katılanın telefonla arkadaşları olan sanıklar ... ve ... ile görüştüğü, sanıkların da gelmek istemeleri üzerine, katılanın sanıkları da bulundukları yerden aldığı, birlikte ... içkili mekana gittikleri, burada katılan ile sanık ... arasında mekanda çalışan bayan nedeniyle tartışma çıktığı, çevredekilerin kavga büyümeden tarafları ayırdıkları, tanık ... ... kaldığı, katılan, sanıklar ve tanık ... araçla ... döndükleri, ... ilçe merkezinde tanık .. çalıştığı taksi durağında bıraktıkları, 22 T .. plakalı aracın .... döndükten sonra, katılan ve sanıkların araçla sanık ...'ın akrabasına ait ... Beldesinde bulunan çiftliğe gittikleri, burada tespit edilemeyen nedenle katılan ile sanıklar arasında tartışma çıktığı, sanıkların katılanı elleriyle vurmak suretiyle darp ettikleri, sonrasında sanık ...'ın ruhsatsız tabanca ile bir kez ateş etmek suretiyle katılanı sağ bacağından basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanıkların katılanın ayaklarını bağladıkları ve çiftlikte bulunan kuyunun içerisine attıkları, sanık ...'ın ruhsatsız tabancayla kuyunun içerisine iki kez daha ateş ettiği, ancak mermilerin katılana isabet etmediği, bir süre geçtikten sonra, mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanında belirttiği üzere sanık ...' ın "... arıyorum gelsin çıkarsın" dediği, sanık ...'un tanık ... arayarak olay yerine çağırdığı, sanık ... ile tanık ... 'nin birlikte katılanı kuyudan çıkardıkları, ... Özel Hastanesinin kamera görüntülerinin incelenmesinde, sanık ... ve tanık ....cmi'nin katılanı hastaneye getirdikleri 22 AAS .. plakalı aracın ve sanık ...'un kullandığı katılanın 22 T .. plakalı aracının arka arkaya 20.10.2020 günü saat 05:54'te hastaneye giriş yaptıklarının tespit edildiği anlaşılan olayda, 2. Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden zamanaşımı süresi içinde soruşturma yapılabileceği uygun görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik araştırmanın bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4.a) Sanık ...'ın katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs eylemi sonrasında, tanık ... ile sanık ...'ın uzun süre ceza infaz kurumunda birlikte kalmış olmaları nedeni ile aralarındaki yakın ilişki, sanık ...'un yargılama aşamasında tanık ...'yi sanık ...'ın arkadaşı olması ve onu kıramayacağını düşünmesi nedeni ile aradığını ifade etmesi, hastane görüntü kayıtlarına göre sanık ...' ın da katılanın getirildiği hastaneye katılanın aracıyla intikal ettiğinin anlaşılması karşısında diğer sanık ... ile birlikte kasten öldürme suçunun tamamlanmasını ve suçun gerçekleşmesini önlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 36/1. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi, Kabule göre de, b) 5237 sayılı Kanun' un 35/2. maddesi uyarınca tehlikenin ağırlığı nazara alınarak üst hadden hüküm kurularak sanığa fazla ceza tayin edilmesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (4-a-b) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz sebepleri gönüllü vazgeçme koşullarının oluşması ve fazla ceza tayini yönlerinden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2023/632 Esas, 2024/723 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan ... ve üye ...'in karşı oyları oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre sanık ...'un tutuklulukta geçirdiği süre de göz önüne alınarak derhal TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal serbest bırakılması için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı 01.02.2021 tarihinde düzenlemiş olduğu 2021/359 Esas nolu iddianamesinde; Sanık ...'un, Katılan Mağdur ...'a karşı kasten öldürme suçunu işlediğini bu nedenle TCK'nın 81/1, 35/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep etmiştir. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2021/37 Esas, 2022/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 35/2, 29/1 maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Bu kadar katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Bu karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Dairemiz temyiz talebini esastan incelemiş ve Oy çokluğuyla gönüllü vazgeçme koşullarının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasına karar vermiştir. Dairemizin Bozma kararı yerinde değildir. Şöyleki; Katılan ...'ın .... ticari taksi şoförü olarak çalıştığı, 19.10.2020 tarihinde arkadaşları olan tanıklar ... ve İsmail ile eğlenmek için ... gitmek üzere 22... plakalı aracına bindikleri, katılanın telefonla arkadaşları olan sanıklar ... ve ... ile görüştüğü, sanıkların da gelmek istemeleri üzerine, katılanın sanıkları da bulundukları yerden aldığı, birlikte ... içkili mekana gittikleri, burada katılan ile sanık ... arasında mekanda çalışan bayan nedeniyle tartışma çıktığı çevredekilerin kavga büyümeden tarafları ayırdıkları, tanık .... ... kaldığı, katılan, sanıklar ve tanık ...'un araçla ... döndükleri, .... ilçe merkezinde tanık ...'u çalıştığı taksi durağında bıraktıkları, 22... plakalı aracın Malkara'dan döndükten sonra, katılan ve sanıkların araçla sanık ...'ın akrabasına ait ... Beldesinde bulunan çiftliğe gittikleri, burada tespit edelemeyen nedenle katılan ile sanıklar arasında tartışma çıktığı, sanıkların katılanı elleriyle vurmak suretiyle darp ettikleri, sonrasında sanık ...'ın ruhsatsız tabanca ile bir kez ateş etmek suretiyle katılanı sağ bacağından basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanıkların, katılanın ayaklarını bağladıkları ve çiftlikte bulunun kuyunun içerisine attıkları, sanık ...'ın ruhsatsız tabancayla kuyunun içerisine iki kez daha ateş ettiği ancak mermilerin katılana isabet emmediği, bir süre geçtikten sonra sanık ...'un tanık ...'yi arayarak olay yerine çağırdığı, sanık ... ile tanık ...'nin birlikte katılanı kuyudan çıkardıkları, 22... plakalı araçla .... Özel Hastanesine götürdükleri, bu durum kamera kayıtlarıyla tespit edilmiştir. Katılan ... beyanlarında; kendisini kuyudan diğer sanık ... ve tanık ...'ün çıkardığını ve hastaneye götürdüğünü belirtmiştir. Sanık ... savunmasında; tanık ... kendisini aradığını, diğer sanık ...'un isteği ile aramadığını, tanık ... ile katılanı kuyudan çıkardıklarını ve hastaneye götürdüklerini belirtmiştir. Tanık ... beyanında; olay günü kendisini sanık ...'nin aradığını ve katılanı kuyudan çıkartarak hastaneye götürdüklerini belirtmiştir. Katılanın beyanı, sanık ...'nin savunması Tanık ...'ün beyanı, Hastane Kamera kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 36/1 maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme koşullarının oluşmadığı tesbit edilmiş olup, sanığın TCK 81/1, 35/2. maddeleri uyarınca zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönünde bulundurularak Makul ile üst sınır arasında bir ceza ile cezalandırılması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.