Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4313 E. , 2025/7058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/28 E., 2024/333 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. madd
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4313 E. , 2025/7058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/28 E., 2024/333 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2014/7 Esas, 2014/118 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/7413 Esas, 2019/9667 Karar sayılı ilâmı ile özetle; mağdur hakkında ... Hastanesi Ortopedi Ve Travmatoloji Uzmanı tarafından düzenlenen 27.11.2013 tarihli adli raporda, sol opere tibia plato kırığı saptandığının bildirildiği ancak kemik kırığının hayati fonksiyonlara etki derecesinin belirtilmediği anlaşılmakla; kemik kırığının hayati fonksiyonlara etki derecesi hususunda rapor aldırılarak, sonucuna göre, kemik kırığının derecesi ile orantılı olacak şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/3. maddesi uyarınca artırım uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. 2. Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2019/218 Esas, 2022/1 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 62, 53... sayılı Kanun'un 326/son maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır. 3. Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2024 tarihli ve 2024/28 Esas, 2024/333 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 62, 53... sayılı Kanun'un 326/son maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; atılı suçu işlemediğine, suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının düzeltme nedenleri dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilâmı ile 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilâmı gözetildiğinde aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluştuğu görülmekle, son hükümde verilen cezanın ilk hükümde tayin edilen ceza üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ilk hükümde tayin edilen hapis cezasının netice ceza şeklinde hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 3. Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/7413 Esas, 2019/9667 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi 05.06.2014 tarihli karar ile sanığın cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 6 ay süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, anılan hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında sanık lehine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı gereğince 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada erteleme hükümlerinin uygulanmaması suretiyle kazanılmış hakkının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle, Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2024 tarihli ve 2024/28 Esas, 2024/333 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca kazanılmış hakka ilişkin fıkradan "1 YIL 4 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin çıkartılarak yerine "cezasının 1 yıl 4 ay 7 gün hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi ve bu paragraftan sonra gelmek üzere "Ancak ilk hüküm sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, sanık hakkında aynı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine, 51/6. maddesi uyarınca sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine, 51/7. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtarına" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kelkit'te kemik kırığına neden olan kasten yaralama suçunda HAGB verilmiş, denetim süresinde yeni suç işlenmesi üzerine hüküm açıklanmıştır. Bozma öncesi ilk hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edildiğinden lehe kazanılmış hak doğmuştur.
Hukuki İlke: İlk hüküm sadece sanık tarafından temyiz edilmiş ve aleyhe temyiz yoksa 1412 sayılı Kanun 326/son uyarınca kazanılmış hak oluşur; bozma sonrası ceza ilk hükümde belirlenen miktar üzerinden infaz edilmeli ve ertelemenin kaldırılmaması gerekir.
Uygulama Sonucu: Düzeltilerek onama (kazanılmış hak ve erteleme eklenerek düzeltilerek onama).
Dava Strateji Notu: Sadece sanık lehine temyiz edilen dosyalarda 326/son kazanılmış hakkı, bozma sonrası hem ceza miktarı hem de erteleme gibi lehe uygulamaları korur; müdafi bozma sonrası ağırlaştırmaları bu ilkeyle engellemelidir.