Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/2296 E. , 2025/6952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/974 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma, tehdit, hakaret, hükümlü veya t
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/2296 E. , 2025/6952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/974 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma, tehdit, hakaret, hükümlü veya tutuklunun kaçması, güveni kötüye kullanma ve kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak, kullanmak suçlarından Bursa 4. İnfaz Hâkimliğinin 04.01.2023 tarihli ve 2023/73 Esas, 2023/59 Karar sayılı içtima kararı ile 6 yıl 23... gün hapis cezasına hükümlü ...'in, bu cezasının infazı sırasında, daha önceden infaz etmiş olduğu İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2008 tarihli ve 2006/581 Esas, 2008/370 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin kamu davasının uyarlama yargılaması sonucunda düşürülmesi sebebiyle ceza infaz kurumunda fazladan geçirdiği sürenin halihazırda infaz ettiği cezasından mahsup edilmesi talebinin reddine dair Bandırma İnfaz Hâkimliğinin 31.05.2023 tarihli ve 2023/2209 Esas, 2023/2311 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair mercii Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 03.08.2023 tarihli ve 2023/974 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 94660652-105-10-20534-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve 2025/2296 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve 2025/2296 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; hükümlü müdafinin, hükümlünün daha önce infaz etmiş olduğu hapis cezasına ilişkin kamu davasının uzlaşma sebebiyle düşürülmesine karar verilmesi sebebiyle ceza infaz kurumunda fazladan geçirdiği sürenin halihazırda infaz ettiği cezasından mahsup edilmesine yönelik talebinin reddine dair Bandırma İnfaz Hâkimliğinin 31.05.2023 tarihli kararına yönelik itiraz üzerine, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 03.08.2023 tarihli kararı ile hükümlünün içtima kararına dahil olan ilamlarda mahsup şartlarını taşıyan ilam olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/7169 Esas, 2022/6034 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırmanın hem maddi hem şekli ceza hukukunu ilgilendirdiği, kesinleşen cezalar bakımından da uyarlama yargılaması yapılarak uzlaştırmanın sağlanması halinde düşme kararı verilebileceği, uzlaştırmanın mahiyeti gereği düşmesine karar verilen mahkumiyetlerin suç olmaktan çıkartılmadığı, uzlaştırma nedeniyle verilen kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararlar neticesinde mahsup kararı verilmesi halinde uzlaştırma kurumunun kötüye kullanılmasına yol açacağı ve yine bu hususa ilişkin olarak mevcut yasal düzenlemeler kapsamında açık bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, Kabule göre de, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun atıfta bulunduğu 6/4. maddesi uyarınca uygulanması gereken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan "(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki hükme aykırı olarak, itiraz konusunda bir karar verilmesi gerekirken, itirazın kabulü ile infaz hakimliğinin itiraz konusu kararının kaldırılması ile yetinilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir.. 3. Hükümlü hakkında uzlaştırma nedeniyle düşme kararı verilmesi, o suç nedeniyle infaz edilen sürenin bir başka mahkumiyet hükmü nedeniyle infazı gereken süreden mahsubuna imkan vermeyeceği, uyarlama yargılaması sonucu verilen düşme kararının kesinleşme tarihinin değil tutuklu kalınan suça yada infazı yapılan ımahkumiyet hükmünün kesinleşme tarihinin esas alınarak, mahsup şartlarının değerlendirilmesi gerektiği kural olarak kabul edilmektedir. 4. Somut olayda, İnfaz hakimliğince nitelikli güveni kötüye kullanma suçundan hükümlü hakkında uzlaştırma nedeniyle düşme kararı verilmesi, o suç nedeniyle infaz edilen sürenin bir başka mahkumiyet hükmü nedeniyle infazı gereken süreden mahsubuna imkan vermeyeceği, gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, kararın kesinleşme tarihi ile infaza konu mahkumiyet hükümlerine ait suçların işlendiği tarihler dikkate alındığında mahsup şartlarının oluşmadığı ve İnfaz hakimliğince talebin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilerek itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi ayrıca itirazın kabulüne karar verilmesine rağmen 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun atıfta bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan "(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, hükümlünün şikayeti konusunda da bir karar verilmesi gerekirken, infaz hakimliğinin kararının kaldırılması ile yetinilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.08.2023 tarihli ve 2023/974 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İçtima ile hapis cezası infaz edilen hükümlünün, daha önce uzlaştırma nedeniyle düşürülen bir cezada infaz kurumunda fazladan geçirdiği sürenin güncel cezasından mahsubu talebi infaz hâkimliğince reddedilmiş; ağır ceza mahkemesi itirazı kabul ederek ret kararını kaldırmakla yetinmiştir.
Hukuki İlke: Uzlaştırma nedeniyle verilen düşme kararı, o suç için infaz edilen sürenin başka bir mahkûmiyetten mahsubuna imkân vermez; mahsupta düşme kararının kesinleşme tarihi değil, ilgili suçların işlenme tarihleri esas alınır. Ayrıca CMK 271/2 uyarınca itirazı kabul eden merci, itiraz konusu hakkında da esasa ilişkin karar vermelidir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: Uzlaştırmayla düşen cezada fazla yatılan süre başka cezadan mahsup edilemez; itiraz kabul edildiğinde merci yalnızca kararı kaldırmakla yetinemez, esas hakkında da karar vermelidir (CMK 271/2).