Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/5271 E. , 2025/8256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/353 E., 2024/749 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/5271 E. , 2025/8256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/353 E., 2024/749 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/6 Esas, 2023/385 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.04.2024 tarihli ve 2024/353 Esas, 2024/749 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, tekerrüre ilişkin uygulamanın hükümden çıkartılmak sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince hükmün istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eylemin kasten öldürme suçunu oluşturmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunmaya ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükmün yeterli gerekçeyi ihtiva ettiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; sanığın maktulün eşi olan ... tarafından hırsızlık yolu ile alındığını beyan ettiği ayakkabılarını geri almak maksadıyla maktulün ikametine gittiği, maktulün evinde ayakkabıları görmesi üzerine maktul ile ayakkabı meselesinden dolayı tartıştıkları akabinde aralarında arbede çıktığı, bu sırada sanığın olay yerinde bulduğu makası maktule doğru fırlattığı ve makasın maktulün boğazına gelmesi nedeni ile meydana gelen yaralanma neticesinde büyük damar kesisine bağlı dış kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucunda öldüğü olayda, sanığın maktulü öldürmesini gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmadığı, maktul bakımından ortaya çıkan ölüm sonucunu istediği hususunda şüphe oluştuğu ancak fırlatılan makasın maktule de isabet edebileceğini ve maktulün ölebileceğini öngördüğü halde, eylemine devam ederek ortaya çıkabilecek sonucu kabullendiği ve eylemini 5237 sayılı Kanun'un 21/2. maddesinde düzenlendiği şekilde olası kastla gerçekleştirdiği, sanığın maktule yönelik eylemi nedeniyle olası kast ile öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği anlaşılmasına rağmen sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanığın hırsızlık ile alındığını iddia ettiği eşyalarını almak maksadı ile maktulün evine gittiğini ardından maktul ile aralarında tartışma yaşandığını ve maktul tarafından darp edildiğini beyan ettiği, sanığın 27.12.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edilmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca, asgari ve makul sınır arasında bir cezanın tayin edilmesi yerine yazılı şekilde 15 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi sanığın eyleminin olası kast kapsamında kalması ve haksız tahrikin derecesi yönlerinden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.04.2024 tarihli ve 2024/353 Esas, 2024/749 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre ile bozmanın içeriği dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.