İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7383 Karar: 2025/5625 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7383 K.2025/5625

1. Ceza Dairesi 2024/7383 E. , 2025/5625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/341 E., 2023/183 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/10

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7383 E. , 2025/5625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/341 E., 2023/183 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/10

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7383 E. , 2025/5625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/341 E., 2023/183 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/106 Esas, 2024/6426 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.11.2024 tarihli ve 2023/110424 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, olay sırasında maktul tarafından sanığa tabanca doğrultulduğu veya ateş edildiği yönünde savunmayı destekleyen her hangi bir delil bulunmadığı gibi sanık tarafından av tüfeği ile peş peşe üç el ateş edilmesi sonucunda maktulün sırtından ve göğsünden yaralanması, sanığın olaydan sonra kaçarken yol kontrolü sırasında yakalanması, olay sırasında maktulün sanığa doğrulttuğu iddia edilen tabancanın olay yerinde veya maktulün üzerinde ele geçmemesi, olaydan bir gün sonra teslim edilen maktule ait olduğu iddia edilen tabancanın ise 9 mm. çapında bir tabanca olup maktulün cebinde ele geçen 7.65 mm. çaplı mermilerle uyumlu olmaması hususları nazara alındığında, sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, kendisine yönelmiş haksız silahlı bir saldırının varlığı kanıtlanamadığından meşru savunma koşullarının bulunmadığı, olayda meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başlayan bir savunma bulunduğu kabul edilse dahi, sanığın savunmasının hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı olmadığı, saldırıyı defetmek için maktulün hayati bölgelerini hedef alarak yere düşene kadar peş peşe üç el ateş etmesinin zorunlu bir eylem olarak nitelendirilemeyeceği gibi sanığın soğukkanlı bir şekilde uygun pozisyon almak suretiyle maktulün hayati bölgelerini hedef alarak ateş ettiğinin sabit olduğu, bu halde eylemin gerçekleşme şekli itibariyle mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşa kapıldığının da tespit edilememesi dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 27/2. maddesinde düzenlenen meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının da bulunmadığı, eyleminin haksız tahrik altında kasten öldürme suçunu oluşturduğu ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın kendisine yönelmiş, gerçekleşen haksız bir saldırıyı o anki hal ve şartlara göre saldırıyla orantılı bir şekilde defetme zorunluluğunda bulunmasına rağmen, meşru savunma sınırını mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşla aştığı, buna göre somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/106 Esas, 2024/6426 Karar sayılı temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Maktulün maddi durumunun iyi olmadığı, köylülerin yardımı ile köyde ev yaptırmaya çalıştığı, ancak sanığın da aralarında bulunduğu bir kaç kişinin yardım yapmadığı, bu yüzden taraflar arasında bir kaç kez tartışma yaşandığı ve husumet bulunduğu, olay günü maktulün motosikleti ile sanığın aracının arkasından aynı yoldan geçmesi nedeniyle, sanığın takip edildiğini düşünerek bu duruma sinirlendiği ve eve giderek pompalı tüfeğini aldığı ve tüfeği yeterince fişek doldurmak suretiyle tekrar aracına binip maktulü aramaya başladığı, olay yerinde maktulü görünce aracını durdurduğu ve eliyle gel işareti yapması üzerine maktulün motorundan inerek sanığın aracının önüne geldiği, sanığın aracının içinden maktule iki el ateş ederek yaraladığı, bir el de kaçmaya çalışan maktulün sırtına ateş ederek maktulü öldürdükten sonra aracı ile olay yerinden kaçtığı olayda; Olayın birebir görgü tanığı olmayıp sanık ve bir kısım tanık anlatımlarına üstünlük tanınarak eylem meşru müdafaada sınırın aşılması olarak nitelendirilmiş ise de, bu beyanların maddi delillerle desteklenmesi ve hayatın olağan akışına da uygun olması gerekir. Sanığın, maktulün kendisini sürekli olarak ölümle tehdit ettiğine ilişkin savunması tarafsız tanıklarca doğrulanmadığı gibi tarafsız tanık beyanlarına göre; taraflar barışmışlardır. Maktulün, sanığı öldürmek istemesi için ciddi bir husumet nedeni yoktur. Maktulün sanığı öldürmeye karar verdiği ve olay günü bu amaçla sanığın yolunu kestiği kabul edilse bile maktulün olay yerine boş bir tabanca ile gitmesi ve boş tabancayı maktule doğrultmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, ayrıca motosikletle sanığın aracının önünün kesilmesinin olanaklı olmadığı, zaten sanığın amcasının oğlu olan ...’nın anlatımlarına göre; sanığın, aracını durdurarak eliyle işaret yapmak suretiyle maktulü yanına çağırdığı, bir kısım tanıklar olaydan sonra maktul yerde yatarken yanında bir tabanca olduğunu ve tabancayı mahafaza etmek amacıyla aldıklarını belirtmişler ise de, tarafsız tanıkların olay yerinde tabanca görmedikleri, yine maktulün olaydan hemen önce kahveye gidip bayramlaştığı tanıkların hiç birisinin maktulde bir tabanca görmedikleri, yaz günü üstünde sadece bir gömlek bulunan maktulde 9 mm çapındaki tabancayı farketmemelerinin olanaklı olmadığı, silahı alan tanıkların silahı kolluk görevlilerine teslim etmek amacıyla orada bulunan bir kişiye teslim etmek yerine alıp götürmeleri ve daha sonra jandarmaya teslim etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, maktulün cebinden 7.65 mm tabanca mermisi bulunduğunu öğrenen sanığın arkadaşı veya yakını olan tanıkların olayın meşru müdafaa kapsamında kalması ve sanığın savunmasına destek amacıyla temin ettikleri bir tabancayı olay yerinden aldıkları, bir tabanca olarak jandarmaya teslim ettikleri, ancak teslim ettikleri silahın çapının maktuldeki mermilerle uyumlu olmadığı, sanığın savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve itibar edilemeyeceği, eylemin haksız tahrik altında kasten öldürme suçunu oluşturduğu ve kararının bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla