İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/1474 Karar: 2025/7891 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/1474 K.2025/7891

1. Ceza Dairesi 2025/1474 E. , 2025/7891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/3466 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'nın, eşi ve çocukları ile tel

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/1474 E. , 2025/7891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/3466 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'nın, eşi ve çocukları ile tel

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/1474 E. , 2025/7891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/3466 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'nın, eşi ve çocukları ile telefonla görüşme hakkının hangi saatlerde olduğunun bilinmemesi sebebiyle yapmış olduğu şikayet neticesinde, telefonla görüşme saat aralığının belirli olmasının gerekli ve zorunluluk teşkil ettiğinden bahisle haftalık telefon görüş saatinin kurumca somut ve makul bir şekilde belirlenmesine dair Ankara Batı 2. İnfaz Hâkimliğinin 03.04.2024 tarihli ve 2024/2749 Esas, 2024/2898 Karar sayılı kararını müteakip, hükümlünün telefon görüşmesinin her hafta perşembe günü saat 10: 00... :30 arasında belirleneceğine dair idare tarafından yapılan bildirimin hükümlüye tebliğ edilmesini takiben, hükümlünün örgün öğretim gören çocukları ile akşam 18:00 sularında görüşme yaptırılması gerektiğinden bahisle yapmış olduğu şikayetin kabulü ile hükümlünün telefonla görüşme hakkının 18:00-18:30 arasında belirlenmesine dair Ankara Batı 2. İnfaz Hâkimliğinin 22.04.2024 tarihli ve 2024/3266 Esas, 2024/3375 Karar sayılı kararına karşı Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2024 tarihli ve 2024/3466 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 94660652-105-06-24049-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve 2025/14594 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve 2025/14594 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlünün, eşi ve çocuklarıyla yapacağı telefonla görüşme hakkının 18:00-18:30 saatleri arasında belirlenmesine dair İnfaz Hâkimliğine yapmış olduğu şikayetin, hükümlünün eşi ve çocuklarının akşam 18:00 sularında evde olduklarının hükümlü tarafından beyan edildiği ve talebin makul ve olağan olduğu gerekçesiyle kabulü ile görüşmenin 18:00-18:30 arasında belirlenmesine karar verilmiş ise de, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 4. maddesinde, infaz hakimlerinin görevlerinin; "1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak..." olarak sayıldığı, aynı Kanun'un, İnfaz Hakimliğince şikayet üzerine verilen kararlar başlıklı 6/3. maddenin "İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir." şeklindeki ve, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin telefon ile görüşme başlıklı 74/1. maddesine göre; “Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.”, aynı Yönetmeliğin 74/2-e maddesine göre; “Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Ceza infaz kurumunda kalan hükümlülerin telefonla görüşme hakkının, görüşülebilecek kişiler yönünden, bu konuda idareye tanınan takdir yetkisi de dikkate alındığında, sınırlandırılmasının mümkün olduğu, ayrıca, hükümlülerin haberleşme hürriyeti hakkının sınırlanması, hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucu olduğu, infaz hâkimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine ilişkin olduğu, infaz hakimliğince yerindelik denetimi yapılamayacağı cihetle, infaz hâkimliği tarafından ceza infaz kurumu idaresi yerine geçerek karar verilemeyeceği gözetilmeden, hükümlünün örgün öğretim gören çocukları ile çocuklarının ders programına uygun gün ve saatin hangi zaman dilimi olduğu ceza infaz kurumu idaresi tarafından belirlendikten sonra, uygun gün ve saatlerin ne olabileceği konusunda araştırma ve değerlendirme yapmak üzere dosyanın idareye gönderilmesi yerine bu hususta idarenin yerine geçerek şikayetle ilgili esastan karar verilmeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 4 üncü maddesinde, infaz hakimlerinin görevleri, " Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak..." olarak sayılmıştır. 3. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun, İnfaz Hakimliğince şikayet üzerine verilen kararlar başlıklı 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasına göre, "İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir." 4. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin telefon ile görüşme başlıklı 74 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, “Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.” 5. Aynı Yönetmeliğin 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendine göre, “Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.” 6. Yasal mevzuata göre, hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatlerini belirleme konusunda idareye takdir hakkı tanındığı ancak takdir hakkı kullanılırken hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı dikkate alınmalı, takdir hakkının yerinde kullanılıp kullanılmadığı her somut olayda dosya kapsamına göre değerlendirilmelidir. 7. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 4 ve 6 ncı madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, İnfaz Hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun veya diğer mevzuat hükümleri ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenmesine ilişkin olduğu, İnfaz Hakimliğince hükümlü veya tutuklu tarafından yapılan şikayetin kabulü halinde cezaevi idaresi tarafından verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verilebilecektir, ancak idarenin yerine geçerek bir karar verilmesi mümkün değildir. 8. Somut olayda, hükümlünün, örgün öğretim gören çocukları ile çocuklarının ders programına uygun gün ve saatin hangi zaman dilimi olduğu ceza infaz kurumu idaresi tarafından belirlenerek görüşme yaptırılması gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmaksızın görüşme gün ve saatinin belirlenmesinin görüşme hakkını ortadan kaldıracak nitelikte olduğu kabul edilerek, hükümlünün şikayetinin kabulüne, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlünün telefonla görüşme gün ve saatleri konusunda yaptığı işlemin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi, ceza infaz kurumu idaresinin, kurumda bulunan telefon adedi, kurum asayiş ve güvenliği, diğer hükümlü ve tutukluların telefonla görüşme haklarını da dikkate almak suretiyle, hükümlünün, çocukları ile telefonla en uygun görüşme gün ve saatlerini belirlemesine imkan sağlamak amacıyla dosyanın ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermesi gerekirken, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde idarenin yerine geçerek telefon görüş saatinin, "hükümlünün belirtmiş olduğu, 18.00-18.30 saatleri arasında belirlenmesine" dair verdiği karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.05.2024 tarihli ve 2024/3466 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla