İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/2007 Karar: 2025/7453 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/2007 K.2025/7453

1. Ceza Dairesi 2025/2007 E. , 2025/7453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1210 E. 2024/1719 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık ... hakkında katılan ...'e

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/2007 E. , 2025/7453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1210 E. 2024/1719 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık ... hakkında katılan ...'e

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/2007 E. , 2025/7453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1210 E. 2024/1719 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan sanık ... müdafii tarafından aleyhe istinaf talebinde bulunulmuş olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince bu hükme yönelik karar verilmediği anlaşılmakla, zaman aşımı süresi içerisinde istinaf kanun yolu değerlendirmesinde bulunulabileceği mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında katılan ...'ye karşı kasten yaralama, sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan red kararı ve bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden; ilk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında maktule karşı kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suça yönelik sanık ... müdafiinin temyizinin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere suç vasfına yönelik katılanlar vekilince aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2024 tarihli ve 2024/94 Esas, 2024/173 Karar sayılı kararı ile; A. Sanık ... hakkında maktûle karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, B. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 29/1, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/1210 Esas, 2024/1719 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar ... ve ...vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, gerekçeye, sanık ...'in eyleminin de kasten öldürme olduğundan bahisle suç vasfına, B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmaya ve sınırın aşılmasına, olası kast ve bilinçli taksire, haksız tahrikin derecesine, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık ... tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıfının isabetli bir şekilde belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan maktulden sanık ...'e yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin ve indirimin doğru olarak belirlendiği, olayda meşru savunma, sınırın aşılması, olası kast ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık ... hakkında maktule karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümü yönünden: Suç vasfı ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, olayın oluş şekli, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, ani gelişen olayda sanığın maktule yönelik eylemini beden yoluyla gerçekleştirmesi ve sanığın eylemi nedeniyle meydana gelen yaralanmanın niteliği hususları birlikte değerlendirildiğinde suç vasfının kasten yaralama olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, suç vasfıyla sınırlı olarak incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten yaralama ve sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında ...'ye karşı kasten yaralama, sanık ... hakkında ...e karşı kasten yaralama suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından katılan sanık ... müdafiiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında maktule karşı kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından sanık ... müdafiiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/1210 Esas, 2024/1719 Karar sayılı kararında katılanlar ... ve ... vekili tarafından suç vasfına yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, D. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Gerekçe bölümünün (1.) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/1210 Esas, 2024/1719 Karar sayılı kararında katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Kardeşinin karıştığı bir kavgada dövülmesi üzerine olay yerine gelen sanık ... ve arkadaşları ile maktul ... ve arkadaşları arasında kavga başladığı, kavga sırasında sanığın maktul tarafından bıçakla ve ...... tarafından tabanca ile yaralandığı, saldırıdan kurtulmak amacıyla girdiği lokantanın içinde silahlı saldırının devam ettiği, ardından sanığın lokantadan aldığı bıçakla karşı grubu kovalamaya başladığı, kavga sırasında yere düşen maktulü bacağından bıçaklayarak ölümüne neden olduğu olayda sanığın öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda; 1. Sanık ile maktul arasında geçmişe yönelik bir husumet bulunmaması, olayın kardeşinin dövülmesi üzerine ani gelişen bir kavgada gerçekleşmesi, 2. Olayda kullanılan bıçağı sanığın yanında getirmemesi, kendini savunmak amacıyla lokantadan almış olması, 3. Sanığın olay sırasında bıçakla ve tabanca ile yaralanmış olması, 4. Sanığın yere düşmesi nedeniyle kendini savunamayacak durumda olan maktulün hayati bölgeleri yerine ısrarla bıçağı ayak bölgesine doğru saplaması, Hususları dikkate alındığında, istemesi halinde bıçağı maktulün vücudunun hayati bölgelerine vurabilecek olan sanığın ısrarla maktülün bacak bölgesini hedef alması karşısında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip olduğu kasta bakılmaksızın sadece fiilin öldürmeye elverişli olduğu ve verdiği zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanığın fiilinin, adam öldürme olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu ve sanığın maktulün hayati bölgelerine vurma imkanı olmasına rağmen çok sayıda darbeyle bacak bölgesine vurmaya devam etmesinin sadece sanığın yaralama kastının yoğunluğunu göstereceği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla