İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7096 Karar: 2025/3015 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7096 K.2025/3015

1. Ceza Dairesi 2024/7096 E. , 2025/3015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/342 E., 2024/160 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur ...'ın suç tarihinde 17 yaşını, beyanının alındığı tarihte 18 yaşını doldurmuş olduğu, m

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7096 E. , 2025/3015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/342 E., 2024/160 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur ...'ın suç tarihinde 17 yaşını, beyanının alındığı tarihte 18 yaşını doldurmuş olduğu, m

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7096 E. , 2025/3015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/342 E., 2024/160 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur ...'ın suç tarihinde 17 yaşını, beyanının alındığı tarihte 18 yaşını doldurmuş olduğu, mağdurun 09.12.2010 tarihli talimat duruşmasında sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, şikayet hakkı ve kamu davasına katılma yetkisinin mağdurun kendisine ait olduğu ve katılan sıfatını almadığı anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanıklar müdafilerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma üzerine kurulan Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2014/43 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 02.04.2018 tarihli ve 2017/2084 Esas, 2018/1513 Karar sayılı ilâmı ile suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğu ve mağdurlardan, sanıklar ... ve ...'ye yönelik haksız hareket olmadığı gözetilmeden haksız tahrik indirimi yapılması nedenleriyle bozulmasına ve sanıkların kazanılmış haklarının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca korunmasına karar verilmiştir. B. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 Tarihli ve 2018/342 Esas, 2024/160 Karar Sayılı Kararı İle 1. Sanık ... hakkında katılan ... ve mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1,35/2, 29/1, 62/1, 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca iki kez 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ... ve mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62/1, 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca ayrı ayrı ve iki kez 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ancak 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca ayrı ayrı ve iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'ın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Sanıklar ... ve ... hakkında şikayetçi ...'e karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-(e), 62/1, 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ancak 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'ın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın eyleminin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığına, vesaire ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, haksız tahrik ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, suç işleme kastı olmadığına, eylemin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığına, vesaire ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın öldürme kastının olmadığına, sanığın iştirakinin kasten yaralama suçuna yönelik olduğuna, sanığın iştirakinin yardım eden olarak değerlendirilmesi ve sanığın cezasında haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Olay tarihinden 2-3 gün önce mağdur ve katılanın arkadaşı tanık ...'ın kimlik ve cüzdanının, sanık ... tarafından alınması nedeniyle mağdur ve katılanın konuşmak üzere sanık ...'ın bulunduğu yere gittikleri, sanık ...'ı bulunduğu grup içerisinden kolundan tutarak 10 metre kadar ileriye götürmeleri üzerine, taraflar arasında çıkan kavga sonucu, sanıkların ele geçirilemeyen bıçaklar ile katılan ...'ın göğsüne birden fazla vurarak bilateral pnömotoraks geçirecek, mağdur ...'ı sağ alt kadranda 5 cm'lik tam kat kesi ve bağırsakta 6 adet tam kat kesi oluşturup yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladıkları, arkadaşlarının yaralandığını gören ve yaralanmalarına engel olmak amacıyla araya giren şikayetçi ...'ü ise, sağ kaş ve oksipitioparietal bileşkede 1 cm yüzeysel kesi olacak şekilde yaraladıkları, tanık ... ve katılan ...'ın anlatımlarına göre, ...'tan kan fışkırdığını görmeleri üzerine, olay yerinden kaçarak uzaklaştıkları olayda, 1. Katılan ...'ın yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hükümler kurulurken teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönünde tutularak makul ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden alt sınırdan ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, katılan ...'a yönelik eylemde suç vasfının doğru belirlendiği, tanık anlatımları ile katılan, mağdur ve şikayetçi beyanlarına göre sanık ...'nin fiil üzerinde hakimiyet kurarak suça iştirak ettiğinin anlaşıldığı, somut olayda meşru savunma koşullarının oluşmadığı, Yargıtay ilamı doğrultusunda uygulanan haksız tahrik indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezalarının miktarlarına göre kanunen lehe hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığında, hükümlerde eleştiri, bozma ve düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Mağdur ...'ın suç tarihinde 17 yıl 4 aylık olduğu, sanıklar hakkında mağdur ...'a karşı eylemlerinden ötürü 5237 sayılı Kanun'un 82/1-(e) ve 35/2 maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Sanıklar ... ve ... hakkında şikayetçi ...' karşı eylemlerine konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-(e) maddeleri kapsamında bulunduğu ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğunun belirlendiği, kasten yaralama suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 19.06.2009 tarihi ile inceleme tarihi arasında, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-(e) maddesi ve 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. 5. Sanıklar hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken, uygulanan kanun maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi olarak hatalı gösterilmesi ve sanıklar hakkında hükmolunan cezaların “3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine” karar verilmesi gerekirken “3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 6. Kabule göre; mağdur ...'ın yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hükümler kurulurken teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönünde tutularak makul ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden alt sınırdan ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 7. Sanıklar hakkında mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken, uygulanan kanun maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi olarak hatalı gösterilmesi ve sanıklar hakkında hükmolunan cezaların “3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine” karar verilmesi gerekirken “3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Mağdurun 09.12.2010 tarihli tarihli duruşmada sanıklardan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar Hakkında Katılan ...'a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2018/342 Esas, 2024/160 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkralarının kazanılmış hak uygulanmasına ilişkin paragraflarında " (mülga 1412 sayılı CMUK'nın 326/son) 5271 sayılı CMK'nın 307/4 maddesi" ibarelerinin çıkarılıp "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi" ibaresinin eklenmesi, yine aynı paragraflardan "...ile cezalandırılmasına" ibarelerinin çıkartılıp yerine "...üzerinden infazına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanıklar ... ve ... Hakkında, Şikayetçi ...'e Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2018/342 Esas, 2024/160 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesinin gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D. Sanıklar Hakkında Mağdur ...'a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (3), (6) ve (7) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2018/342 Esas, 2024/160 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla