Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/7352 E. , 2025/4443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/636 E., 2024/253 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.09.2023 tarihli ve 2023/1-307 Esas, 2023/408 Karar sayılı bozma ilâmı sonrası Mahkemece, Yargıt
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/7352 E. , 2025/4443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/636 E., 2024/253 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.09.2023 tarihli ve 2023/1-307 Esas, 2023/408 Karar sayılı bozma ilâmı sonrası Mahkemece, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/12730 Esas, 2022/1702 Karar sayılı bozma kararına karşı direnilmesine karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.10.2017 tarihli ve 2017/1-290 Esas, 2017/443 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bozma ilamı ile önceki hükümlerin ortadan kalktığı, bu nedenle bu kararın direnme kararı niteliğinde olmayıp "yeni hüküm" niteliğinde olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 3. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin 20.11.2017 tarihli ve 2015/385 Esas, 2017/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/2-b-son ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 22.03.2018 tarihli ve 2018/685 Esas, 2018/709 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, 3. Bu kararın katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/12730 Esas, 2022/1702 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeyerek suç vasfında hataya düşülerek kasten yaralama suçundan cezalandırılması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 4. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/160 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/2-b-son ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.05.2023 tarihli ve 2022/14526 Esas, 2023/3315 Karar sayılı kararıyla özetle; sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeyerek suç vasfında hataya düşülerek kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına dair direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, 6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.09.2023 tarihli ve 2023/1-307 Esas, 2023/408 Karar sayılı kararıyla özetle; Yerel Mahkemenin sanık hakkında kurduğu direnme kararına konu hükmün, Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan, hazır bulunan sanık ve müdafiine esasa ilişkin savunma yapma ve sanığa son sözlerini söyleme imkânı da tanınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi isabetsizlikleri nedeniyle bozulmasına, 7. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2024 tarihli ve 2023/636 Esas, 2024/253 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/2-b-son ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine, 2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemine bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeden hatalı gerekçe ile suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesine, 3. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme ya da öldürme kastı ile hareket etmediğine, meşru savunmaya, haksız tahrike ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, somut olayda sanık lehine meşru savunma ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya içeriğinden; sanık ...'ın katılan ...'e daha önce adli mercilere yansımaması nedeniyle belirlenmeyen bir nedenden husumet beslediği, olayın öncesinde bir markette karşılaştıkları, burada sanık ... ile katılan ...'in arkadaşı olan .... arasında sözlü tartışma çıktığı, katılanın ilk tartışmayı tanık .... ile birlikte ayırdığı ancak sanık ile katılanın olayın gerçekleştiği yer olan ".... Mahallesi"nde buluşmak için anlaştıkları, olay yerine ilk olarak yanında diğer sanık .... ve kimliği belirlenmeyen başka arkadaşları olduğu halde sanık ...'ın geldiği ve beklemeye başladığı, bekleme sırasında bir ara suçta kullanılan av tüfeğini eline aldığı ancak sonrasında aracın arka koltuğuna koyduğu, bir müddet sonra katılan ...'in sevk ve idaresindeki araçla geldiği, aracı gören sanık ...'ın tüfeği alarak koşup geldiği ve araca doğru ateş etmeye başladığı, bu aşamada sanığın tüfeğini toplam beş (5) defa olmak üzere ateşlemeye devam ederek araca yaklaştığı, aracın ön cam kısmına ve kaputuna isabet alan saçma tanelerinin bir kısmının aracın şoför koltuğunda bulunan katılanın yüz, göz ve boyun kısmında yaralanmalara neden olduğu, sanığın aracın ön yolcu koltuğu tabir edilen sağ kısmına gelerek tüfeğini doldurduğu, katılanın bu arada araçtan inerek kaçmaya çalıştığı, sanığın bir el daha kaçan katılana doğru ateş ederek katılanı sol bacak diz altından yaraladığı, katılanın yaya olarak olay yerinden uzaklaştığı, olaydan sonra katılan hakkında düzenlenen adli rapor içeriklerine göre katılanın sol gözünde oluşan hasar sonucu işlev yitirilmesi ve yüzünde sabit iz olacak şekilde yaralandığı olayda; kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması, atış sayısı, meydana gelen yaraların yeri ve nitelikleri, katılanın kaçarak olay yerinden uzaklaşması değerlendirildiğinde, eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılan sanığın, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek “öldürmeye teşebbüs” suçundan cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde “kasten yaralama” suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz sebepleri "suç vasfının hatalı belirlenmesi" yönünden yerinde görüldüğünden İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2024 tarihli ve 2023/636 Esas, 2024/253 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.