İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7059 Karar: 2025/5860 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7059 K.2025/5860

1. Ceza Dairesi 2024/7059 E. , 2025/5860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/346 E., 2024/278 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7059 E. , 2025/5860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/346 E., 2024/278 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7059 E. , 2025/5860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/346 E., 2024/278 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezası miktarının on yıldan az olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/392 Esas, 2015/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-d-son ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/392 Esas, 2015/157 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/18848 Esas, 2018/13403 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2018 tarihli itirazı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.03.2022 tarihli ve 2018/3-605 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararı ile sanığın katılana yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Görevsizlik kararı üzerine, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2024 tarihli ve 2022/346 Esas, 2024/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-a-d ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında hükmolunan cezanın 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, vesaireye ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. a. Sanığın yabancı uyruklu işçilerin getirtilip çalıştırılmasına aracılık ettiği, olay günü iş yeri sahibi temyiz dışı katılan ... ile sanığın bu konuda telefonda tartıştıkları ve buluşmaya karar verdikleri, .... katılan ...'ü de olay yerinde yanında getirdiği, taraflar arasında başlayan tartışma sonrasında sanığın tabanca ile katılanlara ateş etmeye başladığı, sanığın ateşi sonucu katılan ...'ün sağ uyluk ve bel bölgesinden yaralandığı, bel bölgesinden giren ve kemik kırığına neden olarak L5-S1 düzeyinde omurilik kanalında kalan mermi parçasının yaşamsal tehlikeye neden olduğu ve yaralanmasının organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu, Veysi'nin de sağ uyluk bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı olayda; Suçta kullanılan tabancanın öldürmeye elverişliliği, sanığın katılanların üzerine doğrudan hedef alarak seri atışlar yapmak suretiyle eylemine devam etmesi, katılan ...'ün hayati organların bulunduğu bölgeden yaralanması, atış sayısı ve katılan ...'ün arkasını dönüp kaçmaya başladığı halde sanığın eylemine devam etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; b. Katılan ...'deki yaralanmada birden fazla nitelikli halin ihlali ve kemik kırığı derecesi dikkate alındığında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken, aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek, makul hadden uzaklaşılarak sanığın eylemi ile orantılı olacak şekilde ceza belirlenmesi gerekirken eksik ceza tayini, c. Kazanılmış hakka ilişkin uygulama kanun ve maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2024 tarihli ve 2022/346 Esas, 2024/278 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmı hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla