Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/8050 E. , 2025/6510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2685 E., 2024/1330 K. ... SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürme suçuna azmettirme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esas
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/8050 E. , 2025/6510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2685 E., 2024/1330 K. ... SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürme suçuna azmettirme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı sanık ... müdafii, sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçuna azmettirme, katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunda azmettirme ile sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli ve 2022/59 Esas, 2023/370 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında: a. Maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Sanık ... hakkında a. Maktule yönelik kasten öldürme suçuna azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 38/1, 81/1, 29/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 38/1, 81/1, 35/2, 29/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 3. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca hapis cezasının 5 yıl hapis cezası üzerinden infazına, karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin, 13.09.2024 tarihli ve 2023/2685 Esas, 2024/1330 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... ve katılan sanık ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar .. ve ..... vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suça iştirak şartlarının oluşmadığına, ilişkindir. 3. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, meşru savunmaya veya sınırın aşılmasına, ilişkindir. 4. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, meşru savunmaya veya sınırın aşılmasına, haksız tahrikin varlığına, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, maktule ve katılan ...'a yönelik eylemlerin sanıklar .. ve .., katılan ...'a yönelik eylemin ise sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, anılan sanıkların suça iştiraklerinin niteliklerinde isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda meşru savunmaya veya sınırın aşılmasına ilişkin yasal koşulların bulunmadığı, maktulden sanıklar .. ve .... yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışın bulunduğu, katılan ...'dan doğrudan sanık ...'a yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz veya davranışın bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin sanık ... müdafinin temyiz istemi yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmaması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçuna azmettirme, katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme ile sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin, 13.09.2024 tarihli ve 2023/2685 Esas, 2024/1330 Karar sayılı kararında katılanlar .. ve ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden oy çokluğuyla; diğer hükümler yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ... müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Azmettirme belli bir suç işleme hususunda henüz fikri olmayan ve dolayısıyla karar vermemiş olan bir kişinin bir başkası tarafından bu suçu işlemeye karar verdirilmesidir. Azmettirenin kasten hareket etmesi gerekir. Kastın belli bir suçu işleme hususunda karar oluşturmayı, suçun bu kişi tarafından işlenmesi hususunu, azmettirilen suçun kanuni tanımındaki unsurları kapsaması gerekir. Yardım ve yataklık ile azmettirme arasındaki fark, yardım ve yataklıkta suç işleme düşüncesine sahip olan failin yanında yer almak iken, azmettirmede henüz suç işleme düşüncesi olmayan faile suç işleme fikrini işlemektir. Öğretide de suça yardımdan bir kişiyi sorumlu tutabilmek için kişinin bir başkasının fiiline katkı sağlama iradesi ile hareket etmesi gerekir. Bununla beraber, başkasının fiiline katkı sağlama iradesi yeterli olup katkı sağlanan kişinin (failin) kendisine sağlanan bu katkıdan haberdar olması şart değildir. Ancak bu iradenin faili destekleme şeklinde ortaya çıkması gerektiği vurgulanmıştır. Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Olay yerinde bulunan şahıslardan olayı gördüğü ve konuşulanları duyabilecek mesafede oldukları anlaşılan şahıslardan; Sadece katılan ...'in ...'de "Vur Şunu " dedi. Benim eşim olan .. ile yan yanaydık. ... ateş etti. Muhtar'da amcam öldü diyince silahı muhtar ... çevirdi. Ona da ateş etti. Toplam 2 el ateş etti" iddiasına karşılık, Olayda sanık ...'ın ateş etmesi sonucu yaralanan katılan ...'in " Jandarma ile önlü arkalı oraya vardığımızda bir arkadaş vardı, diğerinin elinde de silah vardı. Amcam olan ...'ın elinde sopa vardı, bizi görünce bir hamle yaptı. Hamle yapar yapmaz, şuan ... tek el silah hamlesi amcama sıktı. Ben amcam vuruldu diye bağırınca, silah bana doğru döndü ve bana da ateş etti. Başımı sıyırdı geçti. 14 tane dikiş atıldı. Ben de yere düştüm. Ben de vuruldum diye bağırdım" şeklindeki beyanları, Yine maktul ve katılan ...'ın yeğeni olan katılan ...'ın" arabadan dışarı çıkan ismini ... olarak tahmin ettiğim kişi direkt ...'i hedef alarak ateş etti. Sonrasında 1-1,5 dakika kadar süre sonra da amcam olan ...'e ateş etti. Sonrasında olay yeri karıştı. Herkes bir panik oldu. Ben direkt ... amcanın başına gittim. Araba ile biri kaçmaya çalıştı. Ben bu esnada traktörün yanında idim. Olay yerine uzaklığım yaklaşık 3-4 metre kadardı. Ben diğer sanıkların aralarındaki konuşmaları duymadım" şeklindeki beyanları, Sanık ... ile gelen katılan ... .... " .... ...'nin saldırın vurun dediğini duymadım" şeklindeki beyanı, Yine sanık ... ile beraber olay yerine gelen katılan ... ...sanık ...'in vurun dediğine ilişkin veya onu suçlayıcı bir beyanının olmaması dışında, sanık ...'ın da sanık ...'i suçlamaması, olay yerinde bulunanlardan sadece katılan ...'in sanık .... vurun demesi üzerine .... silahla atışlar yaptığını ifade etmişse de vurun kelimesinin iki veya daha fazla kişinin silahla ateş etmesi anlamında olduğu, oysa sanık ... ile beraber gelen şahıslardan sadece sanık ...'da silah olmasına göre ... "vur" demesi gerektiği de dikkate alınması dışında, Her ne kadar sanık ... sanık ...'in çalışanı olsa da; İddianame de "...'nin yolda gördüğü mahalle sakinlerine ...’in nerede olduğunu sorduğu ve araba ile mahalle içinde dolaşarak ... bulmaya çalıştığı, ...’in ....’ın anne ve babası olan .... ve ...’in yanlarına ikinci kez gelerek .... nerede olduğunu sorması üzerine tartışma çıktığı, ... ...’in yeşil fiorino marka aracı ile olay yerine geldiği, mahalle muhtarı ...’in kendisine .... soran ve görünümlerinden sarhoş oldukları anlaşılan ... ve arkadaşlarının olay çıkartacakları düşüncesi ile Jandarmaya ihbarda bulunarak oğlu ... ... ile birlikte kırmızı renkli şahin marka araçlarıyla yanlarına gittiği, ...’in bu arada araçtan inerek tarafları sakinleştirmeye çalıştığı,....’ın dini nikahlı eşi olan ... .... taş ve balta ile .. ve arkadaşlarının geldikleri araca vurarak zarar vermeye başladığı, ..., ... ... ve .... ....’in ellerindeki sopa ile ...., ..., ... ve ...’e vurarak basit bir tıbbi müdahale ile tedavileri mümkün olabilecek nitelikte hafif darp ettikleri ve daha sonra ...'nin "vurun" diyerek ...’ı azmettirdiğinin ileri sürülmesine göre, Sanık ...'ın da bulunduğu araca ve kendilerine saldırı olması karşısında sanık ...'ın gerek kendisini, gerekse diğer şahısları da kurtarmak amacıyla tek başına bu silahı kullanması için yeterli sebebinin bulunduğu, kendi başına suç işleme kararını alabileceği, sanık ...'in kendisine talimat vermesine gerek bulunmadığı, sanık ...'in kendisine silahla vur talimatı verdiği hususunda yeterli deliller bulunmadığı, olayın bu kısmının şüpheden uzak bir şekilde aydınlatılamadığı, katılan ...'in iddiasının ise en azından olay yerinde bulunan akrabaları olan katılanlar ... ve ... tarafından da desteklenmesi gerektiği dikkate alındığında sanık ...'in sanık ...'ı maktulü vurması için azmettirdiği hususunda mahkumiyetine yeterli deliller bulunmadığından CMKnun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermesi gerektiği gibi, Sanık ...'in katılan ...'ın iddia ettiği gibi vurun ifadesini kullanması durumunda olay yerinde o an için maktul ...'in bulunması, olay yerine katılan ...'ın daha sonra gelmesi, sanık ...'ın maktule ateş etmesinden sonra .. gelmesinden etkilenerek yenilenen bir kasıtla kendi aldığı ayrı bir kararla ... ateş ettiği için sanık ...'in .... azmettirdiği kabul edilse dahi bu azmettinenin sadece maktul ... ile sınırlı kalacağı, Azmettirmenin katılan ...'ı kapsamadığı gibi yukarıda izah edildiği üzere kendilerine doğru bir saldırı bulunduğu için sanık ...'da yeteri kadar suç işleme iradesi ve kararının bulunduğu, sanık ...'in vurun ifadesini kullandığının kabulü halinde bu beyanının TCK'nın 39. maddesi kapsamında suç işleme kararını teşvik veya takviye niteliğinde bulunduğu görüşündeyiz.