Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/8913 E. , 2026/851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/339 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR: İtirazın kabulüne dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yara
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/8913 E. , 2026/851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/339 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR: İtirazın kabulüne dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/934 Esas, 2024/1485 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine ilişkin karara yönelik şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın kabülüne dair merci Aksaray 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/339 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 27.12.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2025/20783 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/144185 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/144185 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 'Basit yargılama usulünde itiraz' başlıklı 252/1. maddesinde yer alan, '251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.' şeklindeki, anılan Kanun'un 252/6. maddesinde, 'Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.' şeklindeki, Yine aynı Kanun'un 'Kanun yollarına başvurma hakkı' başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, 'Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.' şeklindeki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 'Vekile ve kanuni mümessile tebligat' başlıklı 11. maddesindeki 'Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.' şeklindeki düzenlemeler ile Aynı Kanun'un 'Kamu davasına katılma' başlıklı 237. maddesinde yer alan, '(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. (2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.' şeklindeki, Yine anılan Kanun'un "Katılma usulü" başlıklı 238. maddesinde yer alan, '(1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. (2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. (3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir.' şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, Mahkemesince basit yargılama usûlü uygulanmasına tensiben karar verilmesini müteakip, iddianame ve tebliğden itibaren on beş gün içerisinde beyanlarını bildirmesine dair ihtarnamenin müşteki vekiline 14.05.2024 tarihinde e-tebligat yoluyla, müştekiye ise 13.05.2024 tarihinde usulüne uygun olarak bildirilmesine karşılık, yazılı savunmada bulunulmadığının anlaşılması karşısında, müşteki vekilinin itiraz hakkı bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir." şeklinde düzenlenmişken aynı Kanun'un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252. Maddesinin birinci, karar tarihi itibariyle yürürlükteki ikinci ve altıncı fıkraları; "(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. ... (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. ... (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde hükümleri haizdir. 5271 sayılı Kanun'un, İtiraz usulü ve inceleme mercilerini düzenleyen 268. maddesinin ilgili bölümleri uyarınca; "(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." 5271 sayılı Kanun'un, Kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260/1. maddesinde yer alan; “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” şeklindeki düzenleme uyarınca 5271 sayılı Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara kanun yoluna başvurma hakkı tanınmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle yürütülüp şikâyetçi ve vekiline bu durumun ayrı ayrı ihtar edildiği, ihtara ilişkin tebligatın şikâyetçi ve vekiline ayrı ayrı tebliğ edildiği hâlde şikâyetçi veya vekili tarafından davaya katılma isteğini bildiren dilekçe sunulmadığı, yargılama sonucunda sanık hakkında beraat kararı verildiği, şikâyetçi vekilinin karara süresinde itirazı üzerine Mahkemece dosyanın itiraz merciine gönderildiği anlaşılmıştır. 3. Katılma isteğinde bulunmamış olan şikâyetçi vekilinin itiraz yoluna başvuru hakkı bulunmadığı dikkate alınmadan itirazın reddi yerine kararın kaldırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Aksaray 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/339 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.