İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/6700 Karar: 2025/8273 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/6700 K.2025/8273

1. Ceza Dairesi 2024/6700 E. , 2025/8273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1947 E., 2024/1943 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/6700 E. , 2025/8273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1947 E., 2024/1943 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/6700 E. , 2025/8273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1947 E., 2024/1943 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2024/31 Esas, 2024/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-g, 35, 62... . maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.07.2024 tarihli ve 2024/1947 Esas, 2024/1943 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; tasarlayarak öldürme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, teşebbüsün derecesine ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçesiz hüküm kurulduğuna, eksik inceleme yapıldığına, suçun vasfına, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, teşebbüsün derecesine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri, kullanılan aletin elverişliliği ve sanığın aşamalarda alınan savunmalarında hakkında yürütülen soruşturma dosyası kapsamında tanık olarak dinlenen katılanın ve diğer tanıkların beyanlarını okuduktan sonra Kiraz Adliyesine geldiğinde cinnet geçirerek katılana saldırdığını ifade etmesi birlikte değerlendirildiğinde, eyleme uyan suç vasfının nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde ve teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre ceza yaptırımının belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, tanıkların aşamalarda alınan beyanlarında katılanın sanığa yönelik tahkir edici davranışının bulunmadığını ifade etmeleri dikkate alındığında olayda haksız tahrik hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık lehine uygulanmasına karar verildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.07.2024 tarihli ve 2024/1947 Esas, 2024/1943 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2024/6700 E. 2025/8273 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık ...’in yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle katılan ...’i kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan katılmamaktayız. Dosya kapsamına göre; katılan ... ile sanık ..., Kiraz Adliyesinde görev yapmaktadır. Sanık ..., aynı adliyede çalışan zabıt katibi F. S.'ya yönelik sarkıntılık eylemi nedeniyle hakkında yapılan soruşturmada tanık olarak ifade veren katılan ...’e husumet beslemektedir. Olay günü anılan soruşturma nedeniyle farklı bir adliyeye tayininin çıktığını öğrenen sanığın temin ettiği meyve bıçağı ile adliyeye geldiği, adliye koridorunda katılan ...’i gördüğü, ...’in ise kendisini görmediği, bu sırada hâkim odasına girmek üzere olan katılana arkadan yaklaşarak alkollü olmasının da etkisi ile elindeki meyve bıçağını rastgele savurduğu, bıçağın katılanın boynunu sıyırdığı, yaralanan ve canı yanan katılanın kaçmaya başladığı, sanığın ise elindeki meyve bıçağı ile onu kovaladığı, kovalama esnasında çevreden gelenlerin sanığa engel oldukları anlaşılmaktadır. Katılan ... soruşturma evresinde olayı anlatırken hâkim odasına girmek isterken birden boynunun sol tarafında bir acı ve yanma hissettiğini, sonrasında kendini geri attığını açıkça ifade etmektedir. Başka bir ifadeyle mahkemenin kabulünde belirttiği gibi katılanın kendisini geri çekmesi nedeniyle yaralanması yüzeysel çerçevede kalmamıştır. Sanık ise tüm savunmalarında elindeki bıçağı o anki siniri ile rastgele savurduğunu belirtmektedir. Kastın belirlenmesi sırasında dikkat edilmesi gereken kriterleri somut olay üzerinde değerlendirmek gerekirse, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir ciddi bir husumet bulunmaması, olayda kullanılan meyve bıçağı ve kullanılış şekli, olay sırasında sanığı görmeyen ve sabit bir şekilde duran katılana hedef gözeterek bıçağı saplama imkânı olmasına rağmen bıçağı rastgele savurması, katılanda başkaca yaralanma bulgusunun bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürme suçuna yönelik olduğu şüpheli kalmaktadır. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarda eylemin engel hal nedeniyle sürdürülememesi yalnız başına kastın öldürme olarak nitelendirilmesini gerektirmeyecektir. Bu nedenlerle vasıftaki şüphe sanığın lehine değerlendirilerek yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğini düşündüğümüzden nitelikli öldürme suçuna teşebbüsten kurulan hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla