İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7240 Karar: 2025/1790 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7240 K.2025/1790

1. Ceza Dairesi 2024/7240 E. , 2025/1790 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/293 E., 2022/252 K. SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında kanun yararına

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7240 E. , 2025/1790 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/293 E., 2022/252 K. SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında kanun yararına

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7240 E. , 2025/1790 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/293 E., 2022/252 K. SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine verilen hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2008 tarihli ve 2007/394 Esas, 2008/644 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Mağdur ...'ye yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, b) Mağdurlar Mustafa ve Murat'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki defa hükmolunan 5 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 2. Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2008 tarihli ve 2007/394 Esas, 2008/644 Karar sayılı kararının süresinde temyiz edilmeksizin temyiz isteminin reddine karar verilmesi suretiyle 18.04.2009 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle Adalet Bakanlığının talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2014 tarihli ve 2014/40032 Esas, 2014/42192 Karar sayılı ilâmıyla; "1) Mağdur hakkında düzenlenen adli raporda kemik kırığının olduğunun belirtilmesi karşısında, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi de dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 87/3. maddesinde 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde somut eyleme ayrı ayrı uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2) Sanık hakkında kemik kırığına neden olacak şekilde yaralama eyleminden hüküm kurulurken, yanlış hesaplama sonucu sanığa 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası yerine, 1 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayininde, 3) Sanığın sabıkasının bulunmaması, aralarında anlaşmaları, birbirlerinden zararın karşılanmalarını talep etmemelerine göre yasal gerekçe gösterilmeksizin sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanmamasında, 4) 5237 sayılı Kanun’un 51/3. maddesinde yer alan 'Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkum olunan ceza süresinden az olamaz.' hükmü karşısında, sanık hakkında kemik kırığına neden olacak şekilde yaralama eyleminden kurulan hükümde en az 1 yıl 3 ay 15 gün denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 5) 5237 sayılı Kanun’un 53/3. maddesinde yer alan 'Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz...' şeklindeki düzenleme karşısında, cezası ertelenen sanık hakkında, anılan Kanun’un 53/1-c maddesindeki kendi altsoyu üzerindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi" nedenleriyle kanun yararına bozulmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca gerekli işlemin mahallinde yapılmasına karar verilmiştir. 3. Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/293 Esas, 2022/252 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında; a) Mağdur ...'ye yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 87/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, b) Mağdurlar Mustafa ve Murat'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki defa 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; sübuta, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun, 21.01.2020 tarihli ve 2017/15-618 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması hâlinde, Mahkeme hükmünün kesinleştiği tarih ile kanun yararına bozma kararı arasında geçen süre dava zamanaşımı süresinden sayılmayacağı, kanun yararına bozma üzerine dosyanın derdest hâle gelmesi nedeniyle yargılamaya devam edildiğinde, bozma kararı tarihinden itibaren geçerli olmak üzere süre işlemeye devam ettiği ve sanığın üzerine atılı suçu 29.07.2005 tarihinde işlediği, kanun yararına bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 22.01.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın 11.07.2019 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin son cümlesi gereğince 22.01.2016 ilâ 11.07.2019 tarihleri arasında 3 yıl 5 ay 19 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 11.07.2019 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği, Ceza Genel Kurulunun, 21.01.2020 tarihli ve 2017/15-618 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararı gereği kanun yararına bozma ilamı öncesi geçen 5 yıl 25 günlük sürenin de zamanaşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı anlaşılmakla; dava zamanaşımı süresinin buna göre hesaplanması gerektiği dikkate alınarak incelenen dava dosyasının zamanaşımı yönünden değerlendirilmesinde; sanığın eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirmesi neticesinde mağdur ...'de hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2.) derece kemik kırığının meydana geldiği dikkate alındığında sanığa atılı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağan üstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, mağdurlar Mustafa ve Murat'a yönelik 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e maddeleri kapsamında kalan kasten yaralama suçunun ise 8 yıllık olağan 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, kanun yararına bozma öncesi verilen Mahkemenin 15.12.2008 tarihli kararının kesinleştiği 18.04.2009 tarihi ile Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 17.12.2014 tarihli bozma kararı arasında geçen 5 yıl 25 günlük süre dikkate alınmadan hesaplama yapıldığında zamanaşımı sürelerinin inceleme tarihi itibariyle gerçekleşmemiş olduğu belirlenmekle, Tebliğname'nin zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından inceleme dışı diğer sanıklarla birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkında kanun yararına bozma öncesi kurulan hükümlerde hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kanun yararına bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği belirlenmekle, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı gereğince sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/293 Esas, 2022/252 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkralarının 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendlerinden sonra gelmek üzere "Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2008 tarihli ve 2007/394 Esas, 2008/644 Karar sayılı kararı ile oluşan kazanılmış hakkı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ERTELENMESİNE, 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına," şeklindeki bendlerin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla