Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/2508 E. , 2025/3849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/135 E., 2024/443 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yara
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/2508 E. , 2025/3849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/135 E., 2024/443 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2023/135 Esas, 2024/443 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 62, 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 13.06.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.04.2025 tarihli ve 2024/19450 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/47256 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının onaylı sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/47256 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1) 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde yer alan, 'Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.' şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Sanığın mahkûmiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanunu'nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmakla sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 2) Yargılama sırasında sanığın, tartışma yaşadıkları diğer sanık ...'in bulundukları galerinin camına vurduğunu, kendisinin de o sırada kafasını hızla çevirdiğinden başındaki kesinin oluşmuş olabileceğini ifade etmesi, diğer sanık ... ve tanık ...'ın da benzer ve sanığı doğrular şekilde beyanda bulunması karşısında, sanığın atılı kasten yaralama suçunu silahla gerçekleştirmediği ve bu halde eylemin şikayete tabi olduğu cihetle, sanıkların karşılıklı olarak birbirlerinden şikayetçi de olmadıkları nazara alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, 3) Sanıkların karşılıklı olarak tartışmaya başladıkları ve birbirlerini yaraladıkları şeklindeki Mahkemenin kabulü ve gerekçede olayları ilk kimin başlattığına ilişkin herhangi bir tespite yer verilmemesi karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca indirim yapılması yerine, fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" başlıklı 73. maddesinin ilgili bölümleri; "(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. ... (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez." şeklinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi ise; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,..." şeklindeki düzenlenmeyi haizdir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında kasten suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılama aşamasında alınan adlî muayene raporuna göre mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde hafif nitelikte olduğu, hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığının kabul edildiği, mağdurun duruşmada 25.01.2024 tarihli duruşmada şikâyetten vazgeçtiği anlaşılmıştır. 3. Aşamalarda suçlamayı kabul etmeyen hükümlünün soruşturma aşamasında kolluk tarafından alınan savunmasında özetle; mağdur ile karşılıklı tartıştıklarını, darp eylemi olmadığını, mağdurun yanındaki kişinin eline aldığı cisimleri fırlattığını, bir kısmının kendisine bir kısmının da mağdurun kafasına isabet ettiğini bildirdiği, mağdurun kollukta hükümlünün demir heykeli kendisine fırlattığını bildirdiği ancak yargılama aşamasında darp olmadığını beyan edip çelişkinin giderilemediği, tanık ...'ın kollukta mağdur ile hükümlünün karşılıklı olarak birbirlerini darp edip, masa üzerindeki eşyaları birbirlerinin üzerine fırlattıklarını bildirdiği ancak yargılama aşamasında ortalığın karıştığını, kimin kime vurduğunu görmediğini beyan ettiği, mağdurun kardeşi ...'in kollukta mağdur ve hükümlünün birbirlerine vurduklarını görmediklerini beyan ettiği belirlenmiştir. 4. Dosya kapsamına göre tarafların aşamalardaki kısmen çelişkili beyanlarına göre; hükümlünün mağdura yönelik eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirdiği iddiasının şüpheli kaldığı ve hükümlünün bu haliyle eylemine uyan suçun, şikâyete tabi olması ve mağdurun şikâyetçi olmaması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan cezalandırılmasına karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 5. Bununla birlikte, kanun yararına bozma sebebine göre diğer kanun yararına bozma talepleri bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2023/135 Esas, 2024/443 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73/4. maddesi delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği şikâyetten vazgeçme nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.