İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/8944 Karar: 2026/798 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/8944 K.2026/798)

1. Ceza Dairesi 2025/8944 E. , 2026/798 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2007/21 E., 2010/481 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına b

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/8944 E. , 2026/798 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2007/21 E., 2010/481 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına b

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/8944 E. , 2026/798 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2007/21 E., 2010/481 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2010 tarihli ve 2007/21 Esas, 2010/481 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87/3, 62. maddeleri gereğince hükmolunan 1 yıl 15 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı süre denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 31.01.2011 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2025/28220 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147544 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147544 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Asıl kararın bozulması halinde erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarih ve 2007/21 esas, 2010/481 sayılı ek kararının yok hükmünde sayılacağı gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK’nın 'Suçun niteliğinin değişmesi' başlıklı 226. maddesinde yer alan; '1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. 2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. 3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. 4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafiiye yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır' şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2012 gün ve 13/125-236 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın ceza yargılamasındaki en önemli haklarından birinin yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken savunma hakkı olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hakkın, herhangi bir nedenle sınırlandırılmasının mümkün olmadığı, nitekim 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun, 308/8. maddesine göre de savunma hakkının kısıtlanmasının mutlak bozma nedenlerinden olduğu, Anılan maddenin açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, iddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğinin değişmesi ya da cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde, anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca sanık veya müdafiine ek savunma hakkı verilmesi gerektiği, İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında iddianamede müşteki ...'a yönelik kasten yaralama eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinin uygulanmasının istenmesine rağmen Mahkemece, sanık hakkında anılan Kanun'un 87/3. maddesi uyarınca, ek savunma hakkı tanınmadan mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlüye ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesine göre cezanın belirlenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Bununla birlikte, bozma nedenine göre hükümlü hakkındaki erteli ilâmın aynen infazına ilişkin Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2007/1 Esas, 2010/481 Karar sayılı ek kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2010 tarihli ve 2007/21 Esas, 2010/481 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla