Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/232 E. , 2025/3898 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/467 E., 2023/49 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça azmettirme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay bozması üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/232 E. , 2025/3898 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/467 E., 2023/49 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça azmettirme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay bozması üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, verilen hükmün direnme niteliğinde olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; 1.HUKUKİ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.102018 tarihli ve 2015/146 Esas, 2018/312 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında tasarlayarak kasten öldürme, sanık ... hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçuna azmettirme eyleminden açılan kamu davalarında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği sanıkların beraatine dair kararlara yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2019/262 Esas, 2019/943 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi esastan reddine karar verilmiştir. 2.Hükümlerin katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.10.2022 tarihli ve 2022/1979 Esas, 2022/7573 Karar sayılı kararı ile "sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı suçların sabit olduğu, mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği" belirtilerek bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3.İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/467 Esas, 2023/49 Karar sayılı kararı ile özetle "her ne kadar mahkememizin 1.celsesinde Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre mahkememizin 26.10.2018 tarihli kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi gereğince direnilmesine" karar verilerek sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme ve bu suça azmettirme eylemlerinden mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. 4.Direnme kararının katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 12.12.2023 tarihli ve 2023/4922 Esas, 2023/7766 Karar sayılı ilamı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.11.2024 tarihli ve 2024/1-11 Esas, 2024/354 Karar sayılı kararı ile özetle "yerel mahkemenin Yargıtay bozma ilamına uyması sonrasında verdiği kararın direnme niteliğinde olmadığı, verilen yeni hükmün özel dairece incelenmesi gerektiği" belirtilerek dosyanın Yargıtay 1. Ceza Dairesi'ne gönderildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanıkların üzerlerine atılı suçların sabit olduğuna, mahkumiyetlerine yeterli delil bulunduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Maktul ... ile sanıklardan ... arasında yasa dışı bahis işinden kaynaklanan alacak verecek meselesi bulunduğu, bu anlaşmazlığın husumete dönüştüğü, bu hususların sanık ve maktulün çevresi tarafından da bilindiği, olay öncesinde telefonda tartıştıkları, karşılıklı birbirlerine haber gönderdikleri, olay günü maktul ile arkadaşları ... ve ....'nın araç içinde oturdukları sırada çöp topladığı görünümü veren şahsın aracın camına şişe attığı, araç içindekilerin tepki göstermesi ile şahsın araca yöneldiği, araç içinde doğrudan maktulü hedef alarak birden fazla el ateş ettiği, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı vertebra, maksilla, burun ve kot kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü anlaşılmıştır. 2....'ın 07.09.2014 tarihinde araç içinde arkadaşları ... ve .... ile oturduğu sırada silahlı saldırı neticesi öldüğü olayda; Olay tanığı ...'ın teşhis tutanağından da anlaşılacağı üzere eylemi gerçekleştirenin sanık ... olduğunun kesin ve net olarak teşhis edilmesi, ...'ın diğer sanık ...'nin amcasının damadı olup, sanık ... ile maktül arasında bir tanışıklık veya husumet bulunmaması, mağdur ....'nın olay günü alınan beyanında "benim kimseyle husumetim yoktur. Olayın ...'a yönelik olduğunu düşünüyorum. ...'ın bildiğim kadarıyla alacak verecekten dolayı ...'ye çalışan olan ... ile telefonla konuşurken ağır küfürler ettiğini duydum. Hatta bu küfürler çok ağırdı. Benim bildiğim kadarıyla ... iddia bayii açtığında ... ..., ...'a para yardımı yaparak dükkanı açmasını sağlamış, ancak ...'ın borcunu ödememesinden dolayı küfürleşmelerin olduğunu birbirlerini tehdit ettiklerini bizzat duydum" şeklinde beyanda bulunması, Maktulün kardeşi ...'ın "Abisi ... ile sanık ... arasında para meselesi nedeniyle tartışma olduğunu olaydan bir ay önce abisi ...'ın para istemesi üzerine şüpheli ...'ın haraç mı istiyorsun dediğini, abisinin ben hakkımı istiyorum dediğini, ...'ın da "ben kese kağıdı içinde çöpçü ile göndereceğim merak etme sabret." şeklinde sözlerle tehdit eder şeklinde konuştuğunu iddia etmesi, Olaydan onbeş gün önce de ...'ın gelerek maktule "...'nin yanındaki gözlüklü (...) sana atacakmış duydun mu?" dediğini, abisi ...'ın da "duymadım" dediğinde şaka maksatlı "o bana atsın sonra ben de ona atarım" dediğini bu konuşma sırasında yanlarında başka kimsenin olmadığını, ...'ın abisinin arkadaşı olduğu şeklindeki beyanı, ...'ın bu iddialarının ... tarafından kısmen doğrulanması, ancak ...'ın bu hususu şaka maksatlı söylediğini beyan etmesi, Sanık ... ile maktül arasında yasa dışı bahis oynatma kaynaklı bir borç ilişkisi sebebiyle husumet bulunduğu, yine tanık anlatımları dikkate alındığında ... ile maktul arasında telefon irtibatının, telefonda küfürleşmelerin yaşandığının sabit olduğu, sanıklar ... ile ...'ın olaydan bir gün önce aynı baz istasyonundan hizmet aldıkları, ...'ın olay günü 05.55 den itibaren, ...'ın olaydan bir gün önce 19.27 den itibaren telefon kullanmadığı, ikisinin telefonunun da olaydan 3 gün sonra 10.09.2014 tarihinde tekrar kullanılmaya başlandığının tespit edilmesi, katılan, tanık beyanları, teşhis, oluş ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Aralarındaki alacak verecek meselesi nedeniyle sanık ...'ın azmettirmesi sonucu diğer sanık ...'ın maktulü ateşli silah saldırısı sonucu öldürdüğü, üzerlerine atılı suçlamaların sabit olduğu, sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunmaları ile tanıkların kovuşturma aşamasında değişen beyanlarına itibar edilerek, bu konuda yapılan bozmaya uyulmasına rağmen sanıkların mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı bentte açıklanan "bozma ilamına uyulmasına rağmen, gereği yapılmayarak sanıkların mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi" nedeniyle katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve 2022/467 Esas, 2023/49 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.