Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/5392 E. , 2025/6450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1433 E., 2024/1465 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin o
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/5392 E. , 2025/6450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1433 E., 2024/1465 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1.Sanıklar .. ve ... müdafilerinin kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanık ... 'nin 02.05.2024, sanık ...'nin 27.06.2025 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi gereği sanıkların temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmış, sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme, sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye yardım suçları yönünden hükümler katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz talebi ile sınırlı olarak incelenmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2024 tarihli ve 2023/26 Esas, 2024/31 Karar sayılı kararı ile; a.Sanık ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d-e, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.Sanık ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e, 39, 62, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2024/1433 Esas, 2024/1465 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, katılan Bakanlık vekili ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...’nin müşterek fail olduğundan indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık ...’ye takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanıklar .. ve ... hakkında maktul yeni doğan kız bebeğine karşı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-f maddesine girdiği, sanık ...'nin eyleminin ise bağlılık kuralı gereği 82/1-d maddesi kapsamında olduğu dikkate alınmamış ise de; katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebebi olarak ileri sürmediği anlaşıldığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eleştiri nedeni dışında eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde, eleştiri nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Sanıklar .. ve ... müdafilerinin kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanık ...'nin 02.05.2024, sanık ...'nin 27.06.2025 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1.maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle sanıklar .. ve .. müdafilerinin temyiz istemlerinin REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2024/1433 Esas, 2024/1465 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkındaki hüküm yönünden oy birliğiyle, sanık ... hakkındaki hüküm yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Yeni bebeğini çöp konteynırına atmak suretiyle ölümüne neden olan anne ..’yi nitelikli kasten öldürme suçundan sorumlu bulan Daire kararıyla aramızda bir ihtilaf bulunmamakla birlikte, olay sırasında yanında bulunan ...’nin nitelikli kasten öldürme suçuna yardımdan sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığı kanatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup, TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. Şerikliğin diğer bir şekli de yardım etmedir. Bir suçun işlenişine yardım niteliğindeki fiillerle katılanlar, bu iştirakleri nedeniyle yardım eden olarak sorumlu tutulacaklardır. Yardım eden, hareketleriyle failin suç tipini gerçekleştirmesini teşvik etmekte ve kolaylaştırmaktadır. Faillik ve azmettirme olarak nitelendirilmeyen her türlü katkı, yardım etme kapsamında değerlendirilebilir. Yardım etme, yardım edenin suç tipinin icrası üzerinde bizzat hâkimiyet kurmaması yönüyle faillikten ayrılmaktadır. Bu şeriklik türünün ilk şartını, yardım niteliğindeki hareketlerin gerçekleştirilmesi oluşturmaktadır. Suç tipinin gerçekleştirilmesini mümkün kılan, kolaylaştıran, yoğunlaştıran veya garantileyen fiiller yardım niteliğindeki katkıyı belirtir. Kanun koyucu yardım şekillerini, TCK'nın 39. maddesinin 2. fıkrasında göstermiştir. Bir suçun işlenişine gerçekleştirilebilecek maddi yardımlar; "suçun işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak" ve "suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak"tan ibarettir. Manevi yardım şekilleri ise; "suç işlemeye teşvik etmek" ve "suç işleme kararını kuvvetlendirmek", "fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek" ve "suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek"ten oluşmaktadır. Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, yardımın maddi şeklini oluşturmaktadır. Suçun işlenmesini kolaylaştıran ancak niteliği itibarıyla müşterek failliği oluşturmayan her türlü katkı bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bir suçun işlenişine, yukarıda ifade edilen nitelikteki farklı şekillerde yardım mahiyetindeki hareketlerle katılmak mümkündür. Asıl fail tarafından kasten ve hukuka aykırı bir şekilde işlenen ve en azından teşebbüs aşamasına varmış bir fiilin varlığı yardım edenin sorumluluğu için gerekli ve yeterlidir. Yardımda bulunmanın kasten gerçekleştirilmesi yardım eden olarak bir suça katılımın diğer şartını oluşturmaktadır. Yani kişinin suçun işlenişine yardım eden olarak katılmaktan dolayı cezalandırılabilmesi kasten hareket etmesine bağlıdır. Sorumluluğun doğumu bakımından, şerikliğin diğer türü olan azmettirmedeki gibi olası kast yeterlidir. İştirak iradesinin söz konusu olabilmesi için belli bir suçun gerçekleştirilmesinin bilinmesi ve istenmesinin yanı sıra kendi davranışı ile diğerlerinin davranışına katkıda bulunmak bilinç ve iradesi de gereklidir. İştirakte söz konusu olan isteme, belli bir suçun işlenmesini istemedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2020 tarihli ve 145 - 116 sayılı kararında belirtildiği üzere; bir suçta iştirakin varlığını kabul edebilmek için iştirak iradesi, birden fazla suça katılan tarafından yapılan birden fazla hareketin bulunması, suçun icra hareketlerine başlanmış olması ve illiyet bağının varlığı gereklidir. İştirak iradesi, suça katılanların birbirinden ayrı hareketlerini bir bütün hâline getiren, onları bağlayan manevi bağdır. İştirak iradesinin varlığı için belli bir suçun gerçekleştirileceğinin bilinmesi ve istenmesinin yanında, suça katılanın da kendi davranışı ile diğerlerinin davranışına katkıda bulunmak bilinç ve iradesinin de olması gerekir. İştirak iradesinde önemli olan ve suça katılanlarca bilinip istenen husus suç değil, suçta işbirliğidir. İştirak iradesinin oluşma zamanı, suçtan önce ya da suç işlenirken olmalıdır. Suç işlendikten sonra iştirak iradesinden bahsedilemez. Söz konusu dosya kapsamına göre fiili sadece sanık ...’nin yanında bulmaktan ibaret olan ve kasten öldürme suçuna ilişkin sanık ...’nin davranışına katkıda bulunmak bilinç ve iradesi olduğu yönünde her hangi bir davranışı tespit edilemeyen sanığın, fiili bilmesinin de iştirak iradesi olarak kabulü mümkün olmadığından, suçluluğa ilişkin şüphenin sanığın aleyhine değerlendirilmesi sonucunda, sanığı sadece TCK m. 98’de düzenlenen “Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi” suçundan sorumlu tutmak yerine, kasten öldürme suçuna yardımdan sorumlu tutulmasına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.