Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/5595 E. , 2026/1974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/811 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/5595 E. , 2026/1974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/811 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından İstanbul 1. İnfaz Hakimliğinin 22.08.2023 tarihli ve 2023/6408 Esas, 2023/6614 Karar sayılı içtima kararı ile 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanma talebinin, hükümlünün cezaevine giriş tarihinin 17.08.2023 tarihi olması nedeniyle reddine dair Sivas Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 30.10.2023 tarihli ve 2023/3443 sayılı kararına yönelik şikâyetin, hükümlünün cezasının infazına 17.08.2023 tarihinde başlanmasının hükümlünün kusurundan kaynaklanmadığından bahisle kabulüne ilişkin Sivas İnfaz Hakimliğinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/7114 Esas, 2023/7113 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair mercii Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2023 tarihli ve 2023/811 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 94660652-105-58-29130-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve 2024/76935 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve 2024/76935 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre, Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, 08.09.2022 tarihli müddetname ile 06.09.2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alınıp, Bakırköy 3. İnfaz Hakimliğinin 16.12.2022 tarihli ve 2022/10754 Esas, 2022/10706 Karar sayılı kararı uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle kurum dışında cezasının infaz etmekte iken, bu defa 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sonradan kesinleşen 1 yıl hapis cezasının kesinleşmesi üzerine İstanbul 1. İnfaz Hakimliğinin 22.08.2023 tarihli ve 2023/6408 Esas, 2023/6614 Karar sayılı kararı ile söz konusu cezaların 2 yıl 8 ay hapis cezası olarak içtimasına karar verilerek yeni düzenlenen müddetname uyarınca 17.08.2023 tarihinde tekrar ceza infaz kurumuna alındığı anlaşılmakla; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde yer alan "Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir." şeklindeki düzenleme gereğince cezaların toplanarak infaz edilmesi gerektiği; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.05.1992 tarihli ve 1/67-129 sayılı kararında yer alan "...cezaların toplanmasına konu olabilecek hüküm veya ceza kararnamelerin fiilen ve hukuken infazının olanaklı bulunması zorunludur. Yasada düzenlenen belli bir infaz şekli olan koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasından sonra cezanın fiilen ve hukuken infaz edildiğinin kabulü gerekir. Böylece hukuken ve fiilen infaz edilmiş bir ceza nedeniyle hükümlünün tekrar cezaevine alınmasına olanak yoktur. Öyleyse koşullu salıverilmesine karar verilen hükümlünün, o suç nedeniyle bir daha cezaevine alınamayacağı göz önüne alındığında, koşullu salıverme tarihinden sonra bihakkın salıverme tarihinden önce kesinleşen mahkûmiyetlerinin, koşullu salıverme kararı verilen kararlarla toplanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. " şeklindeki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, koşullu salıverme tarihine kadar kesinleşerek infaza gelen cezaların birlikte içtima edileceği nazara alındığında; Önce kesinleşerek infaza gelen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin düzenlenen 08.09.2022 tarihli müddetnamede koşullu salıverme tarihinin 14.10.2023 olarak belirlendiği, sonradan infaza gelen 1 yıl hapis cezasının ise henüz koşullu salıverme tarihi gelmeden önce kesinleştiğinden her iki cezanın toplanarak infaz edilmesi için infaz hakimliğince cezaların 2 yıl 8 ay hapis cezası olarak içtimasına karar verildiği, içtima edilen cezaların infazı da kesintisiz devam etmesi gerektiğinden hükümlünün ceza infaz kurumuna giriş tarihinin 17.08.20 23... .09.2022 olarak kabul edileceği, Bu durumda, hükümlünün 31.07.2023 tarihinden önce ceza infaz kurumuna girmiş olması ve henüz sonraki hüküm kesinleşmeden infazına başlanılan ilk cezasından dolayı infazın denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle devam etmesi ile bu şekilde infaz devam ederken Covid-19 izninde sayılması karşısında, 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/2. maddesinde yer alan; "31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hâkimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, hükümlünün yeni düzenlenen müddetname uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden faydalanabileceği tarih tespit edilerek, bu tarihe beş yıl ve daha az süre kalması halinde infaz hakimliğince cezanın infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam edilmesine karar verilebileceğinin gözetilmemesinde, 2-Kabule göre de; 5275 sayılı Kanun'un 105/A-1. maddesinde yer alan "Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki ile anılan Kanun'un 10/2. maddesinde yer alan "...denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hâkimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeler gereğince, infazın denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle devam edip etmemesine karar vermekle yetkili merciinin infaz hakimliği olduğu, İdare ve Gözlem Kurulu'nun bu yönde karar verme yetkisinin olmadığı, ancak hükümlüyü değerlendirerek iyi hale ilişkin belirleme yapmak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanıp uygulanmayacağı hususunda karar verilmek üzere dosyayı infaz hakimliğine gönderebileceği nazara alındığında; denetimli serbestlik tedbirinden yararlanma talebinin İdare ve Gözlem Kurulu'nca esastan değerlendirildiği ve infaz hakimliğince de anılan kurul kararına karşı şikayet kabul edildikten sonra denetimli serbestlik tedbirinden faydalanma talebi hakkında herhangi bir karar verilmediğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Karar tarihinden sonra 24.12.2025 tarihinde kabul edilen 25.12.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasında değişiklik yapılmış ise de, kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmıştır. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" başlıklı 105/A maddesinin (1) ve (2) nci fıkraları; (1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler. 3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin (1) ve (3) ncü fıkraları; Geçici Madde 6 – (Ek: 15/8/2016-KHK-671/32 md.; Değiştirilerek kabul: 9/11/2016-6757/28 md.) (Değişik:14/4/2020-7242/52 md.) (1) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kasten öldürme suçları (madde 81, 82... ), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (madde 87, fıkra iki, bent d), işkence suçu (madde 94... ), eziyet suçu (madde 96), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 1 04... ), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 1 37... ), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre, “üç yıl” olarak uygulanır. ... (3) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, iyi hâlli olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanır. Şeklinde düzenlenmiştir. 4. 15.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 52 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanunun Geçici 6 ncı maddesinde yapılan değişikliğe göre, 30.03.2020 tarihinden önce işlenen ve istisna olmayan suçlar açısından denetimli serbestlikten faydalanılabilecek süre 3 yıla çıkartılmıştır. 5. 5275 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinde yer alan, "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir." şeklindeki yasal düzenleme ile 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinde yer alan cezaların toplanması müessesesinin şartlı tahliye süresinin hesaplanmasına yönelik olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. 6. Kanunda hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden sadece bir kez yararlanabileceğine, bu infaz usulünden yararlanan hükümlünün bir daha bu infaz usulünden yararlanamayacağına dair kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığından, hükümlü daha önce denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasını infaz etse ve bu infaz usulü için kanunda öngörülen azami sürenin tamamını kullansa dahi infaza konu cezasından dolayı şartla tahliyesine karar verildikten sonra infaza verilen başka ceza ya da cezalarının infazı için tekrar Ceza İnfaz Kurumuna alındığında, bu ceza ya da cezaları yönünden Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanması mümkündür. 7. Şartla tahliye tarihinden önce kesinleşip gelen cezaları yönünden ise öncelikle toplama kararı alınması ve yeni belirlenecek şartla tahliye tarihine göre 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda daha önce denetimli serbestlik tedbirinden faydalanan hükümlünün denetimli serbestlikten yararlandığı süre dikkate alınmak suretiyle denetimli serbestlikten yararlanabileceği kalan süre belirlenmelidir. 8. Somut olayda, hükümlü hakkında verilen ve kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının infazı sırasında, İnfaz hakimliğinin 16.12.2022 tarihli kararı ile şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, hükümlünün bu cezasının infazı sırasında 08.03.2023 tarihinde kesinleşerek mahkemesince infaza gönderilen 1 yıl hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün gelmesi üzerine İnfaz hakimliğinin 22.08.2023 tarihli ve 2023/6408 Esas, 2023/6614 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 8 ay hapis cezası olarak içtimaına karar verildiği ve hükümlünün ceza infaz kurumuna alındığı görülmektedir. 9. Hükümlünün içtimalı 2 yıl 8 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.08.2023 tarihli müddetnameye göre, şartla tahliye tarihinin 18.06.2024, bihakkın tahliye tarihinin 09.05.2025 olarak belirlendiği, müddetnamede hükümlünün gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre ile 16.12.20 22... .08.2023 tarihleri arasında denetimli serbestlikte geçirdiği kabul edilen sürenin gösterildiği, hükümlünün cezasının infazı sırasında 01.11.2023 tarihli dilekçesi ile şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik suretiyle infazına karar verilmesini istediği, Ceza İnfaz Kurumu tarafından düzenlenen değerlendirme raporunda hükümlünün cezasının infazına 17.08.2023 tarihinde başlanması nedeniyle reddine karar verildiği, hükümlünün şikayetinin İnfaz hakimliğinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/7114 Esas, 2023/7113 Karar sayılı kararı ile kabulüne karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın itiraz merciince hükümlünün içtimalı 2 yıl 8 ay hapis cezasının infazına 17.08.2023 tarihinde başlandığı, hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un geçici 10. maddenin ikinci fıkra hükmünden faydalanarak denetimli serbestliğe ayrılabilmesi için aynı kanunun geçici 9.maddesinin beşinci fıkrası gereği Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunması gerektiği ve hükümlü Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunmadığı, denetimli serbestlikte olduğu için gerekli şartları sağlamadığı, 5275 sayılı Kanun'un geçici 10. maddenin altıncı fıkra hükmünden faydalanarak denetimli serbestliğe ayrılabilmesi için 31.07.2023 tarihi itibariyle Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü sıfatı ile bulunmasının gerektiği ancak hükümlünün 31.07.2023 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmadığından gerekli şartları sağlamadığı kabul edilerek itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. 10. Hükümlünün infaza konu cezalarının 12.05.2021 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak, satın almak, bulundurmak, 26.04.2022 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin olup, suç tarihlerinin 30.03.2020 tarihinden sonra olduğundan 5275 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin uygulanması mümkün olmadığından hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin birinci fıkrasına göre şartla tahliyesine 1 yıl veya daha az süre kalması halinde denetimli serbestlikten yararlanma hakkı bulunduğu, ancak içtimaya dahil cezasının infazı sırasında 238 gün denetimli serbestlikten yararlandığı için bu sürenin 1 yıllık süre hesaplanırken dikkate alınması ve denetimli serbestlikten yararlanabileceği kalan sürenin bulunması gerekmektedir. 11. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin altıncı fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır." düzenlemesine göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde, hükümlü hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 08.03.2023 tarihinde kesinleştiği, ancak infazına 17.08.2023 tarihinde başlandığı, şartla tahliye tarihi 18.06.2024 olup, denetimli serbestlikten şartla tahliye tarihine ancak bir yıl kala yararlanması mümkün olan hükümlünün bu madde hükmünden yararlanmasının mümkün olmadığı, maddede yer alan "31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden,........ Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler," şeklinde açıkça belirtildiği gibi 31.07.2023 tarihi itibariyle kapalı ceza infaz kurumunda bulunma yada geçici 9. maddenin altıncı fıkrası kapsamında Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlülerin bu düzenlemeden yararlanarak, cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılmaları yönünde yasa koyucunun iradesini, yoruma açık olmayacak şekilde ortaya koyduğu, düzenlemenin kapsamının yorum yoluyla genişletilmesinin, düzenlemede öngörülen şartlar dikkate alındığında mümkün olmadığı, hükümlünün düzenlemenin kapsamı dışında olup, bu düzenlemeden yararlandırılmak suretiyle erken denetimli serbestliğe ayrılmasının mümkün olmadığı gibi hükümlünün cezasının infazına başlandığı tarih dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "(2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir. " hükmünün de uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.03.2026 tarihinde karar verildi.