İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/6932 Karar: 2025/2224 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/6932 K.2025/2224

1. Ceza Dairesi 2024/6932 E. , 2025/2224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3045 E., 2020/1088 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye azmettirme, nitelikli kasten öldürmeye yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan r

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/6932 E. , 2025/2224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3045 E., 2020/1088 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye azmettirme, nitelikli kasten öldürmeye yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan r

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/6932 E. , 2025/2224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3045 E., 2020/1088 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye azmettirme, nitelikli kasten öldürmeye yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi red, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanmasına 1.Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden; Sanıklar müdafiileri 30.10.2020 havale tarihli dilekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuş iseler de temyiz dilekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 291. maddesinde belirlenen on beş günlük süre geçtikten sonra verildiği belirlenmiştir. 2.Katılanlar Cemile ve Meryem vekilleri, Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2018 tarihli ve 2016/247 Esas, 2018/49 Karar sayılı kararı ile; a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktullere yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında maktullere yönelik azmettirmek suretiyle nitelikli kasten öldürme suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, c) Sanıklar ... ve ... hakkında maktullere yönelik yardım etmek suretiyle nitelikli kasten öldürme suçlarından; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2018/3045 Esas, 2020/1088 Karar sayılı kararı ile; a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılan ... vekili, katılan ... Serbes vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. b) Sanık ... müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı istinaf incelemesi yerinde olduğu değerlendirilerek hüküm kısmına "...4360,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık ...'e verilmesine" ibaresinin eklenerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. 3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2018/3045 Esas, 2020/1088 Karar sayılı ek kararı ile; Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılan ... vekili, katılan ... vekili, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; maktullerin sanıklar dışında başka kişiler ile husumetinin bulunmadığına, sanıkların evi basarak tasarlayarak öldürdüklerine, olay sonrasında yoğun telefon görüşmesi olduğuna, sanıkların baz istasyon verilerinin olay yerine yakın olduğuna, sanıkların ifadelerinin çelişkili olduğuna, dosyada somut delillerin bulunduğuna, cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, sanıkların atılı suçu işlediklerine ilişkindir. 3.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğuna, sanıkların atılı suçu işlediklerine ilişkindir. 4.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; beraat eden sanık hakkında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik araştırma bulunmadığı, sanıkların mahkumiyetlerine yeterli somut delil bulunmadığı, haklarında verilen beraat hükümlerinde isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanık ... hakkında verilen hükümdeki düzeltme nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... müdafiinin vekalet ücretine yönelen temyiz istemi yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca "beraat ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık hakkında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuşsa da söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanıklar müdafiileri 30.10.2020 havale tarihli dilekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuş iseler de, temyiz dilekçelerinin 5271 sayılı Kanun'un karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 291. maddesinde belirlenen on beş günlük süre geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2018/3045 Esas, 2020/1088 Karar sayılı kararı ile 29.09.2020 tarihli ve 2018/3045 Esas, 2020/1088 Karar sayılı ek kararında Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden oy çokluğuyla, diğerleri yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.07.2020 tarihli ve 2018/3045 Esas, 2020/1088 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına; "Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin (2020 yılı) 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık ... yararına 6.810 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Sanıklardan ...'in kızı ... ile maktul ...'in oğlu ...'nin birlikte kaçtıkları, bu durumu kabullenemeyen ...'nın babası ... ile abisi ... ve amcalarının köyde yaşayan ...'nin ailesini yerlerini söylemesi konusunda sıkıştırmaya başladıkları oysa ...'nin kaçmadan önce aileye ait koyunları onlardan habersiz satması ve eşi ile çocuklarını terk etmesi nedeniyle anne-babasının da tepkisini aldığı ve ailesi ile irtibatının koptuğu buna rağmen sanık tarafının her geçen gün tehditlerinin dozunu artırdıkları, gerek eve gelerek ve gerekse maktul ...'in oğlu maktul ...'ın çalıştığı iş yerine giderek tehditlerini sürdürdükleri, maktul tarafın bu tehditlerden dolayı şikayetçi olduğu ve soruşturma açıldığı en son eve gelen kişilerin ..., ... ve arabadan inmeyen ancak maktul tarafın tanımadığı bir kişi olduğu, olaydan 2 gün önce gerçekleşen bu tehdit eyleminde ...'ın "bir daha gelişimiz farklı olacak" şeklinde tehditte bulunduğu, diğer tehdit eylemlerinde ise ...'in 4 kez, ...'ın 2 kez, ... ve ...'ın ise birer kez geldiklerinin anlaşıldığı, en son tehdit olayının gerçekleştiği 03.09.2015 günü akşamı ...'in evinde ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in toplandığı ve burada maktul ...'in öldürülmesine karar verildiği ve işin kim tarafından ne şekilde gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, bu amaçla olaydan bir gün önce sanık ...'ın aracını getirerek ...'a teslim ettiği ve suçtan kurtulmak için hemen Bursa iline kaçtığı ...'ın sürücülüğünü yaptığı bu araca ... ve iki kişinin daha bindiği, muhtemelen maktul ile aynı köyde yakın oturan akrabaları ...'dan maktulün evde yalnız olduğunu öğrenmeleri üzerine hemen harekete geçerek evin önüne geçtikleri kilitli olmayan kapıyı açarak 3 kişinin içeri girdiği ...'ın aracı çalışır vaziyette beklettiği ...'ın maktule ateş ederek onu öldürdüğü ve 3 kişinin birlikte dışarı çıktıklarında bakkaldan babasına sigara alıp getiren maktul ... ile karşılaştıkları delil bırakmamak için ...'ın ona da orada ateş ederek yaraladığı ve üçünün birlikte arabaya binerek kaçtıkları. ...'ın araç sahibi ...'ya mesaj atarak "...'nun işi tamam kimseye bir şey söyleme" dediği ve eve giderek eşine ve kızına İbo'yu ve oğlunu öldürdüğünü söyleyerek kaçacaklarını ve hazırlanmalarını söylediği ve kaçmak için valiz hazırladığı sırada kızının polis 155 hattını arayarak "babam birini öldürdü kaçmaya hazırlanıyor" şeklindeki ihbarı üzerine kaçmak üzereyken yakalandığı, sanığın polis aracına bindirilirken eşine ve kızına hitaben "polise gidip ifade verirseniz sizi bıçaklar, öldürürüm" şeklinde tehdit ettiğinin polis tarafından tutanak altına alındığı, yine nezarethanede iken de "a..mına koyayım ki bunların hepsini öldürmemişim" dediğinin de tutanak altına alındığı, sanıklardan ...'nın babası ... ve abisi ...'ın da ikametlerini terk ederek kaçtıkları ve telefonlarını da olaydan sonra kapattıkları. ...'ın 16.09.2015 tarihinde sahte kimlikle babası ...'in ise daha sonra yakalanabildiği, maktul ...'in olay yerinde hayatını kaybettiği, ...'nin ise yaralı iken yanına ilk gelen annesine "aynı üç kişiydi" şeklinde bir şeyler söylediği ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği sübut bulmuştur. Sayın çoğunluk tüm sanıkların beraatine yönelik kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki; taraflar arasında ... ile ...'nin kaçması nedeniyle bir husumet bulunduğu ve ...'nin yerinin bilinip söylenmediği düşüncesi ile aileye duyulan husumet günden güne derinleşmiş ve ölümlü tehditlere varmıştır. En son tehdit olayının akşamı bir kısım sanıkların ...'ın evinde toplandıkları, gerek sanık ...'nın ikrarı, gerekse ihbarcının beyanları ve gerekse HTS baz kayıtlarına göre sabittir. Olaydan bir gün önce sanık ...'ya ait olan ve olayda kullanılan aracın sanık ... tarafından teslim alındığı da PTS kayıtları ve ...'nın beyanları ile sabittir. Dolayısı ile sanıkların bu toplantının akabinde kararlaştırılan şekilde hazırlıklar yapmaya başladıkları anlışılmıştır. Sanık ...'ın eşi tanık ...'in bir beyanında "...'yi öldüreceğim" diyordu.Yine ...'in şüpheli olarak jandarma da verdiği ifadesinde "olayı gerçekleştiren ...'in oğlu ...'tir" şeklinde beyanda bulunduğu, sanık ...'ın da nezarethanede iken sarf ettiği sözleri açıklarken "olayı yapan ... dışarda bizim burada ne işimiz var" şeklindeki beyanları ile ihbarcının anlatımları ile örtüştüğü maktulleri öldürenin sanık ... olduğunun kesin olarak anlaşıldığı sanığın olaydan hemen sonra telefonunu kapatarak ve sahte kimlik oluşturarak kaçmaya çalıştığı. Yine sanıklardan ...'ın ...'ın evinde yapılan toplantıya katıldığı, en son

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla