İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2026/873 Karar: 2026/2556 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/873 K.2026/2556)

1. Ceza Dairesi 2026/873 E. , 2026/2556 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/197 E., 2024/686 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2026/873 E. , 2026/2556 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/197 E., 2024/686 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2026/873 E. , 2026/2556 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/197 E., 2024/686 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/197 Esas, 2024/686 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 08.10.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/29530 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/1868 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/1868 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1) Kayden 20.11.1999 doğumlu olan sanık hakkında, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2020 tarihli ve 2017/88347 soruşturma, 2020/2886 esas, 2020/2147 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihinin ise iddianamede 18.10.2017 olarak gösterildiği anlaşılmakla, 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında, 2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 esas, 2018/554 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Uzlaştırma başlıklı 253. maddesinin birinci fıkrasında, aynı fıkrasının (a) bendinde ve aynı maddenin aynı fıkrasının (c) bendinde yer verilen; "(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar, b) ..., c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar. " Şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun'da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ve aynı hükmün (c) bendinde suça sürüklenen çocuklar bakımından özel bir düzenlenme yapılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda yer alan hükümlünün yargılama konusu silahtan sayılan cisimle gerçekleştirdiği kasten yaralama eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 86/3-e maddesi kapsamında kaldığı, bu itibarla uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 254/1. maddesinde yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile şikâyetçi arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği tespit edilmiştir. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanık hakkında HAGB açıklanarak silahtan sayılan cisimle kasten yaralamadan ceza verilmiş; KYB istemi TCK 31/3 indiriminin uygulanmaması ve sosyal inceleme raporu alınmamasına dayandırılmıştır. Daire ayrıca uzlaştırma yapılmadığını tespit etmiştir.

Hukuki İlke: CMK 253/1-c ve 86/3-e kapsamındaki eylemde suça sürüklenen çocuk yönünden uzlaştırma hükümleri uygulanmalı; bu husus KYB isteminde yer almadığından yeni bir bozma nedeni için Adalet Bakanlığı'ndan görüş istenmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: esas hakkında karar verilmedi; tespit edilen uzlaştırma hususu için dosya Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Başsavcılığa tevdi edildi

Dava Strateji Notu: Daire, KYB isteminde bulunmayan ancak resen fark ettiği hukuka aykırılık için doğrudan bozmak yerine Bakanlıktan ek görüş ister; suça sürüklenen çocuk dosyalarında hem TCK 31/3 indirimi hem uzlaştırma hem sosyal inceleme raporu ayrı ayrı denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla