Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/3273 E. , 2025/6788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/505 E., 2024/1401 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkem
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/3273 E. , 2025/6788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/505 E., 2024/1401 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmedilen cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün niteliği gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükmün suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, katılan Bakanlık vekilinin anılan hükmü "suç vasfına" ilişkin temyiz ettiği anlaşılmakla, "suç vasfı ile sınırlı olarak" temyiz kanun yoluna tabi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2022/354 Esas, 2023/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/505 Esas, 2024/1401 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili, Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ile sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında mağdura yönelik 5237 sayılı Kanun'un 84/4. maddesi delaletiyle 82/1-d-e, 35. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Suç vasfı ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu ve eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A.Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden Sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmedilen cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereği temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin katılan Bakanlık vekilinin suç vasfına yönelen temyiz istemi yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/505 Esas, 2024/1401 Karar sayılı kararının kesin nitelikte olması ve katılan Bakanlık vekilinin suç vasfına yönelik temyiz sebebi ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda hukuka aykırılık görülmemesi nedeniyle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bartın 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY YAZISI Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Mağdur ile sanığın baba kız oldukları mağdurun olay günü telefonda başka erkeklerle konuştuğunu öğrenen sanığın mağduru darp etmeye başladığı ve balkonu göstererek "ya buradan kendini atlarsın ya da seni tüfekle ben öldürürüm" dediği, korkuya kapılan mağdurun atlamak için balkona yöneldiği sırada sanığın mağdurun kolundan tutarak bu kadar kolay ölemezsin diyerek mağduru geri çektiği ve darp etmeye devam ettiği, seslere uyanan mağdurun erkek kardeşlerinin de gelerek mağdura şiddet uyguladıkları mağdurun ellerinden kurtulup kendisini bir odaya kapattığı sanığın ve oğullarının kapıyı zorlayarak içeriye girmeye çalıştıkları, sanığın oğullarına seslenerek "tüfeğimi getirin öldüreyim onu" dediğini duyan mağdurun çaresiz bir şekilde odanın penceresinden atlamak zorunda kaldığı sübut bulmuştur. Her ne kadar Sayın çoğunluk sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna hükmetmiş ise de bu görüşe katılmıyoruz. Şöyle ki; sanık olaydan önce mağdura şiddet uygulamış ve atlamaması halinde onu öldüreceğini açıkça dile getirmiştir. Mağdurun hemen atlamak için balkona yönelmesi sanığın bu tehdidinin mağdur üzerindeki etkisinin ne kadar ciddi olduğunu göstermektedir. Sanık mağdurun kolundan tutarak engel olduğunda bile öyle kolay ölemeyeceğini belirttiği ve darp etmeye devam ettiği, öldürmeden önce eziyet etme niyetini ortaya koyduğu, mağdurun ölüm korkusu ile kendini odaya kilitlediğinde dahi sanığın bir yandan kapıyı zorlarken bir yandan da mağduru öldürmek için tüfeğini istemek suretiyle kastını devam ettirdiği, tüm bu saldırı ve tehditlerin yaşı küçük mağdurda yarattığı korku ve endişe ve kaçacak başka bir yer olmayışı nedeniyle mağdurun son çare olarak pencereden atlamak zorunda kaldığı, sanığın darp ve tehditleri ve öldürmeye yönelik ciddi hareketleri sonucunda mağdurun atlamaya mecbur bırakıldığı eylemin bu haliyle TCK 84/4 maddesine uyan suçu oluşturduğu, bu nedenle sanığın bu madde delaletiyle TCK 82/1-e,d ve 35 maddeleri gereğince cezalandırılması ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.