İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/8449 Karar: 2026/1080 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/8449 K.2026/1080)

1. Ceza Dairesi 2025/8449 E. , 2026/1080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/106 E., 2025/1025 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması San

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/8449 E. , 2026/1080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/106 E., 2025/1025 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması San

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/8449 E. , 2026/1080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/106 E., 2025/1025 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 23.12.2025 tarihli dilekçesi ile; temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Sanıklar ... , ..., ... müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... , ..., ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/2 Esas, 2024/278 Karar sayılı kararı ile; A. Sanıklar ... ve ... 'ın maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62... . maddeleri uyarınca 25 şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, B. Sanıklar ... ve ... 'ın katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62... . maddeleri uyarınca 7 şer yıl 6 şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, C. Sanık ...'in maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/1, 62, 58/6 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.09.2025 tarihli ve 2025/106 Esas, 2025/1025 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (tüm sanıklar aleyhine) ile sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça iştirak etmediğine, suç işleme kararının olmadığına, aleyhe delil olmadığına, gerekçenin yetersizliğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; deliller ile adı geçen sanık arasında illiyet bağının kurulamadığına, sanığın o gün orada olmadığına, olayla ilgisinin olmadığına, olaya hiç bir katkısının olmadığına, beraatinin gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, iştirakin şartlarının oluşmadığına, öldürmeye teşebbüs suçunun şartlarının oluşmadığına, haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine, olayda doğrudan kastın olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Olay tarihinden önce 03.06.2023 tarihinden başlamak üzere sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve yakalama kararı infaz edilemediğinden hakkında tefrik kararı verilen ...'in eylem planı dahilinde organize oldukları, olay tarihinden geriye dönük alınan kamera görüntüleri incelendiğinde, 03.06.2023 tarihinde beyaz renkli Fiat ... marka aracın site otoparkına giriş yaptığı esnada site içinde bulunan ...'in aracın garaja girmesi için işaret ettiği, arkadan ...'ın aracı garaja yönlendirdiği, aracın peşinden garaja indikleri, garajın ışıklarının kapalı olması nedeni ile suçta kullanılan motosikletin aracın bagajından indirildiğine dair net bir tespit yapılamadığı ancak araç garaja indikten sonra sanık ...'ın suçta kullanılan motosikleti garajdan geri geri çıkarırken kamera açısına girdiği, ertesi gün yani 04.06.2023 tarihinde, sanıklar ..., ..., ... ve ... 'in otoparka tekrar geldikleri, sanık ...'ın da 34 PF ... plaka sayılı araç ile tek başına otoparka diğer sanıkların yanına geldiği, araçtan akaryakıt dolu şaşalları çıkararak sanıklar ... ve ... ile birlikte suçta kullanılan motosiklete yakıt doldurdukları, sanık ...'in diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte gelmiş oldukları 16 HBM .. plakalı aracın bagajından aldığı çelik yeleği havaya kafasının üstüne kadar kaldırdığı ve ... ile ...'ın yardımı ile kafasının üzerinden geçirerek giydiği, yeleği giydikten sonra çelik yeleğe bir kaç kez vurmak suretiyle denedikleri, yeleği giydiğinde mavi üst giysi kollarının açıkta kalması nedeni ile giydiğinin motosiklet montu olmadığı, çelik yelek olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, akabinde sanık ...'nın 16 HBM .. plakalı araç içinden aldığı koyu renkli poşeti ... isimli şahsa verdiği, ...'ın da poşetin içerisinden deste halinde para çıkartarak ... ve ...'e verdiği, ...'in de sanık ... ... 'in cebine para sıkıştırdığı, ...'ın ... marka araç ile, ... ve ... ile birlikte çıkış yaptığı, sanık ...'in 20.34 sıralarında olayda kullanılan motosiklet ve kask ile tek başına çıkış yaptığı, 05.06.2023 tarihinde otoparka ..., ... ve ... isimli şahısların birlikte geldiklerinin görüldüğü, ...'nın geldikleri aracın arkasında çelik yeleği alıp ..., ..., ... ile kimliği tespit edilemeyen şahısla birlikte suçta kullanılan motorun bulunduğu yere doğru gittikleri, ...'nın da motorun yanına gittiği, olay tarihi olan 06.06.2023 tarihinde 34 ZY ... plakalı ... marka aracın ... Residance isimli sitenin otoparkına geldiği, aracın sağından sanık ...'in elinde kask ile indiği, ...'in aracın sol tarafından inerek park halindeki motosiklete doğru gittiği, sanıklar ... ve ...'in ellerinde motorcu kasklarının bulunduğu, sanık ...'in çelek yelek giymiş olduğu ve elindeki dövmeyi gizlemek için yarım eldiven takmış olduğunun görüldüğü, yine aracın sağ tarafından sanık ...'nun indiği, ...'in motosikletin yanına gittiği ve diğer sanıklar ile 20 saniye motosikletin başında konuştuktan sonra ... ve ...'ın aracın başına döndükleri sanık ...'in arkadan zafer işaretine benzer el işareti yaparak seslendiği, ...'in arkasını döndüğü, ...'ın sanık ...'a ve sanık ...'a sarıldığı, bu şekilde vedalaştıktan sonra ... ve ...'ın araca bindikleri, motosikleti sanık ...'ın kullandığı arkasına da sanık ...'ın oturduğu, ... ve ...'ın araç içerisinde motorun üstünde bulunan sanıklar ... ve ...'in fotoğraflarını çektiği, sanıklar ... ve ...'in motor hareket halinde iken araç içinde bulunan ... ve ...'a el sallayarak motosiklet ile kamera saatine göre 12.53'de otoparktan ayrılarak olay yerine doğru harekete geçtikleri, olay yerinin 20 metre aşağısında bulunan ... Sokağa motosiklet ile geldikleri, bu süre zarfında motosikletten hiç inmedikleri ve kasklarını çıkarmadıkları, sanık ...'ın kasklı bir şekilde motosikletten inerek olay yerine gittiği, sanık ...'in ise motosiklette beklediği, olay esnasında maktul ...'ın kahvehanenin kapısının hemen bitişiğinde çay ocaklarında bulunan alçak taburede oturduğu, katılan ...'in ise iş yerinin içinde olduğu, açık olan kapıdan sanık ...'ın geldiğini fark eden katılanın kahvehanenin kapısına doğru yöneldiği, sanık ...'ın kahvehanenin kapısına doğru 2 el ateş ettiği, mermilerden birinin kapının hemen bitişiğinde oturan maktul ...'a isabet ettiği, üçüncü atışı yapmadan önce silahın tutukluk yaptığı ardından bir el daha ateş ettiği ve merminin kapıya gelen katılan ...'e isabet ettiği, tanık ...'ın elinde bıçak ile kapıya doğru yöneldiği ve sanık ...'ın bir başka sokakta bekleyen motosiklete binerek sanık ... ile birlikte olay yerinden kaçtığı, maktul ...'a isabet eden merminin tek başına öldürücü olması nedeni ile ... ...'ın hayatını kaybettiği, katılan ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, tasarlanan eylemin sanık ... tarafından doğrudan kasıtla gerçekleştirildiği, sanık ...'ın tasarlanan eyleme yardım ettiği, sanıklar ... ve ...'in maktulün öldürülmesi eyleminde de yardım eden olarak sorumlu olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, sanık ... hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Sanıklar ... ve ... 'ın Katılan ...'e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden a. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde detayları izah edilen olayda sanıkların suç işleme kararını önceden verdikleri, katılanı öldürmek için hazırlık yaptıkları, sanıklar ... ve ... 'ın olay tarihinden 3 gün önceden başlamak üzere olay tarihine kadar geçen sürede her gün bir araya geldikleri, 03.06.2023 tarihinde ... Residance isimli sitenin otoparkında bir araya gelerek hazırlıklara başladıkları, olayda kullanılan motosikletin otoparka getirildiği akabinde devam eden günlerde yakıt ikmali yapıldığı, kar maskesi ve çelik yelek temin edildiği, üç güne yayılan hazırlıklar neticesinde olay günü sanıklar ... ve ... 'in olay yerine gittikleri, olay yerinde ve olay anında kasklarını hiç çıkarmadıkları, sanık ...'ın kafasında kask ile uyuşturucu madde satın almaya gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla olayın ani gelişen bir kavga ortamından kaynaklanmadığının bir plan ve organizasyon dahilinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, olayın da öldürme kararlarındaki sebatın ispatı olduğu, karar ile fiilin icrası arasında makul sürenin geçtiği, sebat ve ısrarla kararlarından dönmedikleri anlaşılmakla, tasarlayarak kasten öldürme suçunun koşullarının bulunduğu gözetilmeksizin, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 81/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi, b. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hüküm yönünden; sanıklar ... ve ... 'ın plakasız motosiklet ile kamera saatine göre 12.53'de otoparktan ayrılarak olay yerine doğru harekete geçtikleri, olay yerinin 20 metre aşağısında bulunan ... Sokağa motosiklet ile geldikleri, bu süre zarfında motosikletten hiç inmedikleri ve kasklarını çıkarmadıkları, sanık ...'ın kasklı bir şekilde plakasız motosikletten inerek olay yerine gittiği, sanık ...'ın ise motosiklette beklediği, olay yerini görmediği, sanık ...'ın ise eylemini gidip gerçekleştirdiği olayda; sanık ...'ın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39 maddesi kapsamında yardım eden olarak nitelendirilip bu suçtan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, sanığın aynı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle iştirak eden olarak mahkumiyetine karar verilmesi, c. Katılan ...'in bir adet silah mermisiyle basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı olayda, teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlerden meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek asgari hadden uzaklaşılarak bir ceza tayini yerine yazılı şekilde sanıklar ... ve ... hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Sanık ...'ın Maktule Karşı Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan verilen hüküm yönünden; sanıklar ... ve ... 'ın plakasız motosiklet ile kamera saatine göre 12.53'de otoparktan ayrılarak olay yerine doğru harekete geçtikleri, olay yerinin 20 metre aşağısında bulunan ... Sokağa motosiklet ile geldikleri, bu süre zarfında motosikletten hiç inmedikleri ve kasklarını çıkarmadıkları, sanık ...'ın kasklı bir şekilde motosikletten inerek olay yerine gittiği, sanık ...'ın ise motosiklette beklediği, sanık ...'ın ise eylemini gidip gerçekleştirdiği olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım eden olarak nitelendirilip bu suçtan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, sanığın aynı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle iştirak eden olarak mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 23.12.2025 tarihli dilekçesi ile; temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Maktule Karşı Kasten Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.09.2025 tarihli ve 2025/106 Esas, 2025/1025 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ...'in Maktule Karşı Kasten Öldürmeye Yardım Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.09.2025 tarihli ve 2025/106 Esas, 2025/1025 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, D. Sanıklar ... ve ... 'ın Katılan ...'e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (3.a), (3.b) ve (3.c) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri suç vasfı, iştirakın ve teşebbüsün dereceleri yönlerinden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.09.2025 tarihli ve 2025/106 Esas, 2025/1025 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarları bakımından kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, E. Sanık ...'ın Maktüle Karşı Kasten Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi iştirakın derecesi yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.09.2025 tarihli ve 2025/106 Esas, 2025/1025 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere sanıkların diğer suç ortakları ile birlikte katılan ...’i öldürmek için plan ve hazırlık yaptıkları, bu plan kapsamında sanıklar ... ve ... ‘a suçu icra etmek üzere görev verildiği olay günü daha önceden hazırlanan silah, motosiklet, çelik yelek ve kaskların sanıklara teslim edilerek adeta suç ortakları tarafından törenle uğurlandıklarının kamera görüntüleri ile sabit olduğu, sanıkların verilen görev doğrultusunda arkada sanık ... ve önde sürücü sanık ...'in kullandığı motosiklet ile katılanın bulunduğunu öğrendikleri kıraathanenin olduğu sokağa geldikleri bir süre bekledikten sonra sanık ...’in kafasındaki kaskı çıkarmaksızın kıraathaneye doğru yürümeye başladığı sanık ...’in ise motosikletin üzerinde beklemeye başladığı sanık ...’in kıraathaneye doğru geldiğini gören katılan ...’in şüphelenip biraz da panikleyerek kıraathanenin kapısına yönelmesi üzerine sanık ...’in yanında getirdiği tabanca ile katılana ateş etmeye başladığı bu sırada kıraathanede oturmakta olan ve olayla bir ilgisi bulunmayan maktulün isabet alarak vefat ettiği bir merminin de katılan ...’e isabet ederek yaralanmasına sebebiyet verdiği silahın tutukluk yapması ve kıraathanede bulunan tanığın elindeki bıçakla sanığa doğru hareketlenmesi üzerine sanık ...’in eylemine son vererek oradan kaçarak uzaklaştığı ve yakın bir yerde kendisini bekleyen ...’in kullandığı motosiklete tekrar binerek birlikte olay yerinden uzaklaştıkları subut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk maktulün öldürülmesi olayında mutlaklık bulunduğunu bu nedenle gerek sanık ... ve gerekse diğer suç ortaklarının TCK 37 maddesi gereğince sorumlu tutulması gerektiğine kanaat getirmiş ise de bu görüşe katılmıyoruz şöyle ki; öncelikle olayda mutlaklığın ne şekilde gerçekleştiği somut bir biçimde ortaya konulamamıştır, bunun belirlenebilmesi için maktulün oturduğu yer hedef alınan katılan ...’in maktulün o sırada neresinde bulunduğu sanık ...’in nereden ateş ettiği ve atış pozisyonuna göre maktulü görüp görmediği bu atış pozisyonuna göre maktulün isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olup olmadığının kesin bir biçimde ortaya konulduktan sonra bu sonuca ulaşılması gerekirken dosyada buna ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığı halde mahkemece bu durum sanıklar aleyhine ve faraziyelere dayanılarak bir değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Sanıkların olay yerine katılan ... için gittikleri sabittir. Her ne kadar olay bir kıraathanede gerçekleştirilmiş ise de kıraathane taranmamış veya bomba gibi herkesi hedef alacak bir madde kullanılmamış sanık sadece hedefte olan ...’e ateş etmek istemiş o sırada küçük taburede oturan ve muhtemelen ayakta bulunan ...’e göre daha aşağıda olması münasebetiyle sanık tarafından fark edilmeyen maktule mermi isabet etmiştir. Sanık doğrudan doğruya maktulü hedef almamış ise de kıraathane gibi başka insanların da olduğu bir ortamda yapılan atışların hedef alınan kişi dışında başkalarını da yaralayabileceği gibi öldürebileceğini de öngörerek hareket etmiş sonucu doğrudan istemese de sonucu kabullenerek olursa olsun düşüncesiyle ateş etmeye devam etmek suretiyle maktulün ölümüne neden olan eyleminin doğrudan kastla değil olası kastla gerçekleştiği kanaatindeyiz. Maktule karşı sanık ...’ın gerçekleştirdiği olası kastla öldürme suçu yönünden diğer sanıkların sorumluluğuna gelince sanık ...’in ve diğer suç ortaklarının olayda yardım eden konumunda oldukları olay yerine gelmedikleri bu sanıkların sadece planlanan sonuçtan sorumlu tutulmaları gerektiği, sanık ...’ın muhtemelen kıraathaneye girerek içeride bulunan katılan ...’i doğrudan hedef alıp ateş edeceğinin planlandığı ancak ...'in sanığı fark edip ayağa kalkarak kapıya doğru yönelmesi üzerine ...’in erken davranıp ateş etmeye başladığı maktulün tam o sırada atış istikametinde taburede otururken mermilerin hedefi olacağının olay yerinde bulunmayan sanıklar tarafından öngörülmesinin mümkün olmadığı bu sonucun olayın gelişimine bağlı olarak ani bir şekilde meydana geldiği dolayısıyla olası kastla gerçekleşen bu sonuçtan sadece eylemi doğrudan doğruya işleyen sanık ...’in sorumlu tutulmasının gerektiği, sanıklar ... ve ...’i maktulün öldürmesi suçundan beraat etmeleri gerektiğini düşündüğümüzden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz. 01.04.2026

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla