Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/2304 E. , 2025/4306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1564 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına b
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/2304 E. , 2025/4306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1564 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçundan Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2018 tarihli ve 2018/66 Esas, 2018/299 Karar sayılı kararı ile 8 yıl 4 ay hapis cezasına hükümlü ...'ün, bu cezasının açık ceza infaz kurumunda infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un Geçici 9/5. maddesi gereğince Covid-19 iznine ayrılmasını takiben, 5275 sayılı Kanun'un Geçici 10/2. maddesi gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Balıkesir İnfaz Hâkimliğinin 27.07.2023 tarihli ve 2023/5283 Esas, 2023/5294 Karar sayılı kararını müteakip, hükümlünün anılan kararın tebliğine rağmen yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle açık ceza infaz kurumuna iade edilmesine ilişkin Balıkesir İnfaz Hâkimliğinin 16.10.2023 tarihli ve 2023/7098 Esas, 2023/7079 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2023 tarihli ve 2023/1564 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2025 tarihli ve 94660652-105-10-24852-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve 2025/35554 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve 2025/35554 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Balıkesir İnfaz Hâkimliğinin 27.07.2023 tarihli kararı ile Covid-19 izninde olan hükümlü hakkında, 5275 sayılı Kanun'un 105/A ve geçici 10/2. maddeleri gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair gıyabında karar verildiği, anılan kararın tebliğ yapıldığına dair dosyada herhangi bir evrak bulunmadığı, hükümlünün yasal süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle açık ceza infaz kurumuna iade edilmesine karar verildiği cihetle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un Geçici 10. (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.) maddesinde bulunan, ''..(1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. (2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilecek hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulur..'' şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un Geçici 9/5. (Ek:14/4/2020-7242/53 md.) maddesinde bulunan, ''..Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır..'' şeklindeki düzenleme, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinde bulunan 17.07.2023 tarihli, ''..Haklarında ilgili infaz hâkimliğince denetimli serbestlik kararı verilen hükümlülere gönderilen SMS ve linkte belirtilen sorgulama ekranında “Sayın: İsim-Soyisim hakkınızda infaz hakimliği tarafından denetimli serbestlik kararı verilmiş olup ceza infaz kurumuna dönmeyerek 5 gün içerisinde, kimliğinizi ispata yarayan bir belge il..Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmeniz gerekmektedir.” ibaresi bulunanların 5 gün içerisinde ikametinin bulunduğu yer veya SMS/sorgulama ekranında belirtilen yer denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Kişiler, haklarında infaz hâkimliğince verilen denetimli serbestlik kararına https://vatandas.Uyap. gov.tr/main/vatandas/giris.jsp adresinden dosya sorgulama işlemi yaparak erişim sağlayabilirler.Yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmeyenler hakkında, açık ceza infaz kurumuna gönderilme kararı verilebilecektir..'' şeklindeki duyuru bir bütün halinde değerlendirildiğinde, 5275 sayılı Kanun'un Geçici 9/5. maddesi gereğince, Covid-19 izninde bulunan, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, anılan Kanun'un 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve anılan Kanun'un 106. madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlülerin anılan Kanun'un Geçici 10/1. maddesinde bulunan düzenleme uyarınca 01.08.2023-15.08.2023 tarihleri arasında infaz işlemlerinin yürütüldüğü ceza infaz kurumuna dönmek zorunda olduğu, Ancak, 5275 sayılı Kanun'un Geçici 10/1. maddesine istisna getiren anılan Kanun'un Geçici 10/2. maddesi gereğince 31.07.2023 tarihi itibarıyla anılan Kanun'un Geçici 9/5. maddesi uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, infaz hakimi tarafından karar verilen hükümlülerin, infaz kurumuna dönüp dönmeyeceği, infaz hâkimliği tarafından verilen kararın tebliğ edilip edilmeyeceğinin inceleme konusunu oluşturduğu, 5275 sayılı Kanun'un 105/A-6. maddesinde bulunan, ''..Hükümlünün; a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi..,hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir..'' şeklindeki düzenleme değerlendirildiğinde, Balıkesir İnfaz Hâkimliğinin 27.07.2023 tarihli kararı ile hükümlünün açık ceza infaz kurumunda infazı devam ediyorken denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle statü değişikliğine uğradığı, hükümlünün kendisine sorumluluk yükleyecek kararları hukuki olarak bilme hakkı olduğu, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi hükümleri uygulanarak verilen kararların hükümlülere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebliğ edilmesini takiben ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuru yapmasının beklenilmesi gerektiği, anılan kararın hükümlünün mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Teblihat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiğinden usulsüz olduğu, hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, itirazın anılan sebepler yönünden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 7242 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası; (5) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır. 3. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; (1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. (2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik akararı verilecek hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulur. Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Hükümlünün, 8 yıl 4 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.07.2023 tarihli ve 2020/9987 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 03.11.2020 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı ve 5275 sayılı Kanun'un Geçici 9 uncu maddesi gereğince Covid-19 iznine çıkartıldığı, şartla tahliye tarihi 24.07.2026 olan hükümlü hakkında izinde bulunduğu sırada İnfaz Hakimliğinin 27.07.2023 tarihli ve 2023/5283 Esas, 2023/5294 Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca kalan cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanarak infazına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. 7201 sayılı Kanun'un "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve fıkralarına göre; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11.1.2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." Şeklinde düzenlenmiştir. 6. 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği öncelikle, hükümlünün bilinen en son adresi esas alınarak kararın tebliği yoluna gidilmesi, 7201 sayılı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca bu adrese tebligat çıkarılıp söz konusu tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresi esas alınarak tebliği yoluna gidilmesi gerekmektedir. 7. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir. 8. İnfaz Hakimliğince şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilen hükümlünün, izin bitim tarihinde infaz işlemlerinin devam ettiği infaz kurumuna dönme zorunluluğu olduğunu ve 05.10.2023 tarihinde denetimli serbestlik kararının hükümlüye tebliğ edilmesine rağmen hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmedeği kabul edilerek hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılarak açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, hükümlünün yokluğunda verilen denetimli serbestlik kararının, hükümlünün izne ayrılırken bildirdiği bilinen son adresi esas alınarak tebliğe çıkartılması, adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması durumunda, tebligata “tebligat çıkartılan adresin, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı olan adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda iade edilmeyerek 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu adrese yapılması gerektiğine” ilişkin şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken, hükümlünün izne ayrılırken bildirdiği bilinen son adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “mernis adresi” şerhi düşülerek çıkarılan tebligat usûlüne uygun olmadığından, geçerli kabul edilemeyeceği gibi hükümlü yapılan bu tebligattan bilgisi olmadığını eşi ile aralarında boşanma davası olduğunu, bu nedenle tebligatı kendisine bildirmemiş olabileceğini ileri sürdüğünden, gösterdiği mazeretin geçerli ve kabul edilebilir nitelikte olup olmadığı konusunda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın, UYAP sisteminde kayıtlı GSM numarasına cezasının infaz durumu ile ilgili SMS gönderilip gönderilmediği, gönderildi ise hangi tarihte gönderildiği ve gönderilen mesajın içeriğinin ne olduğu araştırılıp, denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmaksızın ayrıca izin belgesi getirtilip incelenmeksizin eksik inceleme sonucu verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.11.2023 tarihli ve 2023/1564 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.