İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7481 Karar: 2025/7415 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7481 K.2025/7415

1. Ceza Dairesi 2024/7481 E. , 2025/7415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/322 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçlarından san

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7481 E. , 2025/7415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/322 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçlarından san

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7481 E. , 2025/7415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/322 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçlarından sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220/1, 52/2 ve 5015 sayılı Kanun'un ek 5/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis (2 kez) ve 20.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2013 tarihli ve 2012/222 Esas, 2013/262 Karar sayılı kararının, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16.05.2018 tarihli ve 2018/2094 Esas, 2018/1535 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından 21.02.2023 tarihli dilekçe ile hükümlünün İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/537 Esas sayılı dosyasından gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin mahsubuna yönelik talebinin, Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/222 Esas, 2013/262 Karar sayılı kararının infazına henüz başlanmadığı, mahsup kararının infaz edilen cezaya yönelik olarak verilebilecek olması gerekçesiyle reddine dair Bilecik İnfaz Hâkimliğinin 21.02.2023 tarihli ve 2023/408 Esas, 2023/404 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2023/322 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 94660652-105-11-7569-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve 2024/108940 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve 2024/108940 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesinde “Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir.” şeklinde düzenleme yer aldığı, anılan düzenleme uyarınca sadece tutukluluk halinin değil şartların mevcut olması halinde şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hallerin mahsup işlemine konu olabileceği, bununla birlikte mahsup işleminde önemli olan hususun, mahsup yapılacak mahkumiyete konu olan suçun, daha sonra verilecek hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olması gerektiği nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, hükümlünün tutuklu kaldığı ve mahsup edilmesini talep ettiği İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/195 Esas, 2015/459 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 20 09... yılları olduğu, sanığın bu dosyadan suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 5607 sayılı kaçakçılık kanununa muhalefet ve petrol piyasası kanununa muhalefet suçlarından 08.03.2010 tarihinde tutuklandığı, 22.10.2010 tarihinde tahliye edildiği, hükümlünün gözaltı ve tutuklu kaldığı dosyasındaki yargılamanın halen İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/310 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği, Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2013 tarihli ve 2012/222 Esas, 2013/262 Karar sayılı kararına konu suç tarihinin ise 19.04.2007 olduğu, sanığın suç tarihi yeni olan ve yargılaması devam eden İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/195 Esas, 2015/459 Karar sayılı dosyası üzerinden tutuklu kaldığı 228 günlük gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin, suç tarihi eski olan Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2013 tarihli ve 2012/222 Esas, 2013/262 Karar sayılı kararına konu infaz dosyası üzerinden mahsubunu talep edebileceği, bu hâliyle tutuklu kalınan ve mahsup edilmesi istenen kararın kesinleşmesinden önce işlenmiş bir suçun bulunduğu ve mahsup koşullarının oluştuğu cihetle, itirazın bu nedenle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 1 nci maddesi; Bu Kanunun amacı, infaz hâkimliklerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usullerini düzenlemektir. (Değişik ikinci fıkra:14/4/2020-7242/1 md.) Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar. 3. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" başlıklı 4 üncü maddesinin (6) ncı fıkrası; 6. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak. Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir. 5. 5237 sayılı Kanun'un 63. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşmiş olan ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran gözaltı ve tutukluluk gibi sürelerin bulunduğu kararın kesinleşme tarihinden önce işlenmiş suçlara ilişkin cezalarda mahsup işlemi yapılabilir. 6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2004 tarihli ve 2004/8-30 Esas, 2004/49 Karar sayılı kararında, ".........koşullu salıverilme işlemi hükümlü hakkında hükmolunan ceza miktarı nazara alınarak yapılacağından öncelikle, hükümlünün cezaevinde yatacağı süreye tekabül eden miktarın saptanması gerekmektedir. Mahsubun hangi aşamada dikkate alınacağı sorununa gelince, ........koşullu salıverilme ile cezanın infazı sona ermediğinden, öncelikle hükümlünün şartla salıverilmeye hak kazanması için cezaevinde geçireceği süreler saptanmalı, daha sonra ise mahsubu gereken miktar bu süreden indirilerek, şartla salıverilme kararı verilmelidir." açıklandığı gibi hükümlünün infaz kurumunda geçirmesi gereken süreden ve hak ederek tahliye süresinden mahsup işlemleri yapılmalıdır. 7. Somut olayda, mahkemesince hükümlünün iki ayrı suçtan verilen ve kesinleşen mahkûmiyet hükümlerinin infazı amacıyla Cumhuriyet savcılığına gönderildiği, Cumhuriyet savcılığı tarafından hükümlü hakkında infaza konu ceza miktarları dikkate alınarak yakalama emri düzenlendiği ancak hükümlü hakkında çıkartılan yakalama emrinin yerine getirilemediğinden ve bizzat hükümlü kendisi gelip teslim olmadığından, hakkında verilen ve kesinleşen infaza konu cezaların infazına ceza infaz kurumunda fiilen başlanamadığı anlaşılmakla, kanuni düzenlemeler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararı birlikte dikkate alındığında, hükümlünün başka bir suç nedeniyle gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin, kesinleşen ancak ceza infaz kurumunda fiilen infazına başlanılmayan mahkumiyet hükümlerindeki ceza sürelerinden mahsup edilmesine ilişkin talebin, talep tarihi itibariyle mahsup kararı verilebilmesi için yasal şartların henüz gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmesinde ve bu karara karşı yapılan itirazın itiraz merciince reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla