İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7719 Karar: 2025/5519 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7719 K.2025/5519

1. Ceza Dairesi 2024/7719 E. , 2025/5519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/412 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten öldürme, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefe

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7719 E. , 2025/5519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/412 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten öldürme, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefe

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7719 E. , 2025/5519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/412 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten öldürme, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve kasten yaralama suçlarından Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2008 tarihli ve 2008/581 değişik iş sayılı içtima kararı ile 22 yıl 27 ay 20 gün hapis cezasına hükümlü ...’ın, işbu cezasının infazı sırasında, 09.06.2013 tarihinden itibaren şartla tahliyesine ilişkin Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2013 tarihli ve 2013/260 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan 10 ay hapis cezasına mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 15.02.2021 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 28.12.2027 tarihi arasındaki 6 yıl 10 ay 13 gün sürenin aynen infazına dair Kars İnfaz Hâkimliğinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/281 Esas, 2023/294 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine yönelik mercii Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.08.2023 tarihli ve 2023/412 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 01.11.2024 tarihli ve 94660652-105-36-127-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve 2024/112652 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve 2024/112652 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2008 tarihli içtima kararı ile 22 yıl 27 ay 20 gün hapis cezasına hükümlü ...’ın, anılan cezasının infazına ilişkin Kars Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca 1/2 üzerinden ve aynı Kanun’un ek 2. maddesindeki ayda 6 gün indirimden yararlandırılması suretiyle düzenlenen 02.09.2010 tarihli müddetnameye göre hükümlünün şartla tahliye tarihinin 09.06.2013, hakederek tahliye tarihinin ise 28.12.2027 olarak belirlendiği, Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2013 tarihli kararı ile 09.06.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hükümlünün şartla tahliyesine karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde 15.02.2021 tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçundan Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/103 Esas, 2021/527 Karar sayılı kararı ile 10 ay hapis cezasına mahkûm edilmesi sebebiyle Kars İnfaz Hâkimliğinin 07.02.2023 tarihli kararı ile şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 15.02.2021 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 28.12.2027 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği anlaşılmakla, Somut olayda Kars İnfaz Hâkimliğince, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığından bahisle, hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan 10 ay hapis cezasına mahkûm olması sebebiyle ikinci suçun işlendiği 15.02.2021 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 28.12.2027 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmiş ise de; İnfaz hukukunda hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 647 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edildiği, bu nedenle denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği, Bununla birlikte, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.11.2023 tarihli ve 2023/4435 Esas, 2023/7172 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bu belirleme yapılırken daha önce belirlenen ve belirlenen bu tarih esas alınarak koşullu salıverilen hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğu, koşullu salıverilen hükümlünün hapis cezası gerektiren ikinci suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi hâlinde koşullu salıverilmenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği, şartla tahliye oranı ile denetim süresi bakımından 647 sayılı Kanun'un uygulanması hâlinde şartla tahliyenin geri alınmasında 7242 sayılı Kanun'un hükümlü lehine olduğu durumlarda karma uygulamadan söz edilemeyeceği cihetle, 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107. maddenin 13. fıkrasının (a) bendinde yer alan "kalan cezasının aynen" ibaresi "Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin" şeklinde değiştirildiği gözetilerek, yeni durumun hükümlünün lehine olup olmadığının tespiti hususunda hükümlünün denetim süresinde işlediği suçun iki katı sürenin suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde bir hesaplama yapılarak gösterilmesi ve hükümlü lehine olan düzenlemenin yapılacak bu hesaplama neticesine göre belirlenmesi gerektiği, Somut olayda Kars İnfaz Hâkimliğince, ikinci suçun işlendiği 15.02.2021 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 28.12.2027 tarihi arasında aynen çektirilmesine karar verilen sürenin 6 yıl 10 ay 13 gün (2508 gün) olduğu, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107/13-a maddesi gereğince geri alınması gereken sürenin ise hükümlünün denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu suç sebebiyle mahkûm olduğu 10 ay hapis cezasının iki katı olan 600 günlük süre olması sebebiyle hükümlünün daha lehine olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulama başlıklı 7 nci maddesinin (2) ve (3) ncü fıkraları; (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. (3) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./2.mad) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır. 3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesiyle değişik 107 nci maddesinin13 üncü fıkrası; "Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Hükümlünün infaza konu 22 yıl 27 ay 20 gün hapis cezasının infazı sırasında 647 sayılı Kanun hükümlerine göre 09.06.2013 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 28.12.2027 olarak tespit edilen hükümlünün denetim süresi içerisinde 15.02.2021 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. 5. Hükümlünün infaza konu içtimalı cezasından dolayı şartla tahliyeden yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, şartla tahliye ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, denetim süresi ile ilgili 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi "Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre şartla tahliye süresinin belirlenmesi ve şartla tahliye kararı verilmesi durumunda denetim süresinin uygulanmasının sözkonusu olabileceği, somut olayda hükümlü hakkında şartla tahliye süresi bakımından lehe kabul edilen 647 sayılı Kanun hükümleri uygulandığı anlaşılmakla, denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi ve bihakkın tahliye tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 6. Ancak denetim süresi içerisinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçtan mahkum olan hükümlü hakkında aynen infazına karar verilecek sürenin belirlenmesi bakımından 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinde yapılan değişiklik öncesi ve sonrası düzenlemenin karşılaştırılması ve lehe düzenlemenin tespit edilerek ona göre uygulama yapılması gerekmektedir. 7. 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin 13. fıkrasında yapılan değişiklik öncesi düzenlemeye göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirldiğinde, şartla tahliyesine karar verilen ve bihakkın tahliye tarihi 28.12.2027 olan hükümlünün, denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı hapis cezasını gerektiren ikinci suç tarihi olan 15.02.2021 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği görülmektedir. 8. 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası düzenlemeye göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde ise denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılan hükümlü hakkında, işlediği suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde işlediği suçun cezasının iki katı sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği ve hükümlünün işlediği suçun cezasının 10 ay olması nedeniyle aynen infazına karar verilmesi gereken toplam sürenin değişiklik öncesi düzenlemeye göre hükümlünün lehine olduğu ve aynen infazına karar verilecek sürenin belirlenmesi açısından lehe kanun ile uygulama yapılmasının karma uygulama yasağına aykırılık olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin 13. fıkrasında yapılan değişiklik dikkate alınarak aynen infazına karar verilecek sürenin belirlenmesi gerekirken, hükümlü aleyhine sonuç doğuracak şekilde verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.08.2023 tarihli ve 2023/412 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla