Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/1190 E. , 2025/4305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/846 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/1190 E. , 2025/4305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/846 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli hırsızlık suçundan İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/343 Esas, 2021/403 Karar sayılı kararıyla 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükümlü ...'nın, bu cezasının infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi uyarınca cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine dair Bakırköy İnfaz Hâkimliğinin 11.07.2023 tarihli ve 2023/5177 Esas, 2023/5428 Karar sayılı kararını müteakip, hükümlünün yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle anılan kararın kaldırılarak açık ceza infaz kurumuna iade edilmesine dair İstanbul 2. İnfaz Hâkimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/7400 Esas, 2023/8045 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2024 tarihli ve 2024/846 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-12949-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve 2025/13238 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve 2025/13238 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.07.2022 tarihli ve 2022/7-42090 sayılı müddetnameye göre, koşullu salıverilme tarihinin 19.06.2024, bihakkın tahliye tarihinin ise 21.07.2026 olduğu, Hükümlünün kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, hükümlünün 31.05.2023 tarihi itibariyle (yeniden izinli sayılmasına ilişkin herhangi bir karar alınması halinde bu tarih itibariyle) 5 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi halinde açık ceza infaz kurumuna gönderileceğine dair Bakırköy 2. İnfaz Hâkimliğinin 11.07.2023 tarihli kararının açık ceza infaz kurumundayken covid-19 izninde bulunan hükümlünün yokluğunda verildiği anlaşılmakla, Her ne kadar Bakırköy 2. İnfaz Hâkimliğinin 11.07.2023 tarihli kararı ile hükümlünün yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediğinden bahisle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, Hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle tahliyesine dair Bakırköy İnfaz Hâkimliğinin 11.07.2023 tarihli ve 2023/5177 Esas, 2023/5428 Karar sayılı kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir tebligatın dosya içerisinde bulunmadığı nazara alındığında; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/10167 Esas, 2021/12656 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, koşullu salıverme tarihine kadar kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine yönelik hakimlik kararın hükümlüye tebliğ edilmesinde zaruret bulunduğu halde, anılan kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve dolayısıyla hükümlü hakkında itiraza tabi olarak verilen denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın kesinleşmediği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 7242 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası; (5) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır. 3. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin birinci ve üçüncü fıkraları; (1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilecek hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulur. Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Hükümlünün, 4 yıl 2 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.07.2022 tarihli ve 2022/7-42090 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 12.07.2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı ve 5275 sayılı Kanun'un Geçici 9 uncu maddesi gereğince Covid-19 iznine çıkartıldığı, şartla tahliye tarihi 19.06.2024 olan hükümlü hakkında izinde bulunduğu sırada İnfaz Hakimliğinin 11.07.2023 tarihli ve 2023/5177 Esas, 2023/5428 Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca kalan cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanarak infazına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. İnfaz Hakimliğince şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilen hükümlünün, izin bitim tarihinde infaz işlemlerinin devam ettiği infaz kurumuna dönme zorunluluğu olduğunu ve dönmediği kabul edilerek hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılarak açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, hükümlünün yokluğunda şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair İnfaz Hakimliğince 11.07.2023 tarihinde karar verildiği anlaşılmakla, denetimli serbestlik kararının ve Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne Nakil ve Tebliğ-Tebellüğ Belgesinin" hükümlüye usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği, edildi ise hangi tarihte tebliğ edildiği, ayrıca hükümlünün UYAP sisteminde kayıtlı GSM numarasına cezasının infaz durumu ile ilgili SMS gönderilip gönderilmediği, gönderildi ise hangi tarihte gönderildiği, hükümlünün izin bitim tarihinde hakkında verilen denetimli serbestlik kararından haberdar olmama ihtimaline binaen izne ayrıldığı Ceza İnfaz Kurumuna müracaat edip etmediği, etti ise hakkında ne gibi işlem yapıldığı araştırılmaksızın eksik inceleme sonucu verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.04.2024 tarihli ve 2024/846 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Nitelikli hırsızlık suçundan hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadarki kısmının 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca denetimli serbestlikle infazına karar verilmiş; hükümlünün süresinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle karar kaldırılıp açık kuruma iadesine hükmedilmiş, itiraz reddedilmiştir.
Hukuki İlke: 105/A maddesi kapsamındaki denetimli serbestlik kararının hükümlüye 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun tebliğ edilmesi zaruridir; tebligat, GSM'ye gönderilen SMS ve hükümlünün izin bitiminde kuruma müracaat edip etmediği araştırılmadan verilen karar eksik incelemeye dayanır ve tebliğ olmadan karar kesinleşmez.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: Covid-19 izniyle dışarıda olan hükümlünün yokluğunda verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılmasına karşı, tebliğ eksikliği ve hükümlünün karardan haberdar olmama ihtimaline binaen kuruma başvurup başvurmadığı savunmada öne çıkarılmalı; bu araştırma yapılmadan verilen iade kararı bozdurulabilir.