İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7495 Karar: 2024/8449 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7495 K.2024/8449

1. Ceza Dairesi 2024/7495 E. , 2024/8449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/277 E., 2015/414 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİ

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7495 E. , 2024/8449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/277 E., 2015/414 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİ

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7495 E. , 2024/8449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/277 E., 2015/414 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/277 Esas, 2015/414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 21.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2023/27272 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108956 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108956 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 24.10.2014 tarihli eylemi nedeniyle Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2015 tarihli, 2014/1766 soruşturma, 2015/261 esas, 2015/200 sayılı iddianamesi ile kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/277 esas, 2015/414 sayılı kararı ile kasten yaralama suçu yönünden mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mala zarar verme suçu yönünden ise beraatine karar verildiği, sanığın incelemeye konu kasten yaralama suçu ile birlikte işlediği iddia olunan mala zarar verme suçundan dolayı Mahkemesince verilen beraat kararı yönünden temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2020/32593 esas, 2022/11174 karar sayılı ilamı ile 'sanığın eyleminin inceleme dışı Şükrü ile birlikte yağma suçunu oluşturabileceği bu nedenle delillerin üst dereceli ağır ceza mahkemesince takdiri gerekeceğinden..' bahisle anılan hükmün bozulduğu, bozma ilamı sonrası Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2022 tarihli ve 2022/473 esas, 2022/639 sayılı kararı ile yağma suçu yönünden görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yargılamanın Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/400 esas sayılı dosya üzerinden devam ettiği, sanığın işlediği iddia olunan yaralamaya yönelik eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin değerlendirilerek tartışılması ve sanığın hukukî durumunun belirlenmesi görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, sanık hakkında kasten yaralama suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2015 tarihli ve 2014/1766 Soruşturma, 2015/261 Esas, 2015/200 İddianame numaralı iddianamesi ile mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılamada Mahkemece kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mala zarar verme suçundan sanığın beraatine karar verilmiştir. Mala zarar verme suçundan verilen beraat kararının katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2020/32593 Esas ve 2022/11174 Karar sayılı kararı ile anılan kararın “Katılan ...’in soruşturma aşamasında ve talimat mahkemesi aracılığıyla alınan beyanında; '...ağız münakaşası sonrası sanık ... ve yanındaki Şükrü bana saldırdılar ikisi birlikte yüzüme yumruk ile vurdular, sanık cebimde bulunan 3.000,00TL’yi zorla cebimden aldı, ben de cep telefonumdan jandarmayı aradığım sırada Fatih elimde bulunan cep telefonumu alıp yere fırlattı, bunun üzerine telefonun ekran camı çatladı...' şeklindeki anlatımı karşısında sanığın eyleminin inceleme dışı Şükrü ile birlikte yağma suçunu oluşturabileceği bu nedenle delillerin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesince takdiri gerekeceğinden, görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiği halde yazılı şekilde inceleme dışı yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, mala zarar verme suçundan beraat kararı verilmesi,” nedeniyle bozulmasına karar verildiği tespit edilmiştir. Mezkûr bozma ilâmının içeriği dikkate alındığında sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususundaki delillerin takdir ve değerlendirilmesi görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek (bağlantısı nedeniyle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/400 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmek üzere) görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Bununla birlikte Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.03.2014 tarihli ve 2014/14-103 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği gözetilmelidir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/277 Esas, 2015/414 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla