Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/5896 E. , 2026/2322 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/338 E., 2025/270 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/5896 E. , 2026/2322 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/338 E., 2025/270 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/772 Esas, 2022/724 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.04.2024 tarihli ve 2022/8603 Esas, 2024/2983 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme yönünden bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2025 tarihli ve 2024/338 Esas, 2025/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, (29/1), 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkemenin kabul ve delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğinden bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine, gerekçeye ilişkindir. 2.KatılanLAR vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık lehine haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, mahkemenin delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Tüm dosya kapsamına göre; maktul ...'un dosyada mevcut Mernis doğum formuna göre 15.09.2002 doğumlu olup nüfusa babası ... tarafından kaydettirildiği ve nüfusa bildirim tarihinin 18.11.2002 olduğu, doğum yeri türünün "KIRSAL" olarak kayıtlı olduğu ve dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere, hastanelerle yapılan yazışmalara göre maktulün annesi ...'un hastanede doğum yaptığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığının bildirildiği, maktule ilişkin ölü muayene ve otopsi zaptında ise cesedin harici muayenesinde 18-20 yaşlarında olduğunun belirtildiği, maktulün 26.08.2020 tarihinde vefat ettiği ve bu tarihte kayden 18 yaşını doldurmasına 20 gün kaldığı, bununla birlikte maktulün ölüm tarihi itibariyle gerçek duruma uygun şekilde 18 yaşını doldurup doldurmadığına dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilmediği nazara alınarak, oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi ve buna göre 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Hüküm fıkrasının 3. maddesinde haksız tahrik indirimine ilişkin maddenin uygulanması sırasında yasal dayanak olarak 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2 ve 3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2025 tarihli ve 2024/338 Esas, 2025/270 Karar sayılı kararının "suç vasfında hata ve uygulama maddesinin gösterilmemesi" nedenleriyle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık nitelikli kasten öldürmeden mahkûm edilmiş; maktulün nüfus kaydına göre ölüm anında 18 yaşını doldurmasına 20 gün kaldığı, ancak doğumun hastane kaydı bulunmadığı ve otopside 18-20 yaş görüldüğü için gerçek yaşının çocuk olup olmadığının şüpheli kaldığı bir dosyadır. Yerel mahkeme çocuğa karşı öldürme nitelikli halini uygulamıştır.
Hukuki İlke: Maktulün ölüm tarihinde 18 yaşını doldurup doldurmadığı her türlü şüpheden uzak biçimde kanıtlanamıyorsa şüphe sanık lehine değerlendirilir ve TCK 82/1-e (çocuğa karşı öldürme) nitelikli hali uygulanamaz; ayrıca haksız tahrik uygulamasında yasal dayanak maddesinin (TCK 29/1) hüküm fıkrasında gösterilmemesi CMK 232/6'ya aykırıdır.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Mağdurun çocuk sayılıp sayılmayacağı nüfus kaydı ile gerçek yaş arasında çelişki varsa (hastane doğum kaydı yokluğu, otopsi yaş tespiti) şüpheden yararlanma ilkesini işletip nitelikli halin düşürülmesini isteyin; savunmada yaş belirsizliğine dair her belgeyi dosyaya taşıyın.