İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/3058 Karar: 2025/7581 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/3058 K.2025/7581

1. Ceza Dairesi 2025/3058 E. , 2025/7581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1273 E., 2024/1735 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, 29.10.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/3058 E. , 2025/7581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1273 E., 2024/1735 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, 29.10.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/3058 E. , 2025/7581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1273 E., 2024/1735 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, 29.10.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.11.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir. Her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek suça sürüklenen çocuk ... müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de suça sürüklenen çocuk ... müdafiince süresinde temyiz isteminde bulunulmadığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararında "... kural olarak müdafii ile takip edilen işlerde kanun yollarına başvuruda bulunmak müdafiinin görevi kapsamında olduğu tartışmasız ise de; sadece müdafie tebliğ veya tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40/2 nci maddesi gereğince kusursuz sayılacağı, müdafinin süresi içinde temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle hak kaybına uğraması, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı ile bağdaşmayacağı da dikkate alındığında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince verilen 27.12.2021 tarihli ve 244-1662 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, kamu davasının asli bir süjesi ve tarafı, diğer bir anlatımla cezanın sorumlusu olan sanığa, ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinin... ;" şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli eksikliği giderme yazıları akabinde suça sürüklenen çocuk ...'e gerekçeli kararın 07.03.2025 tarihinde tebliği üzerine, suça sürüklenen çocuk ...'in süresi içerisinde temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/857 Esas, 2021/2355 Karar sayılı kararının katılan vekili ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2022/12996 Esas, 2024/2837 Karar sayılı kararı ile özetle; suça sürüklenen çocuk ... hakkında iştirakin derecesinde yanılgıya düşülmesi, suça sürüklenen çocuklar hakkında temel cezanın neticeye etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini ve kabule göre de suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 38/2. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/1273 Esas, 2024/1735 Karar sayılı kararı ile; a. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 31/3, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca erteli 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl 9 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesine, b. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29/1, 31/3, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca erteli 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl 1 ay denetim süresi belirlenmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; Yargıtay bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğine, eksik ceza tayin edildiğine ve eksik inceleme ile karar verildiğine, 2. Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz sebepleri özetle; atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, 3. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, iştirak hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan hüküm kurulması, haksız tahrik ile takdiri indirimin en üst hadden uygulanması ve suça sürüklenen çocuk lehine diğer yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 1.Olay günü suça sürüklenen çocuk ... ile katılan arasında telefonda kız meselesi nedeniyle yaşanan ve ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği saptanamayan tartışma akabinde tarafların konuşmak üzere Boztepe'de bir parkta buluştukları, yine aynı sebeple yaşadıkları tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk ... ile katılanın birbirlerini itekledikleri, bu esnada ...'ın kavga çıkabileceğini öngörerek kendisi yanında yer alması için olay yerine çağırdığı suça sürüklenen çocuk ...'in olay yerine hazırlıklı gelerek, silahtan sayılan sopa ile doğrudan katılanın kafasına bir kez vurduğu ve katılanı hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığına ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlerine uyan suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği, katılan ile suça sürüklenen çocuk ... arasında yaşanan tartışma ve kavga olayında ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi karşısında, suça sürüklenen çocuk ... lehine asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik görülmediği, suça sürüklenen çocuk ... hakkında takdiri indirimin en üst hadden uygulandığı ve suça sürüklenen çocuk ... lehine uygulanabilecek başkaca lehe yasa hükmünün bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekili, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Bozma ilamına uyulduğu halde, katılanın hem kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralandığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen suça sürüklenen çocuklar hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak aynı Kanun'un 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken neticeye etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, bozma ilamını etkisiz kılacak şekilde temel cezaların 1 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, 29.10.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.11.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Verilen Hükümlere İlişkin Katılan Vekili, Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafii ve Suça Sürüklenen Çocuk ...'in Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklandığı üzere suça sürüklenen çocuklar hakkında temel cezaların neticeye etkili olacak şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/1273 Esas, 2024/1735 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla