İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/908 Karar: 2024/6586 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/908 K.2024/6586

1. Ceza Dairesi 2024/908 E. , 2024/6586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2023/600 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/908 E. , 2024/6586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2023/600 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/908 E. , 2024/6586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2023/600 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/190 Esas, 2016/534 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2020/13209 Esas, 2020/18345 Karar sayılı ilâmı ile özetle; gerekçeli karar başlığında ...’ın sıfatının “mağdur” yerine “müşteki” olarak gösterilmesi, mağdurun tüm tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının özellikle yüzünde sabit ize neden olup olmadığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ve 87. maddesindeki tüm ölçütlere göre niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, kabule göre sanığın yargılama konusu eyleminde 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hesap hatası yapılması ve 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir. 2. Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2021/2 Esas, 2023/600 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 62, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ancak 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilâmı ile 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilâmı gözetildiğinde aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluştuğu görülmekle, son hükümde verilen cezanın ilk hükümde tayin edilen ceza üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ilk hükümde tayin edilen hapis cezasının netice ceza şeklinde hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 3. Sanık hakkındaki incelemeye konu hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, hüküm fıkrasında sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin yazılması, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle, Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2021/2 Esas, 2023/600 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "5271 sayılı CMK’nın 307/5 maddesi gereğince ÖNCEKİ CEZA MİKTARINA DÜŞÜRÜLEREK NETİCETTEN 1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin çıkartılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla