İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2006/10391 K.2006/12521

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar ve davalılar karşılıklı olarak .. ve ..sayılı parsellerle ilgili haksız elatmanın önlenmesi ve ecrimisil ayrıca 78 sayılı parseldeki binanın mülkiyetinin tespitini istemişlerdir.…

Esas2006/10391Karar2006/12521Tarih13 Aralık 2006Okuma4 dk · 737 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2006/10391 E., 2006/12521 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2006
Mahkemesi
Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
16/06/2006
Numarası
2003/17-248
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

737 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar ve davalılar karşılıklı olarak .. ve ..sayılı parsellerle ilgili haksız elatmanın önlenmesi ve ecrimisil ayrıca 78 sayılı parseldeki binanın mülkiyetinin tespitini istemişlerdir. Mahkemece,elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinin kanıtlanamadığı,mülkiyetin tespiti bakımından da hukuki yarar bulunmadığı gerekçeleriyle dava ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Karar, taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimiraporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi,gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil ; birleştirilerek görülen dava ise mülkiyetin tespiti ve kaydın beyanlar hanesine şerh verilmesi isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, her iki davanın da reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu ..ve ..parsel sayılı taşınmazların 1/4’ er paylarla, taraflar anne ... ile çocukları S..., M.. ve Ş.. adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu görülmektedir.

Davacı S., eldeki dava ile her iki parsel yönünden el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiş, ayrıca . parselle ilgili olarak davalılara 1992 tarihli ihtarname gönderdiğini belirtmiştir.

Davalılar, .. parseldeki fırını kendilerinin inşa ettiğini, davacının bir hakkı bulunmadığını.. parseldeki evden ise davacının her zaman faydalanabileceğini bildirmişler ; birleştirilen davada da fırın hakkında mülkiyetin tespitini ve lehlerine muhdesat şerhi konulmasını talep etmişlerdir.

Bilindiği üzere, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir.

Bilindiği üzere M.K.nun 706, B.K.nun 2l3, T.K.nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz.

Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak ( fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şuyun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, " ahde vefa" kuralının yanında M.K.nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir.

Aksi halde, pek çok kimse zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.

O halde, paydaşlar arasındaki el atmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, M.K.nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmeli, ecrimisil yönünden de intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalıdır.

Somut olayda, paydaşlar arasında taksim ya da fiili bir kullanım biçiminin bulunmadığı, .. sayılı parseldeki fırını M... ve Ş..in , .. sayılı parseldeki iki katlı evi ise A...ve Ş...’in tasarruf ettikleri çekişmesizdir. Davacının ..sayılı parsel yönünden herhangi bir ihtarname göndermediği, başka bir deyişle davalıların kullanımına dava tarihine kadar muvafakat gösterdiği anlaşıldığına göre, anılan taşınmaz hakkındaki ecrimisil isteğinin reddedilmesi doğrudur. Bunun yanında, taşınmaz üzerindeki yapının arza tabi olduğu ve TMK.nun 1008 ve devamı maddelerindeki koşulların bulunmadığı gözetildiğinde birleştirilen davanın reddedilmesinde de bir isabetsizlik yoktur. Davacının değinilen yöne ilişkin temyiz itirazı ile davalıların tüm temyiz itirazı yerinde değildir, reddine.

Ne var ki,çekişmeli taşınmazların tamamının davalılar tarafından kullanıldığı dikkate alındığında, davacının payına vaki el atma olgusunun gerçekleştiği ; öte yandan, 1992 tarihli ihtarname ile davacının 78 sayılı parseldeki kullanıma ilişkin muvafakatine ihtar tarihinden itibaren son verdiği, böylece intifadan men koşulunun da oluştuğu anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, davalıların .. ve .. parsel sayılı taşınmazlardaki davacı payına el atmalarının önlenmesine, ayrıca 78 sayılı parsel hakkında belirlenecek ecrimisile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının bu yönlere değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,13.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2006/10391, K. 2006/12521, 13 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/10391
Karar No
2006/12521
Tarih
13 Aralık 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/10392 K.2006/10994
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/10393 K.2006/10992
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/10394 K.2006/10990
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/10395 K.2006/10993
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/10395 K.2006/12020
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/10396 K.2006/10772

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.