KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2026/330 E., 2026/1059 K.
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/225 E., 2025/276 K
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Detayı
583 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 307/3 maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.05.2021 tarihli ve 2020/565 Esas, 2021/772 Karar sayılı düzeltilerek esastan redde ilişkin kararının katılan Bakanlık vekili, katılan vekili ve Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay
1. Ceza Dairesinin 05.03.2024 tarihli ve 2022/9339 Esas, 2024/1462 Karar sayılı ilamı ile; suça sürüklenen çocuğun eyleminin vasıflandırılmasında hataya düşülerek nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması ile adli muayene raporlarında sabit iz yönünden inceleme yapılmadığı anlaşılmakla katılanın tüm tedavi evrakları temin edilip, geçici ve kesin raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek sabit iz yönünden rapor alınarak sonucuna göre kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2025 tarihli ve 2024/225 Esas, 2025/276 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında katılanı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/2-b, 29/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yetersiz gerekçeye, subuta, fazla ceza tayinine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eylemin meşru savunma ve sınırın aşılması kapsamında kaldığına ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
3.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. 4.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; suçun kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, alınan raporların yeterli olduğu, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulandığı,
suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul
2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2025 tarihli ve 2024/225 Esas, 2025/276 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, katılan kurum vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, suç vasfı ve sabit iz yönünden bozma sonrası, suça sürüklenen çocuğu katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (TCK 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/2-b, 31/3) 4 yıl küsur hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Cumhuriyet savcısı eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olduğunu, katılan taraf ise eksik ceza ve haksız tahrikin uygulanmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Bozma ilamı doğrultusunda, katılanın tüm tedavi evrakı ve geçici-kesin raporları Adli Tıp Kurumuna gönderilip yüzde sabit iz yönünden rapor alınmalı ve suç vasfı buna göre belirlenmelidir. Suça sürüklenen çocuk yönünden TCK 31/3 yaş küçüklüğü indirimi zorunlu uygulanır. Yaralanmanın niteliği öldürme kastını göstermiyorsa, vasıf kasten öldürmeye teşebbüs değil, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire, bozma sonrası alınan raporların yeterli olduğunu, eylemin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak nitelendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığını, haksız tahrik indiriminin ve TCK 31/3 uygulamasının yerinde olduğunu, meşru savunma koşullarının oluşmadığını belirleyerek tüm tarafların temyiz sebeplerini yerinde görmemiş ve HÜKMÜN ONANMASINA karar vermiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Ağır yaralamalı çocuk dosyalarında, suç vasfı (öldürmeye teşebbüs mü, ağırlaşmış yaralama mı) ve yüzde sabit iz gibi nitelikli hâller Adli Tıp raporlarıyla saptanır; tüm tedavi evrakı toplanmadan vasıf belirlenmemelidir. Suça sürüklenen çocukta TCK 31/3 indirimi zorunludur ve cezayı düşürür. Savunmada, yaralanmanın öldürme kastını göstermediği raporlarla ortaya konarak öldürmeye teşebbüs iddiası karşılanmalıdır. — Av. Aycan Ceylan