Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2026/670 E. , 2026/2297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/117 E., 2024/429 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kar
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2026/670 E. , 2026/2297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/117 E., 2024/429 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle verilen ilk karara itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak verilen Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2024/117 Esas, 2024/429 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 5.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin olmakla, 01.10.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/22554 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/805 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/805 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ".. suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu ve sanığın da 16.05.2024 tarihli duruşmada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep ettiği halde, 5271 Sayılı Kanun'un 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hiç tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması, b) Suçun 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin ondördüncü fıkrasında yazılı suçlardan olmaması, c) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, d) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, e) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında inceleme konusu hükme ilişkin kararın gerekçe kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği açıklandığı hâlde hüküm fıkrasında anılan müessesinin uygulanıp uygulanmadığı yönünde karar verilmemesi suretiyle çelişkiye neden olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2024/117 Esas, 2024/429 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Basit yargılamayla verilen ilk karara itiraz üzerine genel hükümlere göre yargılanan sanık kasten yaralamadan (TCK 86/2) adlî para cezasına mahkûm edilmiştir. Adli sicili bulunmayan ve duruşmada HAGB talep eden sanık hakkında, gerekçede HAGB'ye karar verildiği belirtildiği hâlde hüküm fıkrasında bu konuda karar verilmemiştir. Bakanlık kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: CMK 231 uyarınca HAGB koşulları (iki yıl veya daha az ceza, sabıkasızlık, kanunda sayılan istisna suçlardan olmama, yeniden suç işlemeyeceği kanaati, zararın giderilmesi) somut olayda değerlendirilmeli ve sonuç hüküm fıkrasında açıkça gösterilmelidir. Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında HAGB yönünden çelişki bulunması, denetime elverişli olmayan ve infazda tereddüt doğuran bir hukuka aykırılıktır.
Uygulama Sonucu: Gerekçede HAGB'ye karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu müessesenin uygulanıp uygulanmadığının gösterilmemesi suretiyle çelişkiye neden olunmasının kanuna aykırı olduğu belirlenmiş; karar CMK 309/3 uyarınca kanun yararına bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki çelişki, tek başına bozma nedenidir ve infazda ciddi tereddüt yaratır. Özellikle sabıkasız ve HAGB talep eden müvekkil bakımından, kararın her iki kısmında da HAGB yönünden net ve tutarlı bir belirleme yapılıp yapılmadığını kontrol ediyorum. — Av. Aycan Ceylan