Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/393 E. , 2025/3634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1638 E., 2024/3080 K. SUÇLAR : Kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 17.10.2024 tarihli
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/393 E. , 2025/3634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1638 E., 2024/3080 K. SUÇLAR : Kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 17.10.2024 tarihli ve 2024/1638 Esas, 2024/3080 Karar sayılı kararlarının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2022/519 Esas, 2024/95 Karar sayılı kararları ile mağdurlara karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 kez 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararların, Cumhuriyet savcısı(aleyhe) ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/1638 Esas, 2024/3080 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında verilen sonuç cezalarının 6 ay 22 gün hapis cezası olarak belirlenmesine ve hüküm fıkralarına "İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/312 Esas, 2018/194 Karar sayılı kararı uyarınca sanığın mükerrir olduğu görülmekle, TCK'nun 58/6-7. maddesi uyarınca sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine dair kararlar verildiği anlaşılmakla, bu kararlara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık hakkında, mağdurlara basit kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından, yerel mahkeme olan İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesince TCK 86/2, 86/3-e, 35/2, 29, 62/1. maddeleri uyarınca 3 kez 7 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmiştir. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, sanık hakkında TCK 86/2, 86/3-e, 35/2, 29, 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezalarına, sanığın sabıkası ve aleyhe istinaf olması nedeniyle hakkında, TCK 58/6. maddesi gereğince “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar vererek, “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” karar vermiştir. Kararın temyizi üzerine, sayın dairemiz çoğunluğu bu kararı, temyizen incelemeyerek, CMK 286/2-d. maddesi gereğince reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe istinaf üzerine, TCK 58. maddesi gereğince ilk defa “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, aşağıdaki gerekçelerle çoğunluk kararına muhalifim. İlk derece mahkemesince verilen kesin bir hükme, aleyhe istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf(BAM)’si tarafından TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmiş ise, bu durumda bölge adliye mahkemesinin kararı, temyize konu teşkil edebilecek midir? Mükerrirlere özgü infaz rejimi TCK 58. maddesi bir güvenlik tedbiri olarak kanunda yazılı olmasına rağmen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.05.2012 tarih, 2012/364 Esas ve 2012/180 sayılı kararında, yeni 5237 sayılı TCK da, tekerrür güvenlik tedbirleri içinde sayılmasına rağmen, “TCK 58. maddesinde belirtilen tekerrürü maddi ceza hukukuna ilişkin görmüş ve mahkeme kararında mutlaka mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanacağının belirtilmesi gerektiğini, belirtilmemesi halinde bunun kazanılmış hakka konu teşkil edeceğini” belirtmiştir. Kesin kararın aleyhe istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesinin TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilk defa karar vermesi durumunda, kesin hüküm mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanarak, temyizi kabil hale gelecektir. Yargıtay CGK’nun 30.11.2010 tarih, 2010/5-237 Esas ve 2010/242 sayılı kararı uyarınca, miktar itibariyle kesin nitelikte adli para cezası hükmedildiği halde, sanık hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirliğe özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi halinde verilen hüküm kesin olmayıp, temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Temyiz için geçerli olan bu husus, İstinaflar yürürlüğe girdiği nedenle şu an BAM’lar için de aynen geçerlidir. Yine Yargıtay CGK’nun 04.10.2023 tarih, 2023/347 Esas ve 2023/500 sayılı kararı uyarınca, “İlk derece mahkemesince verilen hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede TCK 58. maddesi eklenmek suretiyle “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” ilişkin verilen kararın temyizinin mümkün olduğuna” dair karar verilmiştir. Bu Ceza Genel Kurul kararı ile birlikte, yerel mahkemece 5 yıl veya 5 yılın altında hapis cezası verilmesi durumunda, aleyhe istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk defa TCK 58. maddesini ekleyerek, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair karar vererek, “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” karar vermesi durumunda, bu karar kesin olmayacak, temyizi kabil olacaktır. Örneğin-1; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık açılan kamu davasında 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından aleyhe istinafa başvurulması üzerine, istinaf(BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan reddine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejimini uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge Adliye Mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-2; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında açılan kamu davasında 4 yıl hapis cezası ve TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “Birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından aleyhe istinafa başvurulması üzerine, istinaf(BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan reddine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge Adliye Mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-3; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62 ve 53 maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-b-e, 29, 62, 53 ve 58. maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis cezası ile mahkumiyetine “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar vermiş ise, -Bu durumda, suçun türü itibarıyla TCK 86/2. maddesi basit kasten yaralama suçunun üst sınırı 2 yıldan az olduğu için ceza istinaf mahkemesince artırılmış olsa da CMK 286/2-d maddesi gereği ceza kesin olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulamasına karar verdiğinden, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Sonuç olarak; Cumhuriyet savcısının aleyhe istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, TCK 58. maddesi uygulanarak, ilk defa “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kesin kararın Bölge Adliye Mahkemesince ilk defa mükerrirliğe karar verilmesi nedeniyle temyizi kabil hale geleceğinden, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, yukarıdaki CGK kararları ve gerekçelerle sayın çoğunluğun kesinlikten Red kararına muhalifim.