Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/3100 E. , 2025/8284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3047 E. 2025/394 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması 1.Sanık hakkında h
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/3100 E. , 2025/8284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3047 E. 2025/394 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması 1.Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279/1-b bendi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, inceleme dışı bırakılmıştır. 2.Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 3. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2024 tarihli ve 2023/314 Esas, 2024/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 36. maddesi delaletiyle 86/1-3-e-f, 87/1-c-d, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2024/3047 Esas, 2025/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii, katılan vekili, katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1- (a) bendi uyarınca katılan Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin değerlendirilmesinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç vasfının hatalı değerlendirildiğine, haksız tahrike, ceza miktarına ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. 2.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağına ve sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılarak yargılamanın birlikte yapılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca gönüllü vazgeçme hükmü uygulanarak eyleminin o ana kadar tamamlanmış kısmı olan nitelikli kasten yaralama suçundan hüküm kurulmasına isabetsizlik olmadığı, suç vasfının isabetli olarak değerlendirildiği, haksız tahrik indirimi uygulanmasının isabetli olduğu, sonuç ceza miktarı itibariyle lehe olan hükümlerin uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.a.Katılan hakkında 22.04.2024 tarihli İzmir Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen adli raporda; "Yapılan muayenede; sağ omuzda sola göre hafif düşüklük?, sağ omuz hareketlerinde sağ omuza göre kısıtlılık olduğu, sağ el 4. Parmak PIF yaklaşık -25 ekstansiyonda olduğu, diğer parmak eklem hareket açıklıklarının normal olduğu, kas gücü 5 olarak bulgulanmıştır." belirtildiği, katılanın Mahkeme aşamasında 01.02.2024 tarihli celsede alınan beyanında omuzunda ve elinde hasar kaldığını beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafilerinin ilgili yerlerden temini ile birlikte, Adli Tıp Kurumundan katılanda kaç adet yaralanma bulunduğu, yaraların niteliği, ayrı ayrı hayati tehlike oluşturup oluşturmadığı, katılanın yaralanmasının duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine ve/veya iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olup olmadığı hususlarında duraksamaya yer vermeyecek ve 5237 sayılı Kanun'un 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde kesin adli raporunun aldırılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de ; b.Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ile katılanın suç tarihinden önce tanıştıkları, görüşmeye başladıkları, olay günü sanığın evinde buluştukları, sanığın katılana evlenmek istediğini ve birlikte olmak istediğini söylediği ancak katılanın kabul etmemesi üzerine sanığın olay yerinde bulunan bıçakla katılanın boynun sağ ve sol yanından kestiği, sonra kollarına bıçak ile vurmaya başladığı "seni öldüreceğimi sanmıyordum ama bunu uzun süredir planlıyordum, şimdi şah damarını kestim, öleceksin bekliyorum "dediği, katılanın yere düşüp kaldığı, sanığın bu kez bacaklarına doğru bıçakla vurmaya başladığı, " hadi öl" dediği, sigara yakıp içmeye başladığı, bu sırada katılana da sigara içirdiği, katılanın öleceğini düşünerek " son kez oğlumla görüşeyim, lütfen oğlumu ara" demesi üzerine sanığın katılanın telefonundan katılanın oğlunu aradığı, yerini söylemeden konuşmasını istediği, katılanın oğluna " ölüyorum hakkını helal et" dediği, daha sonra ailesi ile konuşmak istediğini söylemesi üzerine bu kez katılanın babasını aradığı, katılanın babasına bıçaklandığını, ölmekte olduğunu, oğluna iyi bakmalarını, kendisini de kurtarmalarını istediği, sanık "yeter bu kadar" diyerek telefonu kapattığı, kısa bir süre beklediği, katılana "ölmedin or..pu, dokuz canlısın, ambulansı arayıp gidip teslim olacağım" dediği, sanığın katılanı yaralanmasının ardından uzun bir süre geçtikten sonra katılanın yalvarmaları sonrasında eyleminden gönüllü olarak vazgeçerek 112 acil hattını aradığı, sanığın eyleminin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturmasına rağmen 112 acil servisini arayarak yardım çağırmak suretiyle eylemine kendi istediği ile son vererek 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükmü uyarınca eyleminin o ona kadar tamamlanmış kısmı olan kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılan olayda; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesine Canavarca hisle şeklinde (f) bendi eklenmiş ve canavarca hisle işlenen kasten yaralama suçunda verilecek cezanın bir kat artırılacağı hüküm altına alınarak madde gerekçesinde; “Maddeyle, Türk Ceza Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü maddesine yeni bir bent eklemek suretiyle, suçla etkin mücadele edilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla kasten yaralama suçunun canavarca his saiki ile (örneğin; yüze kezzap atmak suretiyle) işlenmesi, suçun nitelikli halleri arasına alınmaktadır." hususu belirtilmiştir. Madde metni, gerekçesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2023 tarihli ve 2023/1-244 Esas, 2023/378 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere canavarca hisle yaralamanın, sırf yaralamış olmak için, yaralananın acı çekmesinden zevk duymak için veya silahın tesir alanını kontrol etmek için yaralama gibi iç güdüsel tatmin amacıyla gerçekleştirilen eylemlerde veya sanığın, toplumun ortak bilinci, duygusu ve ortak vicdanının hiçbir zaman onaylamayacağı gayriinsani bir güdüyle, son derece yakıcı ve aşındırıcı özelliği olan ve halk arasında kezzap olarak bilinen nitrik asit gibi bir araçla gerçekleştirildiğinde söz konusu olacağı, temyize konu olayda buna benzer bir durumun bulunmadığı, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 86/3. maddesinin "e" bendinin uygulanması yeterliyken, yanılgılı değerlendirme ile aynı maddenin "f" bendi uyarınca hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. c.Sanığın eylemi sonucu katılanın İzmir Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 22.04.2024 tarihli raporunda belirtildiği üzere boynun sağ ve sol bölgesi, sağ omuz, sırt, sol uyluk, sağ el ve sol el bölgelerinden 8 bıçak darbesi ile yaralandığı, katılandaki yaralanmaların %20 den fazla kan kaybına neden olduğu ve hayati tehlike geçirdiği, yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, boynundaki yaralanmalarının yüzde sabit iz niteliğinde olduğu olayda; sanık hakkında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki ve aynı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak temel cezaya hükmedilirken neticeye etkili olacak şekilde üst sınıra yakın bir ceza belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1.Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b bendi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2024/3047 Esas, 2025/394 Karar sayılı kararının eksik inceleme, kasten yaralama suçunun nitelikli hallerinin hatalı uygulanması ve temel ceza tayini yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.