İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2006/11045 K.2006/12930

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 688 ]

Esas2006/11045Karar2006/12930Tarih21 Aralık 2006Okuma4 dk · 796 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2006/11045 E., 2006/12930 K.·Elatmanın Önlenmesi Paylı Mülkiyet

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Aralık 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

796 kelime·4 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 688 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 689 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 706 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 213 ]

2644 S. TAPU KANUNU [ Madde 26 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacılar (birleşen dava davalısı) kayden paydaş olduğu 86 parsel sayılı taşınmazda mevcut çiftlik evi, müştemilatı ve 30 dönüm tarla olarak sınırları belirlenmiş kısmın babasından intikal eden ve mirasçılar tarafından kendisine bırakılan yer olduğunu, 30 dönüm tarla ile diğer kısımlardaki paylarını davalı Mıstık'a 3 yıllığına kiraladığını, kira süresi bitiminde davalının rızasıyla bu kez İbrahim'e çiftlik evi ve 30 dönüm tarla ile diğer yerlerini kiraya verdiğini, ancak davalının 30 dönüm yerde hak iddia ederek 3091 sayılı Yasa gereğince başvurusu üzerine idari mahkeme kararı alındığını, böylece davalının çekişme yönelttiğini ileri sürüp;

davalının dava konusu yere yaptığı haksız müdahalesinin ve elatma tehlikesi devam etmesi nedeniyle de çekişmenin önlenmesini, haksız elatma nedeniyle meydana gelen zararın tespiti ile davalıdan tahsilini istemişlerdir; birleştirilen davanın reddini savunmuştur.

Davalı (bir dosya davacısı) 86 parsel sayılı taşınmazda paydaş bulunduğu, çekişmeli yeri davacının kardeşi olan Hasan'dan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle satın ve teslim aldığını bilahare kayden de anılan payı edindiğini, çekişmeli yerin çiftliğin bitişiğindeki 15 dönüm tarla olup, üç yıldır malik sıfatıyla zilyet olduğu bu yere davalıların sürmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürüp; elatmanın önlenmesini istemiş, asıl davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen dosyanın diğer davalıları, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davacı (davalı) Nilgün'ün payından az, davalı (davacı) Mıstık'ın ise payından fazla yer kullandıkları çiftlik ve aven mirasçıları arası rızai taksimle Nilgün'e bırakıldığı, dava konusu yerin çiftlikle bütünlük gösterdiğinden davacı Nilgün'e ait olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı birleştirilen dosya davacısı Mistik tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, paydaşlar arasında çekişmenin giderilmesi; birleşen dava ise, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 86 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere bulunduğu, davacı (k. davalı) Nilgün ile davalı (k. davacı) Mıstık'ın dava dışı kişilerle birlikte taşınmazda paydaş oldukları, birleşen dosyanın diğer davalıları İbrahim ve Necmettin'in ise taşınmazda kayıtları ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesin! her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir.

Bilindiği üzere, MK'nın 706, BK'nın 213, TK'nın 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz.

Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şüyuun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, "ahde vefa" kuralının yanında MK'nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralının da bir gereğidir.

Aksi halde, pek çok kimse zarar görecek, toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.

O halde, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, MK'nın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.

Somut olaya gelince; mahkemece belirtilen ilkeler çerçevesinde bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının araştırılması, varlığının kanıtlanması halinde uyuşmazlığın buna göre, aksi takdirde davanın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi, ayrıca davalılar İbrahim ve Necmettin bakımından taşınmazla ilgili olarak geçerli bir kira akdinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yeti-nilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalı (b. davacı) Mıstık'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2006/11045, K. 2006/12930, 21 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/11045
Karar No
2006/12930
Tarih
21 Aralık 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/11046 K.2006/11835
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/11046 K.2006/17573
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/11047 K.2006/17574
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/11048 K.2006/11831
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/11048 K.2006/17575
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/11049 K.2006/17576

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.