İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/8544 Karar: 2026/865 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/8544 K.2026/865)

1. Ceza Dairesi 2025/8544 E. , 2026/865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/595 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Yerindelik kararının kaldırılmasına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgil

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/8544 E. , 2026/865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/595 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Yerindelik kararının kaldırılmasına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgil

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/8544 E. , 2026/865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/595 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Yerindelik kararının kaldırılmasına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2024 tarihli ve 2024/231 Esas, 2024/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-2.cümle, 86/3-a, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53, 58. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükme yönelik mağdur tarafından sanığın eşi sıfatıyla yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre yargılama yapması için dava dosyası kendisine tevzi edilen Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2024 tarihli ve 2024/500 Esas, 2024/668 Karar sayılı kararı ile usûlüne uygun itirazın bulunmaması nedeniyle dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine Sivas 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2024 tarihli kararı ile Mahkemenin 12.07.2024 tarihli kararının yerinde olduğuna ilişkin kararının kaldırılmasına dair merci Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.01.2025 tarihli ve 2024/595 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 03.01.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2025/18932 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/134655 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/134655 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 'Basit yargılama usulünde itiraz' başlıklı 252/1. maddesinde, '251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.' şeklinde, 252/6. maddesinde 'Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.' şeklinde yer alan düzenlemelere nazaran, Somut olayda, müştekiye basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanacağına dair ihtarlı davetiyenin bizzat kendisine tebliğ edildiği ve katılma talebinde bulunmadığından, müştekinin Sivas 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2024 tarihli ve 2024/231 esas, 2024/397 sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. ... (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir." şeklinde düzenlenmişken aynı Kanun'un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252. maddesinin ilgili bölümleri; "(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. ... (6) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde hükümleri haizdir. 5271 sayılı Kanun'un, İtiraz usulü ve inceleme mercilerini düzenleyen 268. maddesinin ilgili bölümleri uyarınca; "(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." 5271 sayılı Kanun'un, Kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260/1. maddesinde yer alan; “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” ve 5271 sayılı Kanun'un, Yasal temsilcinin ve eşin başvurma hakkı başlıklı 262/1. maddesinde yer alan; "(1) Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilirler. Şüphelinin veya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler, bunlar tarafından yapılacak başvuru ve onu izleyen işlemler için de geçerlidir." şeklindeki düzenlemeler uyarınca 5271 sayılı Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar ile birlikte sanığın eşine de kanun yoluna başvurma hakkı tanınmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle yürütülüp aynı zamanda sanığın eşi olan mağdura bu durumun ihtar edildiği, ihtara ilişkin tebligatın mağdura tebliğ edildiği hâlde mağdur tarafından davaya katılma isteğini bildiren dilekçe sunulmadığı anlaşılmış ise de, yargılama sonucunda sanık hakkında verilen Sivas 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2024 tarihli ve 2024/231 Esas, 2024/397 Karar sayılı kararına ilişkin tebligatın sanığa 05.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, anılan karara yönelik mağdur tarafından sanığın eşi sıfatı ile 16.08.2024 tarihinde itiraz edilmesi üzerine dosyanın Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesine tevzi edildiği, Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2024 tarihli ve 2024/500 Esas, 2024/668 Karar sayılı kararı ile özetle; "mağdurun katılma talebinin bulunmadığından usûlüne uygun itirazın bulunmaması nedeniyle dosyanın mahkemesine iadesine" karar verildiği, Sivas 7. Asliye Ceza Mahkemesince 23.12.2024 tarihli kararı ile de 12.07.2024 tarihli kararının yerinde olduğuna dair karar verilerek dosyanın sanığın eşinin itiraz dilekçesini incelemek üzere itiraz merciine gönderildiği anlaşılmıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 262/1. maddesi gereği sanığın eşine kanun yollarına başvurma hakkı tanınmakla mağdurun sanığın eşi sıfatıyla sanık lehine itirazda bulunması nedeniyle merci tarafından yerindelik kararının kaldırılmasına ve dosyanın genel hükümlere göre yargılama yapmak üzere Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla