İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/6116 Karar: 2025/6362 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/6116 K.2025/6362

1. Ceza Dairesi 2024/6116 E. , 2025/6362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/575 E., 2024/883 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/6116 E. , 2025/6362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/575 E., 2024/883 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/6116 E. , 2025/6362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/575 E., 2024/883 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2021/392 Esas, 2022/566 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2024 tarihli ve 2023/575 Esas, 2024/883 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e-f, 87/1-d, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; bir kısım delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğinden hükme esas alınmayacağına, delillerin hatalı takdir edildiğine, kararın gerekçesiz olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve hukuka uygun delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlâl edilmediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, katılan ve tanık beyanı, adli raporlar ile kamera görüntüsüne göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Katılan ...'in olay günü camiden çıktıktan sonra karşıdan gelmekte olan sanık tarafından üç bıçak darbesi ile yaralandığı olayda, hedef gözeterek şiddetli biçimde vurduğu ilk bıçak darbesinin belinin sol tarafına isabet etmesinden sonra katılanın yere düştüğü, yerde bulunduğu sırada sanığın bıçakla katılana doğru hamle yapmaya devam ettiği katılanın bu sefer sağ koltuk altından yaralandığı ve sanığa tekme atmak suretiyle kaçmaya çalıştığı esnada bu sefer de arkadan isabet eden bıçak nedeniyle sol omuz bölgesinden yaralandığı, devamında katılanın can havliyle koşarak olay yerinden kaçtığı, sanığın katılanı bir süre arkasından takip ettiği ancak katılanın gittiği yönde başka şahıslar olduğunu fark etmesi üzerine eylemine son vermek zorunda kaldığı anlaşılmakla, sanığın öldürmeye elverişli bıçakla katılanın hayati öneme haiz lumbosakral, sağ koltuk altı ve sol omuz bölgelerini hedef alarak birden fazla kez bıçağı sapladığı, sol lumbosakral bölgedeki bıçak darbesinin böbrek hasarına yol açarak yaşamı tehlikeye soktuğu, sanığın eylemine kendiliğinden son vermediği hususları nazara alındığında, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, katılanda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan makul bir ceza ile cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, 3. Kabul ve Uygulamaya göre de; a.Taraflar arasında husumet bulunduğuna dair dosyaya yansıyan bir bilgi bulunmasa da, katılan tarafın sanığı tanıması ve katılanın sanığın dinini değiştirdiğine yönelik söylentiler çıktığına dair anlatımı da dikkate alındığında, sanığın eylemini nedensiz olarak, sırf yaralamış olmak için gerçekleştirdiğine dair her türlü kuşkudan uzak, yeterli, kesin delil bulunmadığı, sanığın kesin olarak tespit edilemeyen bir sebeple eylemi gerçekleştirdiği anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı halde eylemin canavarca hisle işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 86/3-f maddesinin uygulanması, b.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 86/3-f maddesi uyarınca uygulama yapılırken 1 kat artırım yerine yarı oranında artırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi "suç vasfının hatalı belirlenmesi" ve "eksik ceza tayini" yönlerinden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2024 tarihli ve 2023/575 Esas, 2024/883 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 307/5. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla